Kayseri Müftülüğü'nden 15 Temmuz Paneli

Kayseri Müftülüğü, 13 Temmuz Perşembe günü '15 Temmuz–Din ve Değerlerimiz' başlığıyla önemli bir panele imza attı.

Kayseri Müftülüğü'nden 15 Temmuz Paneli

Kayseri Müftülüğü, 13 Temmuz 2017 Perşembe günü saat 14.00’da, Kayseri Kadir Has Kültür ve Sanat Merkezi’nde “15 Temmuz–Din ve Değerlerimiz” başlığıyla önemli bir panele imza attı.

Panelin konuşmacılarından biri Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Lütfullah Cebeci Hoca, diğer konuşmacı da Erciyes Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Öcal Hoca idi. Panelin oturum başkanlığını ise Kayseri Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven yaptı. Şahin Hoca, panelin başında, 15 Temmuz darbe girişimini unutmamak ve unutturmamak gayesiyle bir araya geldiklerini söyledi ve Türkiye halkının İslamî yaşantısına yön verecek olan din görevlileri olarak sahih bilgilere sahip olmaları ve insanları da bu sahih bilgiler ışığında aydınlatmaları gerektiğinden söz açtı. Bu konu üzerinde biraz durduktan sonra sözü fazla uzatmadan panelistleri takdim ederek konuşmaları için mikrofonu onlara bıraktı.

Müslümanlar, bulundukları sokağın, mahallenin ve şehrin imamları, önderleri olmalı

İlk sözü alan, “15 Temmuz, Din ve Değerlerimiz” başlıklı konuşması ile Lütfullah Cebeci Hoca oldu. Lütfullah Hoca, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in, İslam’ı yayarken kendilerine sırtını dayadığı iki kesimin olduğunu ve bunları; ezilen, sömürülen, ihmal edilen ve dışlanan kesim ile idealist olan genç kesimin oluşturduğunu söyledi. Bu kesimlerin genç olanlarının üzerinde özellikle durarak şunları ifade etti: “Efendimizin o ilk tebliğ günlerinde etrafında bulunan insanların kimler olduğuna bir dikkat kesildiğimizde; Hz. Ali’yi 10, Zeyd b. Harise’yi 15-18, Abdurrahman b. Avf’ı 17, Sad b. Ebi Vakkas’ı 17, Abdullah b. Mes’ud’u 16, Abdullah b. Ömer’i 13, Zübeyr b. Avvam’ı 16, Mus’ab b. Umeyr’i 18-20 yaşlarında olarak görürüz. Bizler, İslam Tarihi’ni okurken yaşlara pek dikkat etmeyiz. Bu adlarını saydığımız sahabeleri, hep 50-60 yaşlarında olan insanlar sanırız. Hâlbuki İslam, gençler üzerinde yükselmiş, gençler üzerinde devam etmiştir. İhtiyarlardan çok gençlere hitap eden bir dindir İslam.”

Günümüze gelindiğinde, oluşturulacak her hareketin, gençler üzerinden yapılmak zorunda olduğunu belirten Lütfullah Hoca, FETÖ’nün de bunu bildiği için gençlere yöneldiğine ve onları kandırmış olduğuna dikkat çekti. 15 Temmuz anıldığında, dinimiz ve değerlerimiz söz konusu olduğunda üzerinde durmamız gereken noktanın; dünün geçtiği, bugünün geçmek üzere olduğu ve yarına bakılması gerektiği olduğunu söyledi. Yarın ne yapacağımızı düşünmemizin kaçınılmazlığını ve Yüce Rabbimizin, bize 1 yıl önce büyük bir lütufta bulunduğunu; peki, ama o günden bugüne geçen bu 1 yıllık zaman zarfında bizlerin, din bakımından, ahlakî açıdan daha iyi bir yerde olup olmadığımızı sorgulamamızı istedi. Ve bu sorgusu sonucunda gelen cevabı, düşündürücüydü: “Bence daha aşağıda ve daha kötü bir durumdayız.”

