banner17

Koç’un şiir kaynakları bizim yol haritamız

Sevenleri, yakınları, dostları ve talebeleri yazarlığının 40. yılı dolayısıyla Turan Koç için TYB İstanbul’da buluştu.

Koç’un şiir kaynakları bizim yol haritamız

Edebiyat ve düşünce dünyamıza kazandırdığı özgün eserleriyle lüteratürümüze eşsiz katkılar sunan şair ve yazar Turan Koç için İBB Kültür Daire Başkanlığı ile Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi’nin birlikte düzenlediği bir vefa programı gerçekleşti. “Yazarlığının 40. Yılında Turan Koç Özel Programı” başlıklı program, nezih bir konuşmacı ve dinleyici kitlesini bir araya getirdi. TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı’nın yönettiği toplantının konuşmacıları yazar Yusuf Kaplan ve Nurullah Koltaş olurken dinleyiciler arasında bulunan talebeleri, dostları ve sevenleri de Turan Koç’a dair düşüncelerini dile getirdiler.

Turan Koç’un, edebiyat ve düşünce dünyamıza uzun yıllardan beri derviş inceliğiyle emek veren bir fikir adamı olduğunu kaydeden Mahmut Bıyıklı, şunları söyledi: 
 

“Edebiyat dergisi çevresinde bulunarak dünya görüşünün çizgisine uygun şekilde edebî çalışmalarını yürütmüş fakat belli bir kalıpta kalmamıştır. Eserlerine baktığımızda Koç, kendi dilini yakalamış, özgün bir üslupla edebî yürüyüşünü sürdürmüştür. İlahiyatçı kimliği Edebiyatçı kimliğini beslemiş, düşünceye yönelik çalışmalarına zenginlik katmıştır. Türkiye’de estetik denilince ilk akla gelen isimlerden birisi olan Turan Koç’un çevirilerinde de titiz bir çalışma disiplini kendini hemen gösterir. Edebiyat Dergisi Yayınları’ndan çıkan kitapların kapak tasarımlarını yapması ise onun çok yönlü sanatçı yönünün bir göstergesidir. Uzun yıllar taşrada kalmasının etkisiyle olsa gerek Turan Koç’un yeteri kadar kıymeti bilinememiştir. Biz bu programla bir anlamda hem kendisine vefamızı göstermek hem de kamuoyuna burada bir ‘değer’ var demek istedik. Umarız ki Turan Koç gibi değerlerinden hayattayken hakkıyla yararlanan bir ülke oluruz. Yoksa kadrini musallada bilmenin eyvahlığına daha önceki birçok örnekte olduğu gibi yine düşmüş oluruz. Biz yeni nesillere yıldızlarımızı işaret etme, onlardan istifade edebilme kültürü oluşturma çabasını karlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”

Programa özel bir konuşma yapan Turan Koç, şiir anlayışı üzerinde durarak türkülerimizin şiirlerini “tecrübenin tercümanı” olarak tanımladı. Kırsalda doğup yaşadığı için eşyaları, olayları, nesneleri ve olguları içeriden kavradığını dile getirdi. Bunun şiir ve sanat için önemli olduğunu kaydeden Turan Koç şunları söyledi: 
 

“Kelime Ademî bir varlık. Âdem kılığında tezahür etmiş olmasını anlatmaya çalıştım. Ayrıca kelam lisan arasındaki farkı keşfetmeye çalıştım. Bunları açtıkça divan şiirine yöneldim ve hâlen okumayı seviyorum. Divan şiiri medreseden ve o kültürün içinden gelirken halk şiiri Allah’ın yarattıklarından sözlere dökülüyor. Bu ikisinin birleşimi ise medeniyeti meydana getiriyor.”

Savaş Barkçin, Muzaffer Doğan, Yusuf Dinç, Şadi Kocabaş ve oğlu Beşir Koç da birer konuşma yaparak düzenlenen program için teşekkürlerini sundu. 

YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20