Maddi-manevi ayrımı insanla ortaya çıktı

Felsefeci Prof. Dr. Teoman Duralı’nın Medeniyet Tarihi seminer dizisinin ikinci bölümü başladı.

Maddi-manevi ayrımı insanla ortaya çıktı

Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği Prof. Dr. Teoman Duralı’nın konuşmacı olduğu Medeniyet Tarihi seminer dizisinin ikinci sezonu Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde başladı. Ayda bir gerçekleşecek seminerde konuşan Duralı, “Önceki yıl bütün bir süreci anlattım, insanlığın başlangıcından, 20. yy.’a varıncaya değin olup bitenlerden bahsettim medeniyet tarihi çerçevesinde. Bu seneki derslerde belli medeniyetlere odaklanmayı düşünüyorum. Film şeridi gibi yürütmeyip, belli medeniyetlerde duralım istiyorum” dedi.

Önceki yılın kısa bir özetini yapan Duralı, kültürün ne olduğunun bilinmeden medeniyet tarihi hakkında hiçbir fikir sahibi olunamayacağını ifade ederek, kültürün belli başlı özellikleri hakkında şu bilgileri verdi: “İnsan en azından yeryüzünde -başka dünyaları henüz bilmiyoruz- eşsiz bir konumdadır. Çünkü insan biyofizik temelinden ayrılmıştır. Yeni bir safhayı ifade etmektedir. Biyofizik dünya, esasında tabii fizik dünya, onun üstüne canlılar evreni eklenmiştir. Ve şu andaki bilgilerimiz çerçevesinde evrende canlının tek var olduğu gezegen yeryüzüdür.”

Canlılığın kendi başına çok önemli bir devrim olduğunu söyleyen Duralı; "Canlı olmayan var olanlar tek boyutludurlar. Şu anlamda, hareketleri sadece dış etkenler tarafından oluşturulmaktadır. Dış etkenin sonucunda canlı olmayan harekete geçmektedir. Kendiliğinden hareket etme imkanına sahip değildir ve canlı olmayan var olanların temel bilimi maddedir” ifadelerini kullandı.

Maddenin fizikteki karşılığına öteden beri atom denildiğini ifade eden Duralı, yirminci yüzyılın başlarından itibaren atom parçalanınca temel birimler atomun altına düşmeye başladığını ve bunun “atom altı tanecikler” olarak adlandırıldığını aktardı.

Atomun Yunancada ‘bölünemez’ anlamına geldiğine işaret eden Duralı, şunları söyledi: “Latincesi ise ‘indilibualis’ da bölünemez anlamına geliyor. Bölünemezin Arapçası ise ‘fert’tir. Bu atomos, artık atomos olmaktan çıkıyor ve bölünebilir hale gelmiş, git gide daha ufak taneciklere gidilmiştir. Birkaç ay evvel İsviçre’de CERN’de yapılan deneylerde daha ufak taneciklere yol alındığı açıklanmıştır. Bunların hepsi madde olarak görülmektedir.”

Duralı, sözlerine bilimin temelini oluşturan şartları anlatarak devam etti: “O halde madde nedir? Günümüz felsefesi maddeyi, duyumlanabilir, ölçülür biçilir en ufak birim olarak tarif etmektedir. Demek ki duyumlanması gerekiyor. Duymak, hissetmek lazım. Tabii bunu çıplak gözle yapmaya imkan yok. Aletlerle yapılan bir iştir bu duymak işi. Ve duymakla kalmıyoruz, duyduğumuzu ölçüp biçmek zorundayız. Ölçüye vurmak mecburiyetindeyiz. Bilimin anlamı budur. Ölçmek ve ölçüm sonuçlarını bildirmek meselesi vardır bilimde. Ölçemediğinizi duyumsasanız bile ifadeniz geçerli değildir. Ölçü sonuçlarını da belli bir dilde vereceksiniz. Bu dilin adı matematiktir. O halde bilim iki ana dayanağa yaslanır. Bunlardan biri gözlem, tespit öbürü de tespit sonuçlarının matematik diliyle ifadesidir.”

Bilimin şartının gözlemin bir defaya mahsus olmaması olduğuna değinen Duralı, her istenen dilenen anda gözlemin tekrarlanması gerektiğini bilimin bir defaya, yahut az defaya mahsus gözlemleri geçerli kabul etmediğini aktardı.

Gösterilebilir olmayan, tekrarlanamayan olayların manevi olduğunun altını çizen Duralı, "Bilme öncelikle maddi temelli olaylardan zuhur eder, doğar. Manevi esaslı olaylar daha ziyade inançlarımıza konu olurlar. Manevi ve maddi ayırımı büyük bir ihtimalle insanın ortaya çıkışıyla karşımıza çıkmıştır. İnsan, maddi yapılanmanın yanı sıra manevi bünyesi olan bir varlık, var olandır” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Teoman Duralı Aralık ayının ilk haftası Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde belli başlı medeniyetleri anlatacak.

Güncelleme Tarihi: 13 Kasım 2015, 09:47
YORUM EKLE

banner19