banner17

Kimi devrim yapar kimisine yaptırırlar!

Atasoy Müftüoğlu Kudüs Gecesinde bir konuşma yaptı. Suriye konusunda temkinli olamayanları, çok heyacanlananları eleştirdi.

Kimi devrim yapar kimisine yaptırırlar!

 

Kudüs İslami Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'nin davetlisi olarak İstanbul'a gelen Atasoy Müftüoğlu, her Ramazan ayının son cumasında düzenlenen Kudüs Gecesi'nde bir konuşma yaptı.

Konuşmasında ağırlıklı olarak Ortadoğu'daki "Arap baharı" üzerinde durdu. Bunun emperyalist bir proje olduğunu söyleyen Atasoy Müftüoğlu, romantik İslamcıları hataya düşmememeleri konusunda uyardı. Bilindiği gibi Haksöz yazarları Hamza Türkmen ve Rıdvan Kaya, "Arap baharı"na, çıkardıkları birer kitapla alelacele "Ortadoğu İntifadası" adını vermişlerdi. Yanısıra Hakan Albayrak'ın çıkardığı Sancaktar dergisi Atasoy Müftüoğlu'nu Suriye'nin Müslüman direnişçilerine ihanet içerisinde olmakla suçlamıştı!



Atasoy Müftüoğlu, konuşmasına Kudüs Günü'nün banisi Humeynî'ye selamla başladı. Modern tarihin, İran'da İslam İnkılâbı'nın gerçekleşmesini ve Güney Lübnan'da Hizbullah'ın İsrail'i yenmesini asla affedemediğini söyledi. İslamcıların bugün eleştirel bir iyimserlik içerisinde değil, ucuz iyimserlikler peşinde koştuğunu söyledi. Oysa sorumlu tutumun eleştiriye sonuna kadar açık olması gerektiğini belirtti.

Milat 11 Eylül oldu

11 Eylül'den sonra dünyada, bilhassa İslam dünyasında ABD'nin belirlediği bir retoriğin geliştirildiğini söyleyen Müftüoğlu, buna karşılık İslami hareketlerin bugün bilinç üretmekten çok uzak olduğunu, hatta bilinç düşmanlığı yaptığını söyledi. Bu hareketlerin sayısal olarak kitleselleştiğini ama nitelik olarak içlerinin boş olduğunu söyledi. Bu hareketlerin bugün emperyalistlerle aynı safta olduğunun altını çizen Müftüoğlu; "Demokrasi, Mevlana ve Nurculuk bugün referans kaynağı haline gelmiştir" dedi.

İslami hareketlerin pragmatist bir tutumla koşullara göre hareket etmeye alıştıklarını, oysa tarih boyunca koşullara göre hareket edenlerin hiçbir sahici sonuç elde edemediğini söyleyen Müftüoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz bugün itiraf edelim ki dışarıdan dayatılan kendiliklerle hareket ediyoruz; kendi dilimizi kuramadık, referanslarımız bütünüyle Avrupai. Bugün İslami yapılar, sistemi meşrulaştırmak suretiyle kendilerine meşruiyet sağlıyorlar. Böylece karşılıklı bir menfaat ilişkisi var. Küresel gelişmelere karşı dirençsiziz. Küresel çapta bir direniş kültürü geliştirebilseydik Ortadoğu'daki gelişmeleri doğru okuyabilirdik."

Libya örneği: Sömürgecilikte yeni bir dönemin başındayız

Sözlerine "Bugün Ortadoğu'da yeni bir sömürgecilik dayatılıyor. Bazı İslamcılar romantik bir şekilde bunu "devrim" sanıyorlar." diye devam eden Müftüoğlu, "oysa ortada İslami talepleri olan bir kadro hareketi yok. Herkes kendi hizipçi aidiyetine kapanmış durumda. Kimi mezhebine, kimi etnik aidiyetine sımsıkı yapışmış. Sadece kendi hiziplerinin mağarasında yaşayanların dünyada olup bitenleri anlamaları mümkün değildir." dedi.

Enformasyon devriminin tamamlandığı bir çağda yaşamakta olduğumuzu, dolayısıyla Müslümanlar olarak bütün dünyanın nabzını tutacak bir birikime sahip olmamız gerektiğini söyleyen Müftüoğlu, bu haliyle İslami yapıların toplumsal bir dönüşümü gerçekleştirmekten uzak olduklarını söyledi. İki sene önce yazdığı bir yazıda Libya'nın yeniden sömürgeleştirildiğini söylediğini, oysa aynı dönemde bazı lümpen İslamcıların "Libya'da İslami bir devrim olduğunu" dile getirdiklerini belirten Müftüoğlu, Libya ile ilgili sözlerini şöyle somutlaştırdı: "Libyalı muhalifler, emperyalistlerle işbirliği yaptılar ve ülkelerini üç kuruşa sattılar. Libyalı muhalif liderlerden biri, geçen yıl İtalyanların Trablus'ta düzenledikleri 'işgal yıldönümü' töreninde İtalyan kolonyalizmini övdü ve biz her şeyi İtalyanlardan aldık dedi.." Libya'yı şu an büyük bir belirsizliğin beklediğini söyleyen Müftüoğlu, "Libya'nın geleceğini Libyalılar belirlemeyecekler." dedi.

Mısırlı muhalifler Sırbistan'da mı eğitildiler?

