'Müslüman mazlum olur, zalim olmaz'

Yusuf Özkan Özburun, 31 Mart Pazar akşamı Suriyeli düşünür, yazar Cevdet Said’in Adem’in Oğlu Habil Gibi Ol kitabını tanıttı.

'Müslüman mazlum olur, zalim olmaz'

Yazar Yusuf Özkan Özburun, Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği Kırkambar Kitap Okumaları söyleşisinde 31 Mart Pazar akşamı Suriyeli düşünür, yazar Cevdet Said’in Adem’in Oğlu Habil Gibi Ol kitabını tanıttı. Habil ve Kabil kardeşlerin şahsiyetini de anlatan Özburun; “Müslüman mazlum olur ama zalim olmaz.” dedi.

Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen program Yusuf Özkan Özburun’un,  yazar Cevdet Said’in kitabına konu olan ve kitaplarda Habil ve Kabil kardeşlerin hikâyesi olarak ayrıntılı bir şekilde rivayet edilen kıssanın Kur’an-ı Kerim’de isimlerle yer almadığını belirtmesiyle başladı.  Maide Suresi’nin 27’en 30. Ayetine kadar Habil ve Kabil’den “Adem’in iki oğlunun” diye bahsedildiğine değinen Özburun, “Habil ve Kabil’in, yani Adem’in iki oğlunun birbirine zıt iki kardeş oldukları konusunda malumatımız var. Ayette Müslümanlara örnek olarak gösteriliyorlar. Kıssalarda Habil ve Kabil’in İklima için kavga ettiği ve kurban kestiği anlatılıyor. Ayete göre ise, “Onlar Allah’a yakınlaştıracak kurban sunmuşlardı.” diyor. Habil ve Kabil kardeşler Allah’a yakınlaşmak için kurban kesmişlerdir ve birinin kabul olmuş, diğerinin olmamıştır. Bunun nedeni Kabil’in kendi kurbanına çok güvenmesi, kibre kapılmasıdır. Kurbanı kabul olmayınca da Rabbine gizli öfkesini kardeşine yöneltmiştir. Ve ona “Seni elbette öldüreceğim.” demiştir.” diyerek Kabil çizgisinde olan insanların ibadetlerini, dualarını Allah’a şart koyarak yaptıklarını anlattı.

“Rabbini noter makamı gibi algılayan insanlar var. Benim duamı kabul etmedi diye gizli öfkeye kapılırlar. Her şeyin kendi arzularına göre olmasını isterler. Halbuki Allah’a şartla gidilmez, koşulsuz gidilir.” diyen Özburun, kitapta anlatılan Kabil’in tehdidine karşı Habil’in tavrını özetledi.

“Kabil gibilerde kendi isteklerini âleme mühendis kılma arzusu var.  Bugünün dünyasında stres dediğimiz kavramın altında yatan duygu budur. Kadere gizli itiraz edenler,  yaradılışına razı olmayanlarda stres ve öfke baş gösterir. Kaygının ilacı rızadır. Vazifemizi yapıp, gerisine karışmamaktır. Habil, Kabil’e kurbanının kabul olması sebebini “Allah ancak takva sahiplerininkini kabul eder” diyerek anlatıyor.  Kabil Allah’ın iradesine itiraz ediyor. Öfkesini kardeşine yöneltiyor. Habil ise “Yemin ederim ki beni öldürmek için elini uzatırsan, ben sana elimi uzatmam.” diyor. Yani Habil mazlum olmayı tercih ediyor, zalim olmayı reddediyor. Müslümanın ölçüsü budur. Müslüman mazlum olur ama zalim olmaz.” diyen Özburun, bu tavırdan, Müslüman pasif olsun gibi katı bir pasifizm görüntüsü çıkarmamak gerektiğini de ayrıca vurguladı.

“Kitap bize Müslümanın sözle kardeşlerini düzeltmesi, tebliğde bulunması gerektiğini anlatıyor. Habil tebliğcidir. Kardeşine Allah’ın ona vereceği cezayı hatırlatır ve kendi kaderine teslim olur.  Fakat düşmanlarımıza karşı bu tavrı sergilememiz manasına gelmiyor. Öyle olsaydı Hz. Peygamber cihat etmezdi.” diyen Yusuf Özkan Özburun, Habil ve Kabil kardeşler örneğinden yola çıkarak Müslümanların birbirine davranış ölçülerini belirlemeleri için kitabı okumanın büyük fayda sağlayacağını söyledi.

Söyleşi sonunda dinleyicilerinin bu konudaki sorularına da incelikle cevap veren Özburun, Nisan ayında Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde Seyyid Hüseyin Nasr’ın İslam ve Bilim kitabını tanıtacak.

 

Elif Yediveren haber verdi

Yayın Tarihi: 01 Nisan 2013 Pazartesi 18:20 Güncelleme Tarihi: 01 Nisan 2013, 18:20
banner25
YORUM EKLE

banner26