Kütahya'yı Mevlevilik ile o tanıştırmış

Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 24-25 Ekim tarihlerinde “Ergun Çelebi ve Kütahya Mevleviliği” konulu ulusal bir sempozyum hazırlayacak.

Kütahya'yı Mevlevilik ile o tanıştırmış

Şehirler, şehirleri şehir yapan değerleri ortaya çıkarıldıkça güzelleşirler hiç şüphesiz. Günümüzde “güzel ve gelişmiş şehir” deyince aklımıza her ne kadar lüks alışveriş merkezleri, parklar, geniş caddeler gelse de onlara asıl değer kazandıran, sinelerinde sakladıkları tarihin ve buram buram medeniyet kokan kültürlerinin gün yüzüne çıkarılmasıdır. Şehirlerin kültürel miraslarını ortaya çıkarmak, şehirliler ile mazi arasında bağ kurmak hiç şüphesiz üniversitelerin en önemli görevlerindendir. Bu amaçla, geçen yıl “Ahterî-i Kebir Sempozyumu”nu başarı ile gerçekleştiren Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, bu yıl da  “Ergun Çelebi ve Kütahya Mevleviliği Ulusal Sempozyumu” için hazırlıklara başladı.  Dumlupınar Üniversitesi Evliya Çelebi Yerleşkesinde 24- 25 Ekim 2014 tarihlerinde yapılması planlanan bu sempozyum ile, Kütahya’ya Mevlevîliği tanıtan Ergun Çelebi ve Kütahya’daki Mevlevîliğin tarihi gelişim sürecinin ele alınması amaçlanıyor.

Sempozyumdan önce Ergun Çelebi’yi hatırlamak ve hatırlatmak için 17 Ocak Günü İlahiyat Fakültesi Mensupları olarak, önceden Erguniye Dergâhı’nın Semahâne Bölümü olan Dönenler Camii’nde Dekanımız Prof. Dr. Bilal Kemikli Beyefendi’nin rehberliğinde toplandık. Kütahya Baro Başkanı Av. Mehmet Sabit Özdoğlar, KÜMAKSAD Başkanı Rıza Tekin Uğurel’in de iştirak ettikleri bu toplantıda Dekanımız Prof. Dr. Bilal Kemikli bir basın açıklaması yaptı. Prof. Dr. Kemikli açıklamasında Ergun Çelebi’nin eserleriyle birlikte insanlığa tanıtılmasının Mevleviliğin anlaşılması ve manevi değerlerimizin farkına varılması cihetiyle önem arz ettiğini vurguladı.

Ergun Çelebi kimdir?

Kütahya deyince; ilim, irfan ve mana deyince akla gelen en önemli isimlerden biri olan Ergun Çelebi, (ö. 775/1373) burada Mevlevîliğin yayılmasını sağlayan ilk kişidir. Kütahya doğumludur ve Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin ikinci göbekten torunudur. Dedesi Germiyanoğlu Süleyman Paşa, Sultan Veled'in kızıyla evlendiğinden Celâleddin Ergun'a da Çelebi unvanı verilmiştir. Konya'da Şems makamında yedi terkli Şemsî tac giyerek hilâfet alan Ergun Çelebi, bir süre sonra Kütahya'da İmâdüddin Hezâr tarafından yaptırılan mevlevîhânenin ilk şeyhi olur. Konya'dan sonra Mevleviliğin önemli merkezlerinden biri olan Kütahya'da yaşamış ve burada vefat etmiştir.

Ayrıca Dönenler Camii adıyla bilinen yanı başımızdaki Kütahya Mevlevihanesi’nin de ilk postnişidir. Ergun Çelebi’nin kabri ise Kütahya Fatihi Hezar Dinari'nin 12. yy'da yaptırmış olduğu Hazer Dinari Mescidi içindedir. Bu mescit günümüzde Mevlevihane’yle bitişik hale gelmiş ve Ergun Çelebi'nin aile fertleri ve Mevlevihane’nin diğer postnişinlerinin de gömülmesiyle hazire haline dönüşmüştür. Erguniyye Dergâhı diye anılan Kütahya Mevlevîhânesi, Konya ve Karahisar (Afyon) mevlevîhânelerinden sonra Mevlevîliğin üçüncü önemli merkezi haline gelmiştir.

Kütahya Mevlevihanesi

Erguniyye Dergâhı diye anılan Kütahya Mevlevîhânesi. Konya ve Karahisar (Afyon) Mevlevîhânelerinden sonra Mevlevîliğin üçüncü önemli merkezi haline gelmiştir. Hezar Dinari tarafından 1237-1243/1244 yılları arasında yaptırılmıştır. 19. yüzyılda esaslı bir onarım görmüştür. Dönenler Camii adıyla anılan Semahane bölümü 1959’da Vakıflar tarafından onarılarak ibadete açılmıştır. Kare planlı, iki katlı yüksek bir yapıdır. Sekizgen kasnak üzerinde yükselen ahşap kubbesi piramidal çatı ve kiremitle örtülüdür. Dede hücreleri kısmı, aşevi olarak kullanılmaktadır.

 

Hümeyra Mermer haber verdi

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2014, 23:40
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13