“Mescid-i Aksâ’yı sinagoga dönüştürmek istiyorlar”

İşgalci İsrail Mahkemesi'nin, Yahudilerin Mescid-i Aksâ’da ‘sessizce’ ibadet edebileceğine dair verdiği mesnetsiz karara yönelik, Mirasımız Derneği Genel Başkanı Muhammet Demirci'nin yaptığı açıklama aşağıda ve ektedir.

“Mescid-i Aksâ’yı sinagoga dönüştürmek istiyorlar”

İşgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan insan hakları ihlallerinin son adımı; İsrail Mahkemesi, Yahudilerin Mescid-i Aksâ’da ‘sessizce’ ibadet edebileceğine karar verdi!

Söz konusu mesnetsiz karara ilişkin olarak Mirasımız Derneği Genel Başkanı Muhammet Demirci, açıklamalarda bulundu.

Kararın son derece yanlış ve tehlikeli olduğunu ancak buna şaşırmadıklarını belirten Muhammet Demirci; “ Biz 2012 yılında ‘Mescid-i Aksâ’nın bölünmesine hayır’ diyerek bugün yaşananlar için uyarıda bulunmuştuk. Bu uyarımızı Anadolu’yu gerek karış karış gezerek yaptığımız çalışmalarla, gerekse dönem dönem yaptığımız basın açıklamalarıyla gündemde tutmaya çalıştık. Uzun yıllardır sabah namazının ardından Müslümanlar dışarı çıkarılıyor ve işgal askerleri himayesindeki fanatik Yahudi gruplar Mescid-i Aksâ’ya baskın düzenleyerek burada taşkınlıklar çıkarıyorlar, kendi dini ritüellerini sergilemeye çalışıyorlar. Kamuoyuyla paylaştığımız 2020 Kudüs Raporu’muzda da ifade ettiğimiz gibi, geçtiğimiz yıl 18 bin işgalci Yahudi Mescid-i Aksâ’ya bu şekilde baskın düzenledi. Baskın diyoruz çünkü Mescid-i Aksâ, statü olarak 1994’te yapılan Ürdün ve İsrail arasındaki barış antlaşması neticesinde Ürdün Vakıflar Bakanlığı’na bağlı İslami Vakıflar İdaresi’nin himayesindedir. Müslüman olmayanların girmesi özel izne tabidir.  Ancak İsrail, bilinçli bir şekilde hukuk ihlallerini sürdürmekte ve Aksâ’nın kutsiyetini çiğnemektedir.” diye konuştu.

Daha önce baskınlara karşı direnen Filistinli Müslümanlara, Kudüs’e veya Aksâ’ya giriş yasağı getirildiğini hatırlatan Demirci, bu karardan sonra Aksâ’ya yapılacak baskınlara karşı direnen Müslümanlar yasalara karşı gelmekle suçlanabilecek, böylece Müslümanlara çok daha ağır cezalar verilebileceğini de hatırlattı.

Demirci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kararla Mescid-i Aksâ’nın fiilen ikiye bölünmesinin birinci aşamasına tamamlanmıştır. İkinci aşama ise, fanatik Yahudi grupların Mescid-i Aksâ baskınlarında ellerinde gezdirdikleri krokilerle gözümüze soktukları adım adım yaklaşan sondur. O son da, yerel mahkemenin “Yahudilerin Mescid-i Aksa'da ‘sessizce' ibadet etmeleri” kararına dayanarak, ‘Madem Müslümanların kapalı bir ibadet mekanları var, kanuni olarak ibadet etme hakkımız olan yerde bizim de kapalı bir ibadethanemiz olmalı’ şeklinde bir gerekçe ile, Mescid-i Aksâ’nın Burak Duvarı sınırından, Kubbet’üs Sahra Mescidi’ni de içerisine alan kısmını havraya dönüştürerek bir ibadet alanı oluşturmak istemektedirler.

Şunu bir kere daha ifade ediyorum ki; İsrail’in dini ve hukuki olarak Mescid-i Aksâ üzerinde hiçbir karar alma yetkisi yoktur. Alınan bu karar tamamen siyasi bir karardır. İşgalci İsrail, yaptığı her şeyi zorbalıkla ve uluslararası hukuku hiçe sayarak yapmaktadır. Bu ihlallere dur demenin yolu sadece kınamak değil, başta İslam dünyası olmak üzere, uluslararası kamuoyunu ve hukukun bir gün herkese lazım olacağına inanan dünya insanlığını söylemin yanında yaşanan bu hukuksuzluğa karşı dur diyecek eylemler için harekete geçirmektir. Kaldı ki Mescid-i Aksâ, hiçbir hukuki kılıfa uydurularak Müslümanların elinden alınamaz. Zira Kudüs ve Mescid-i Aksâ, İslamındır, Müslümanlarındır.”

Yayın Tarihi: 15 Ekim 2021 Cuma 14:00
banner25
YORUM EKLE

banner26