Müslümanlar olarak, ağır bir yükümüzün var olduğunu, aldığımız maaşlardan çok daha ağır bir yükün üzerimizde bulunduğunu hatırlattı ve bunun maaşa göre yapılmayacak bir yük olduğunun altını çizdi. Müslümanların, bulundukları sokağın, mahallenin ve şehrin imamları, önderleri olmaları gerektiği, bunun, lafla değil, samimiyetle, dürüstlükle, başkalarına tavsiye edilen şeyin öncelikle kişinin kendinde vücut bulmasıyla gerçekleşeceği, başkalarının eğitimine başlamadan önce kendimize konuşmamız gerektiği, kendi kendimize yanlışlarımızı hatırlatmamızın önemi, yapamayacağımız şeyleri başkalarına söylemememiz ve fedakârlık yapmayı en büyük görev olarak bilmemiz noktasında uyarılarda bulundu.

Hiçbir uluslararası siyasi gelişme, birbirinden bağımsız değildir

Mehmet Öcal Hoca, Lütfullah Hoca’dan sonra “Dış Dünyada 15 Temmuz” başlıklı sunumu için söz aldı ve 15 Temmuz’un uluslararası boyutunun ne olduğunu ve yine 15 Temmuz’un, dünya ölçeğindeki büyük resmin neresinde durduğunu sordu. Konuşmasında, sorular sorup, o sorulara cevap vermeyi tercih ettiğini söylediğindendir ki, “Darbe başarılı olsaydı ne olurdu?” sorusuna yönelik olarak verdiği cevabında, meş’um girişimde başarılı olunsaydı yeni bir Suriye, yeni bir Irak olunacağını ve gerçekleşmesi asla istenmeyen bir kaos ortamının doğmuş olacağını, daha sonra Batılı devletlerin, hem kendi kurum ve kuruluşlarıyla hem de uluslararası kurum ve kuruluşlarla Türkiye’ye yardım ve istikrar sağlama bahanesiyle el koyabilecek durumda olacaklarını ifade etti. Sözcü isimli gazetenin 22 Ağustos 2016 tarihli sayısındaki bir haberin şöyle olduğunun bilgisini verdi Mehmet Hoca: “15 Temmuz darbe girişiminden 1 gün önce Kıbrıs’ta 10 bine yakın İngiliz askeri konuşlandırıldı.” Evet, eğer darbe girişimi maksadına erişmiş olsaydı, bu askerler, Türkiye’de yaşayan 50 bin civarındaki İngiliz vatandaşlarını korumak için topraklarımıza gireceklermiş.

Mehmet Hoca’nın verdiği bilgiler içerisinde, şunlar özellikle dikkat çekiciydi: “Hiçbir uluslararası siyasi gelişme, birbirinden bağımsız değildir. Bilakis birbirlerini tamamlayıcıdırlar ve yine birbirleriyle karşılıklı etkileşim içerisindedirler. İşte 15 Temmuz darbe girişiminin de gerçekleştirilmek istendiği tarih dikkate alındığında, o günlerdeki uluslararası gelişmelerden bağımsız olmadığı görülecektir.”

Mehmet Öcal Hoca’ya göre, Batılı ve sömürgeci güçler, Ortadoğu ülkelerini yani Müslümanların yaşadığı ülkeleri; zayıf devletçiklere bölünmüş, bir birlik ve dirlik içinde olmayan, İsrail Devleti’nin ve Batı’nın çıkarlarına engel olmayan, Batı’nın yönlendirmesine açık, yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin bu ülkeler tarafından sömürülen ülkeler olarak görmek istiyor. Batılı ve Emperyalist güçler, Türkiye’yi de bu ülkeler gibi gördükleri için FETÖ’yü bir maşa olarak kullanır ve 15 Temmuz 2016 Cuma gecesi düğmesine bastıkları lanetli darbe girişimi gerçekleşir.

İkisi de alanında uzman olan iki Müslüman Hocanın sunumuyla dinlediğimiz bu 15 Temmuz konulu panel programı, yıl dönümünü yaşadığımız bu zalimce olayı biraz daha farklı değerlendirmemize ve bu değerlendirmeleri yaparken de biraz daha farklı bakış açılarına sahip olmamıza vesile oldu.

 

Fatih Pala

Güncelleme Tarihi: 27 Temmuz 2017, 17:54

Eslem Nilay Bozdemir

banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26