Kristal Lale Ödülleri sahiplerini buldu

Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesinde 7.’si gerçekleştirilen ve 11 alanda verilen Kristal Lale Ödülleri sahiplerini buldu.

Kristal Lale Ödülleri sahiplerini buldu

Laleler… Kazakistan’ın can parçası, Anadolu’nun süzülen gelini… Osmanlı’da paranın, şanın, şöhretin simgesi olan; hatta devir bile açan… Lale devri… Bütün muhteşemliğiyle Avrupalara gönderilen… Sanatın adeta bir yapıtaşı haline gelen; mimaride, heykelcilikte ve daha birçok sanat dalında süsleme harikaları yaratan; laleler…

Bir laleyi yetiştirmek tohum ile sağlanmaz; o lalenin yavru soğanlarıyla gerçekleşir. İşte bu suretle olgun laleler de nakış dokur gibi bizleri, yavru soğanları, yetiştirir. Bu süreçte bizlerin de alanında sürekli parlamaktan artık kristalleşmiş olanlara bir ödülümüz var; “Kristal Lale Ödülleri”.

Kristal lale ödülleri, öğrencilerin katılımcı iradesiyle 11 alanda yılın bilim insanlarını seçmesi ve bu sürecin öğrencinin sosyo-kültürel donanımına katkı sunması, alanında çok değerli çalışmalar yapan aydınlar ile öğrencilerin bir çatı altında buluşmasını ve de küçüğün büyüğü takdirinden dolayı mutlulukla bakan gözleri sağlamak amacıyla gerçekleştirilmekte.

Bu yıl okulumuz Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesinde 7.’si gerçekleştirilen Kristal Lale Ödülleri, 09.05.2012 Çarşamba 19.00'da okul müdürümüz Abdi Erdoğan’ın yaptığı açış konuşmasıyla başladı. Burada olan tüm yüzleri görmekten dolayı mutluluğunu dile getiren Erdoğan, seyircilere bir hoş geldiniz diyerek ödül törenine geçilmesini sağladı.

“Ümit ve merhamet. ‘Bir düş kuruyorum diyebilmek.’ Soluduğumuz havayı zehirleyen ve bizi birbirimize düşman kılmak isteyen zalimlere inat, merhamet.” diyen Kemal Sayar bizi psikoloji alanında karşıladı. Kendisi yoğun programından dolayı aramıza katılamadı. Bu suretle ödülünü yayımcısı Selçuk Demirözoğlu, Bahçelievler milli eğitim müdürü Basri Özbay tarafından Sayar’ın yerine aldı.

“Bu sıralar biraz yollardayım. Denizli’de anayasa üzerine sohbet, Aydın ve Samsun’da liselerde ders, Muşta konferans.(…) altüst eden ezberlerimiz, ezberlerimizi altüst eden karşılaşmalar…” İşte bu sözcükler özetledi sosyoloji alanında ödüle layık görülen Ferhat Kentel’i. Ödülünü vermek üzere Cihan haber genel müdürü ve okul aile birliği yönetim kurulu üyesi Abdülhamit Bilici sahneye davet edildi.

“Şu gerçeği hiçbir zaman göz ardı etmedik: Tarihi, siyasetçiler yapar. Tarihin hamurunun mayası, siyasettir.” Bu ezber bozan düşüncelerin sahibi tarih alanından Mehmet Çelik ödülü hak kazananlar arasındaydı. Çelik’e ödülünü Necati Özçolak takdim etti.

Felsefe alanında Oruç Arıoba ödül almaya layık görüldü. Fakat yoğun programı nedeniyle ödülünü almak üzere yeğeni Fahir Arıoba sahnede belirdi. Ödülünü ise Hüseyin Sarı takdim etti.

Birçok sıfatı (Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Kurucu üyeliği, Türk Coğrafya Kurumu üyeliği) adının yanında sürdürmekte olan Barbaros Gönençgil, coğrafya alanında ödül almaya hak kazandı. Ödülünü vermek üzere Hasan Kondu sahneye davet edildi.

Edebiyat alanında bize Yusuf ile Züleyha’yı okutan Nazan Bekiroğlu ödül almaya hak kazandı. Fakat yoğun programı dolayısıyla ödülünü Seval Akbıyık, okul müdürümüz Abdi Erdoğan tarafından aldı.

Sanat dalında ödüle layık görülen isim Derviş Zaim’di. Ödülü takdim edilmeden önce kısa bir konuşmasının geçtiği bir video izlendi. Ardından ödülünü vermek üzere TDK başkanı M. Sinan Kaçalin sahneye davet edildi.

Okulumuz öğrencilerinden tören ve ödüllerle ilgili görüşler istedik. Bilge Kağan Topçu Zaim için şu sözleri sarf etti; “Türkiye’de çektiği filmlerde dönemi sahneye en iyi yansıtan yönetmen.” Okulumuz öğrencilerinden Şebnem Şahin, Gönençgil için “Tek kelimeyle etkileyici bir insan.” Sözlerini sarf etti.Okulumuz öğrencilerinden Gülsüm Darıcı; “Oruç Arıoba’nın tüm kitaplarını okudum ve onun harikulade bir insan olduğunu düşündüm” dedi. “Bir edebiyat profesörü olmasına rağmen sürekli devrik cümleler kullanması eseri oldukça zorlaştırıyor; ama kullandığı kelimeler ve okuyucuyu içine çektiği atmosfer hoşuma gidiyor.” Sözler okulumuz öğrencilerinden Nur Hilal Domurcuk’a aitti. Okulumuz öğrencilerinde Ramazan Yılmaz; “Günümüzdeki Kürt Sorununa karşı duyarlılığından dolayı Kentel’in seçilmesini istedim.” Sözlerini sarf etti. Şu sözler okulumuz öğrencilerinden İlyas Atakan Yasak’a aitti; “Çelik’i ilk kez Genç Gelişim Akademisi’nde dinledim ve benim bakış açımı oldukça geniş bir yelpazeye taşıdığı kanısına vardım.”

Ödül töreninin son bulmasının ardından okul erkek mehteran takımımız sahneyi doldurdu. Çaldıkları ve söyledikleriyle bizi oldukça etkiledi. Törende hislerini sorduğumuz Mehter başı Erkam Akın; “Mehter en eski askeri bandomuzdur. Bu nedenle çalarken milli duygularımız yeşeriyor, can buluyor.” Dedi.

Ardından Veysel Çelikdemir yaptığı kum sanatıyla oldukça beğeni topladı. Kumla semaverlerden aşıklara, İstanbul Boğazı’ndan pencereden bakan insanlara şekil verdi. Son olarak törenimizin de temsili simgesi olan “lale” ile gösterisi son buldu. Türkiye’de bir ilk olan ve 3 farklı kumun bir araya gelmesiyle oluşan kum sanatının Türkiye’deki mimarı Veysel Çelikdemir “Kum sanatı hayallerin kumda hayat bulması, bir tür sihir.” Sözlerini sarf etti. Okul müzik grubumuzun davetlilere oldukça eğlenceli dakikalara sebebiyet vermesiyle birlikte bu güzel gecenin geleceğe taşınmasını sağlayacak fotoğrafların çekilmesinin ardından tören son buldu. Bir Kristal Lale Ödül Töreni daha sonlanırken geriye kalan yüzlerdeki tebessümdü.

 

Şule Ünsal haber verdi

 

Güncelleme Tarihi: 17 Mayıs 2012, 16:09
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13