banner17

M. Bayram Ayaz: Üç Kuşağın Teknoloji İle İmtihanı

Yeni Dünya Vakfı’nda devam eden kültür programı Babıali Enderun Sohbetleri’ne konuk olan araştırmacı psikolog M. Bayram Ayaz; ‘Üç Nesil ve Üç Teknoloji: Radyo, Televizyon ve İnternet’ başlıklı bir konuşma yaptı.

M. Bayram Ayaz: Üç Kuşağın Teknoloji İle İmtihanı

Yeni Dünya Vakfı’nda devam eden kültür programı Babıali Enderun Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu araştırmacı psikolog M. Bayram Ayaz’dı. Ayaz “Üç Nesil ve Üç Teknoloji: Radyo, Televizyon ve İnternet” başlığını taşıyan bir sunum yaptı.

Benlik tasarımı nedir, teknolojinin benlik tasarımımız üzerinde ne denli etkiye yol açtığı ve giderek nasıl bir sarmal içerisinde bizi çevrelediği üzerinde bilgi veren Ayaz sözlerine şöyle başladı: “İki yüz yıl öncesine gittiğimizde daha güzel bir dünya mı vardı, bugün mü daha güzel bir dünya var diye baktığımızda iki yüz yıl önceki toplulukların kültürel çeşitliliği bugünkünden inanılmaz derecede daha fazlaydı. Köyler arasında bile kültür farklılıkları vardı. Hızla bir şeyler gelişirken bir takım şeyler azalıyor, kısırlaşıyor ve daralıyor.”

2. Dünya Savaşı’ndan sonra nelerin değiştiğine dikkat çekilmesi gerektiğini belirten Ayaz, savaş yılları, pozitivizm, kapitalizm, 1956’da hayata geçen Disneyland Projesi’ne de değinerek insanlığın geçirdiği radyo, televizyon, telefon, internete geçiş sürecini bilim adamlarının düşünceleri, bilimsel istatistik, verilerle destekli olarak kronolojik sıralama ile paylaştı.

Ben duygusu üzerinde sosyal medya ve televizyonun insanlarda oluşturduğu etkileri açıklarken; sinemanın bir kitap okumuş gibi farkındalık yaşattığını ve ayrı bir yerde tutulması gerektiğini belirtti. Tanpınar’ın zaman vurgusuna değinirken, radyonun naifliği, gazete ve derginin zamanının geçmeyeceğini kaydetti. Nasihate ve öğüt almaya kapalı,1990 doğumlu gençlerden giderek 2005 doğumlulara kayan, suçluluk ve pişmanlık duymama, deneyimlere değer vermeme, kendilerinin deneyimleme isteklerini vurgulayan ve örnekler ile konuyu aydınlatan Ayaz, ebeveyn tutumları ve mücadelesinin nasıl olması gerektiğine dair de tecrübelerini aktardı.

“İste ve tüket” sloganı üzerine kurulu sistemde, kuşakların tutumları, geçirdikleri dönemler, çatışmaları hakkında görüşlerini belirtirken; din, bilim, felsefe ve sanat üzerinden hayatın anlamlandırılıp, tanımlanabileceğini sanatın ihmal edilemez önemli yere sahip olduğunu vurguladı. Tasavvuftaki ben duygusunun yıkılma çalışmasının önemine değinen Ayaz: “Herkes kendi beniyle uğraşmaya başlayacak. Bana danışanlardan, yoğun ibadet edenlerin, ulaşamayacağı yüksek moralli bir psikolojiye sahip olduklarına şahit oldum. Anma ve zikir arttığında topluma bakış açıları da değişiyor” dedi.

Konukların büyük ilgi ile takip ettiği toplantı, soru cevap bölümüyle devam etti. Akademik çalışmalarının yanı sıra, danışmanlık, İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi’nde devam eden dersleri, çeşitli dergi, gazete, web sayfalarında yayınlanan yazıları bulunan Ayaz’ın; Sanal Bağımlılık ve Mana Aynasında Benlik isimleriyle yayınlanmış iki eseri bulunmakta.

Güncelleme Tarihi: 27 Temmuz 2018, 13:58
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20