banner17

Karabatak marka için daldı!

Karabatak, beşinci sayısında hayatımızın her alanına köklerini salan marka fenomenini farklı renkleriyle ve özgün bir çerçevede irdeliyor.

Karabatak marka için daldı!

Karabatak, beşinci sayısında hayatımızın her alanına köklerini salan marka fenomenini farklı renkleriyle ve özgün bir çerçevede irdeliyor. Hüseyin Akın, “Marka İdeolojisi ya da Zevahir Nasıl Kurtulur?” başlıklı yazısıyla nesnelerin ve eşyaların insanlar üzerindeki egemenliğini tartışmaya açarken, Cenk Işıldaklı, “Marka Güzellemesi”yle ironi ve ima mecrasında sorguluyor marka olgusunu. Güzide Ertürk, “Dozunda Bir Yüzsüzlük” adlı denemesiyle marka yazarlara projektörünü çevirirken, Naime Erkovan, marka kitapları “El Yapımı İhanetler Sözlüğü”nün maddeleri arasına dahil ediyor. A.Ali Ural ise “Marka ve İtkan” adlı yazısıyla “kalite”nin bir gösteriş aracı değil bir hak olduğuna dikkatleri çekmeye çalışıyor.

Karabatak’ın bu sayıdaki konuğu Türk tiyatrosunun güler yüzlü sanatçısı Ayla Algan. Hüseyin Sorgun’a bütün içtenliğiyle kalbini açan Algan, “ Batı tükendi ben ne yapayım ki!” saptamasıyla dikkatleri kendi değerlerimiz üstüne çekiyor: “Yunus bana bir şeyler görmeyi öğretti. Yani fazla soruşturmayı da düşünmedim, oldum ben, hep oldum. O şeyin içinde buldum kendimi.”

Karabatak art arda kapılar açıyor bu sayısında da: Poetika kapısının ardında Prof. Dr. Hasan Akay’ın özgün bir sembolik okumayla “Adem Kasidesi”ne getirdiği derinliği, Celal Fedai’nin bir edebi manifesto niteliği taşıyan “Şiirde Post-Modern Natüralizmle Buraya Kadar” yazısındaki sarsıcı tespitlerini ve Ali Galip Yener’in “Kültürün Endüstrileştiği Toplumda Şair Sözü Üzerine” başlıklı poetik eleştirisiyle militarist modernleşmenin kazanına düşen Türk şiirinin kayıplarını görüyoruz. Deneme kapısının ardındaysa iki eleştirel bakış var: Mehmet Sabri Genç, “Şeytan Serhoş Olduğunda” denemesiyle mizanını kaybeden Batı’dan bir kesiti daha ironi masasına yatırırken, Hasibe Çerko, “Potemkin Zırhlısı”ndaki düşünsel yolculuğuna bu sayı da devam ediyor. Prof. Dr. Mehmet Oğuz Yenidünya, Fatih Taşçı, Eray Sarıçam ve Sümeyra İkiz, deneme kapısının arkasındaki diğer kıymetli isimler…

Karabatak’ın bu sayıdaki şairleri: A.Ali Ural, Celal Fedai, Cevdet Karal, Adem Yazıcı, Şafak Çelik, Dursun Güzel, Ayşe Sevim, Suat Karagöz, Kamil Remzi Cin, Meryem Kılıç, Sümeyra Yaman, Süleyman Unutmaz, Hayrettin Orhanoğlu, Hasibe Çerko, Emrah Topaloğlu. Öykücüleri ise: Naime Erkovan, Ayşe Sevim, Murat Dai, Nur Kıpçak, Gülçin Aydın ve İmran Elagöz Taşkın…

Gezi edebiyatı, F. Hande Topbaş’la sürdürdüğümüz devri âlemle sürüyor.  Bu sayıdaki durağımız: İskoçya. Rahşan Tekşen’in yolu ise Galata Kulesi’ne düşüyor İstanbul gezilerinde. Atölye yazımızı bu kez Ayşe Topbaş kaleme alıyor. Ressamımız: Monet. Karabatak beşinci sayısında da Sedat Gever’in büyüleyici manipülasyonlarına, Ertan Sertöz’ün özgün çizgilerine, Fatih Korgan’ın derinlikli fotoğraflarına yer veriyor.

 

Rabia Önder haber verdi

Güncelleme Tarihi: 13 Kasım 2012, 00:17
YORUM EKLE
banner8

banner20