Konya'nın manevi mimarlarındandı

10 Haziran günü Lâdik belediyesi öncülüğünde Hacı Ahmet Hüdai’yi anma programı düzenleniyor.

Konya'nın manevi mimarlarındandı

10 Haziran günü Lâdik belediyesi öncülüğünde Hacı Ahmet Hüdai’yi anma programı düzenleniyor. Prof Dr. Dilaver Gürer ve Dr. Abdurrahman Büyükkörükçü konuşmacı olarak katılacaklardır. Program Ladik Kasabası’nda 11.00’de başlayacak.

Hacı Ahmet Hüdai kimdir?

8 Haziran 1969 kendisini yaratan, yaşatan en önemlisi de eğitip kendine sadık bir dost kılan rabbine kavuştuğu andır.

1988 yılında Konya’nın Lâdik kasabasında başladığı dünya yolculuğu, sıkıntılı bir döneme rast gelir. 26 yıl (Dile kolay tam 26 yıl) askerlik yapar. Yani bir gazidir, şehit adayı olarak katıldığı muharebelerden bir gazi ve topluma bir muallim olarak döner.

Ülkenin dışarıdan gelen düşmanı kovduğu ama kendi içinden yetişenlere esir kaldığı acı bir dönemin şahidi ve savunmacısıdır.

Düz insan mantığıyla anlaşılması zor olsa da Ledünni İlme vakıf olmuş, Hızır Aleyhisselamla mülakat etmiş bir Allah dostudur. Yakın çevresi onu anlamakta zorluk çekse de “Altını değerini sarraflar bilir” sözü gereğince bilen bilmiştir.

Dönemin önemli şahsiyetlerinden olan Hacı Üveys Zade Mustafa Efendi ile uzun mülakatları olmuştur. Kerameti zahir olan bir zattır.

İstikamet mi keramet mi?

Gerçi bunlar keramet yerine istikamet göstermeyi tercih eden kimselerdir. Allah’ın istediği bir hayatı onun gösterdiği istikamette yaşamayı tercih eden bu yetişmiş zevat, keramet gösterme sevdasında olmayıp, çoğu da farkında olmadan zuhur etmiştir.

Okuma yazma bilmeyen bir ümmidir. Kendisi gibi ümmi bir Allah dostunun ifadesiyle “ak kâğıt üzerinde siyah yazı görmemiş” ariflerdendir. Bu durumu şu beyitleriyle açıklar;

Bir Üstaddan okumadım, yol nedir erkân nedir.

İım-i Zahir okumadım, kalpteki bürhan nedir.

Ey beni yaratan Hüda’m, cümle bilgi sendedir.

Dertliler geldi kapına, hem dermanı sendedir.

İşin yolu ibadet ve ahlak

İbadeti ve güzel ahlakı tavsiye eden Ahmet Hüdâ-i aslen çobandır. Yolunda olmaktan iftihar ettiği diğer peygamberlerin de birer çoban olması gibi… Ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılı dönemde, genç ve dinç kalmanın sırrını namazı camide kılmak olarak özetler. Bu zor geçitte, çevresindekilere Müslümanca bir ahlaka sahip olmayı öğütler ve onların erimeden bu yakıcı sıcağı aşmalarını hedefler.

Ulaştıkları o güzel makamları tadamasak da buna nasıl ulaştıklarının bilip, hayatı ona göre düzenlemek bir çıkış yolu olabilir.

 

Haşim Akın haber verdi

Güncelleme Tarihi: 10 Şubat 2017, 11:57
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13