Mısır'da ilk gösteriler başladığında bu gösterileri tertipleyen gençlerin Sırbistan'da eğitildiklerini yazdığını söyleyen Atasoy Müftüoğlu, kitlelerin internet yoluyla nasıl yönlendirileceği konusunda Mısır muhalefet öncülerinin emperyalistlerden eğitim aldıklarını belirtti. Bunların neyi istemediklerini bildiklerini ama neyi istediklerini bilmediklerini ifade eden Müftüoğlu, şu an bu muhaliflerin aynı noktada olduklarını, kafalarının karışık olduğunu söyledi. "Düşünsenize, 33 yıldır İran İslam devrimi kuşatma altında" diyen Müftüoğlu, buna karşılık Mısır devriminin, Tunus devriminin maaşa bağlanmış durumda olduğunu belirtti.

Suriye'de oluşturulan muhalefet

"Suriye'de muhalefetin icat edildiğini yazdım, çok ucuz tepkilerle karşılaştım." diye Suriye meselesine değinen Atasoy Müftüoğlu, Suriye'de bugün planlananların, daha önce emperyalist güçlerce Afganistan'da planlandığını, bir Vietnam örneği olduğunu söyledi. "Elbette hiçbir Müslüman, Mişel Eflak'ın Baas ideolojisini benimsemek gibi bir hata yapamaz ama şimdi görüyoruz ki muhalifler, Esed zulmünden daha baskın biz zulmü gerçekleştiriyorlar." dedi.

Eleştiri kültürü olmadığı için Müslümanlar arasında her şeyin meşrulaştığını söyleyen Müftüoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Günümüzde görüleceği üzere Siyonist, Evangelist lobilerle işbirliği yapan Neo-Nurculuk hareketi bile İslami hareketler nezdinde meşruiyet kazanabiliyor ve referans kaynağı olabiliyor." Bunu dinlerken aklıma İslamcı sitelerin ZAMAN gazetesinden alıntıladıkları sağcı / devletçi haberler geldi aklıma. Hiçbir ahlaki kaygı güdülmeden...

Nasıl bir Ortadoğu şekillenecek?

Atasoy Müftüoğlu, emperyalistlerin planlarına göre yeniden dizayn edilecek Ortadoğu'da İsrail'den daha güçlü bir yönetime asla izin verilmeyeceğini söyledi. Hal böyleyken Türkiye'de yeni bir sağcılığın serpilmekte olduğunu, bunun maalesef tepkiyle karşılanmadığını söyledi. "Bir yanda Türkiye'de bir halk (artık hangi halksa bu? MSÇ) kendi anadilini kullanmaktan men edilirken, öte yandan Türkçe olimpiyatları adı altında yeni bir Türkçe milliyetçiliği üretiliyor.

Kürt sorununa duyarsızlık

Sözü Kürt sorununa da getiren Atasoy Müftüoğlu, "Kürt sorununun temelinde Türk sorunu var, yani ulus-devlet sorunu var. Tüm bu olup biten olaylarda Türk ulus-devletinin gerçek dışı mukaddesleri var. Tebcil edilmemesi gereken asabiyeti var." dedi. Sorgulanması gereken bu durumun es geçildiğini dile getiren Müftüoğlu, üstüne üstlük Türk milliyetçiliği yapıldığını, "Türkçe olimpiyatları" adı altındaki bu kolonyalist tavrın iktidarın vekillerinin gözyaşlarıyla meşrulaştırıldığını söyledi. Böylece İslam'ın daha fazla millileştirildiğini, sağcılaştığını, muhafazakârlaştırldığını söyledi.

Mehmet Sait Çakar dunyabizim için yazdı


Güncelleme Tarihi: 22 Ağustos 2012, 18:51
YORUM EKLE
YORUMLAR
Züleyha
Züleyha - 6 yıl Önce

atasoy abiden, suriye'deki ayaklanmayı "islami bir önderlik" eşliğinde yola koymasını bekliyoruz. lütfen inisiyatif alsın ve hakiki, gerçek bir devrim nasıl olurmuş bunu örneklendirsin. bunun için çaba göstersin. yoldan çıkanları yola getirsin o zaman. (gyyden açıklama: suriyedekiler atasoy ağabeyi dinler mi sanıyoruz? nerde... orada kimin kimi dinlediği karışık.. türkiyedeki heyecanlı muhalif destekçileri dahi ne sezai karakoçu ne atasoy müftüoğlunu dinliyorlar..)

Ahmet Meşe
Ahmet Meşe - 6 yıl Önce

Hay Allah razı olsun Atasoy hocamdan.Artık ana referanslarımızdan, usul asla uygun olması gerektiğinden, siyonist ve evangalistlerle işbirliği içerisinde hareket etmenin "Allah'ın dinini Allah'a rağmen emperyalist güçlerle" iktidara getirmenin islâmi olmadığından bahseden kalmadı ortalıklarda. Onun için tekrar tekrar Allah razı olsun. Rabbim feraset ve basiret sahibi, hidayeti kararmamış mütefekkirlerimizin sayılarını artırsın.

Hasan
Hasan - 6 yıl Önce

"Bir yanda Türkiye'de bir halk (artık hangi halksa bu? MSÇ) kendi anadilini kullanmaktan men edilirken, öte yandan Türkçe olimpiyatları adı altında yeni bir Türkçe milliyetçiliği üretiliyor." Yukardaki alintida parantez icine alinan yazi ne kadar da garip ve küstahca! Sayin M. Sait Cakar bir haber yaziyor ve Atasoy Müftüoglu'nun bu ifadelerine olan tahammülsüzlügünü parantez acaraktan ortaya koymaya calisiyor. Bu tavriyla okuyucuya da saygisizlik yapiyor inancindayim. Oysa ifade acik.

m. fatih kutan
m. fatih kutan - 6 yıl Önce

aynı yazı içerisinde hem hakan albayrak'a "romantik ergen islamcı yazar" demek, hem de atasoy müftüoğlu'nun kürt halkı dememesini öcü gösterebilmek, bunu sait çakar yapabilir ancak. helal olsun...

banner8

banner19

banner20