banner17

Küresel harekete bir 'tohum' daha!

Sadece bir dergi olmaktan ziyade bir 'hareket'in nüvesi olmak amacıyla bir 'İlk Tohum' çıktı.

Küresel harekete bir 'tohum' daha!

 

İlk Tohum bir dergi

Ne demektir bir dergi? Birçok farklı yazarın topluca, bir bakışta görülebileceği bir endam aynası mı? Belirli periyotlarla, daima bir önceki sayıda eksik bıraktıklarını tamamlamaya çalışan bir sözü hitama erdirme çabası mı? Nedir bir dergi, niye çıkar ayda bir, iki ayda bir, altı ayda bir? Yahut niye yeni yeni dergiler çıkar?

Bu suallere yayın dünyasına yeni merhaba diyen bir dergi üzerinden cevaplar arayalım.

İlk Tohum Dergisi, Şubat ayı itibariyle raflardaki yerini aldı, okuyucusundan bir hoşâmedî nidası işitti. Evvela bu nidaya biz de ortak olalım. Ve ardından alıp elimize dergiyi soralım: Dergi dergi söyle bana, hangi sâik çıkardı seni meydâna?

Fikir yazılarına ev sahibi olmak…

Derginin arka kapağını açınca, bir manifestonun giriş yazısı intibaını veren imzasız bir yazı çıkıyor karşımıza. Suallerimize buradan yanıt bulabilmek mümkün görünüyor.

“Her şey bir tohumla başlayacaktır…” diyor yazının ilk satırları. Ve hemen peşisıra ekliyor: Peki bu tohum nedir, ne içindir?

Gayeye dair ilk satırlar bu sorunun cevabına da bir giriş: “Ülkemizde hemen her kesim dergi çıkarma hususunda pek mahirdir.  Bizim bu çalışmamız ülkemizde bilhassa fikir adamı yetişememesi hususuna değinmek ve bu probleme bir çözüm üretmek adına atılan bir adımdır. Bu sebeple 1980’den sonra bulmakta zorluk çektiğimiz fikir adamlarını yetiştirmeyi ilke edindik.”

Yukarıdaki ifadeler, derginin bir fikir dergisi olmak niyetini izhar ediyor. Üstelik pek çok dergi çıktığının farkındayız ama bizim farkımız, fikir yazılarına ev sahipliği yapmak isteyişimiz mesajını veriyor.24793

Kapıları açmak… Ama hangi fikre?

Peki, bu dergi her fikre açık mı acaba? Fikir ülkesinin sınırları nereler?

“İlme ve bilme değer veren, insanlığın ortak değerleri adına çalışan her türlü fikre destek verip, takdir eden, takdir gören bir hareket… Olayları değerlendirmede objektif davranan, işin aslını, sebebini sorgulayan bir hareket… Daima bir adım ilerisini düşünebilen, gündem oluşturabilecek bir hareket… Popülaritesine göre durumlara yorum yapmayıp, Musul’da, Kerkük’te, Saraybosna’da, Bişkek’te, Doğu Türkistan’da, Buhara’da, Taşkent’te, Mescid-i Aksa’da yüreği çarpan bir hareket…”

Bu cümleler de ön manifesto addedilebilecek arka kapak yazısına ait. Bu cümlelerden anlaşılan, Müslüman iklimlerden bir ses olmak gayesini taşımakta dergi. Fakat ifadede bir farklılık mı var ne? Dergi demiyor, “hareket” diyor cümleler…

Hareket derken?

Malum, sorunu ortaya koyup “Ben köşeme çekilirim arkadaş, gerisi sizin bileceğiniz iş…”  demek çoğunlukla yaptığımız şeydir. Belki bu sebeple “Ben sana demiştim!” demeyi pek bir severiz.

İlk Tohum Dergisi, bu konuda başka bir duruş sergileyeceğini de Genel Yayın Yönetmeni Uğur Kırnık’ın yazısında beyan ve iddia ediyor. Sorun üretmek dergimizin formatına aykırıdır, diyor bu yazının bir yerinde. Çözümler ortaya koymak gerektiğini ihtar ediyor.

“Birlik ve beraberlik; ilim, fikir ve sanatla buradayız.” diyerek bir hareket başlatmak niyetinde, çözüm üretmeyi kendine dert edindiğini ifade ediyor. Bu dertlerle bir dergiye sığmayacağının, bir hareket başlatmak arzusunda olduğunun ısrarla altını çiziyor.

“İlk tohumumuz bir dergi…  Sıradaki tohumları hep beraber saçmak duasıyla…” ifadeleriyle biten yazı; bu dergiye yahut harekete ortak olmaya çağırıyor bizi.

İyi dilekler…

Dileriz, güzel ve büyük niyetlerle çıktıkları bu yolda, sabırla ve başarıyla arzu ettikleri gibi çoğalarak, çoğaldıkça bir olarak yürüyebilirler.

 

Ayşe Leyla Uysal harekete geçmeye çağırdı…

 

 

 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 13 Mart 2011, 03:10
YORUM EKLE
YORUMLAR
ayşenur
ayşenur - 8 yıl Önce

hayırlı olur inşallah...

banner19

banner13

banner20