Kültür edebiyat dergisi Muhit merhaba dedi!

Şair ve yazar İbrahim Tenekeci yönetiminde yayın hayatına başlayan kültür ve edebiyat dergisi Muhit, ocak ayında okuruna merhaba dedi.

Kültür edebiyat dergisi Muhit merhaba dedi!

Edebiyatın görevi biraz da toparlayıcı, birleştirici olmasıdır. Dergi kelimesinin anlamı da derlenmeyi, toparlanmayı çağrıştırır aynı zamanda. Türk edebiyatının her kuşağından birçok önemli ismin eserleriyle katkıda bulunduğu dergi de, Leylâ İpekçi’nin “Muhit; Bizi Buluşturan Dillerin Evi” başlıklı yazısıyla açılıyor: “Yollar farklı, suretler değişken olsa da yolculuk bir” cümlesiyle “birlikte yürümenin” önemini vurguluyor İpekçi. Usta çizer Hasan Aycın, muhteva farkının aynı “muhitte” toplanmaya engel olmadığını ustalıkla ifade ediyor çizgisinde. Ömer Lekesiz, “mağaralar” üzerine kaleme aldığı kısa ancak derinlikli yazısında, “İster ulu bir dağda olsun, ister derin bir vadide, her mağara bakışlarınızdan aklınıza tahakküm eden bir gözdür; karanlığından hayata dair bir sırrı fısıldar, bilinmezliğinden okunmayı arzulatan bir kitap sunar” diyor.

Şiir, daima

Daha ilk sayısında, hemen hemen her yaştan pek çok şairi ağırlayan Muhit, Türk şiirinin edebiyatımızdaki müstesna konumuna işaret etmekten geri durmuyor.

Cahit Koytak’ın “Metrodaki Dilenci” isimli eseriyle açılıyor şiir sayfaları. Arif Ay’ın “Mâhûr Şarkılar/1”, Hüseyin Atlansoy’un “Hain Kapısı”, Nurullah Genç’in “Caiz Yalanlar” isimli şiiriyle devam ediyor. Mustafa Muharrem, Mustafa Ruhi Şirin, Fatma Şengül Süzer, Murat Güzel, H. Salih Zengin, Said Yavuz, Güven Adıgüzel, Mehmet Aycı, Mustafa Akar, Ömer Fatih Andı, Cengizhan Konuş, Yunus Emre Güneş, Tuba Kaplan, Zülal Sema, Ervanur Erdoğan, Ayşegül Baytut ve Tayfun Doğan bu sayıya eser veren diğer şairler. Ahmet Murat ise "Sabah Ayini" şiiriyle derginin arka kapağını süsleyen isim oluyor: "Zeytinde dinlenen çekirdeği izliyorum."

Öyküde de birbirinden değerli isimlerle doyurucu ve zengin bir içerik sunuyor Muhit. Necip Tosun'un "Ada Türküsü", Sibel Eraslan'ın "İzmir Caddesi'nde Bir Ölüm Vak'ası", Kâmil Yeşil'in "Mezardan Sesler", Abdullah Harmancı'nın "Nisan Rüzgârı" ve Güray Süngü'nün "Dip" isimli hikâyesi, derginin ilk sayısındaki öyküler.

Ahmet Kekeç ile söyleşi

Saadettin Acar soruyor, son romanı Mayıs 2019’da, Turkuvaz Kitap tarafından yayımlanan Ahmet Kekeç cevaplıyor: “İnsandan etkileniyorum, çünkü insanı yazıyorum.”

İbrahim Tenekeci de “Ahmet Kekeç için: Beraber yürümenin sevinciyle” başlığını taşıyan yazısında, vefa müessesesinin önemini vurguluyor.

Erol Göka, “İnsana en yüksek mutluluğu sağlayacak olan gerçek hedef, sürekli ahlâk dairesi içinde kalmaya çalışmaktır” diyerek önemli bir noktayı işaret ediyor. Hüsrev Hatemi, Yahya Kemal şiiriyle nasıl tanıştığını ve sonrasında nasıl etkilendiğini bir anısından yola çıkarak anlatıyor. M. Fatih Andı, Türk şiirinin gelenekle bağının “ince bir ayarla” nasıl kesildiğine değiniyor. Mehmet Narlı, “Şairin derdi nedir” sorusuna cevap arıyor. Ahmet Edip Başaran, “Mevzuyu kaybetmek mevziyi de kaybetmek demektir” diyor “Tekniğin Sanatla İmtihanı” başlıklı yazısında. Ali Emre, hayatla bağını koparan şairi halkın minderine davet ediyor. Kemal Sayar, “Komşuluk ahlakını diriltmeliyiz. Büyük yalnızlığımızı iyileştirmeye hemen bir kapı öteden başlayabiliriz” sözleriyle tedaviye nereden başlamamız gerektiğini gösteriyor. Ercan Yıldırım “Türkiye Merkezli Düşünmeye Başlangıç”, Erol Yılmaz, “Kültürsüz ve Kütüphanesiz Olmaz”, Dursun Çiçek “Cezanne Erciyes’i Görebilir miydi?”, Harun Yakarer “Kendini Kaybetmek”, Suavi Kemal Yazgıç “Şiirler Çağla’dan Tamgalar’a Sesin Cevelanı”, Zeki Bulduk “Afganistan Mektupları”  başlıklı yazılarıyla Muhite omuz veren isimler oluyor.

banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26