Kamil Çakır: Ramazan edebiyatımızla bütünleşmiştir

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Youtube kanalından canlı yayınlanan “Edebiyat Sohbetleri”ne şair yazar Kamil Çakır konuk oldu. Aykut Nasip Kelebek, Yunus Emre Özsaray ve Zafer Acar’ın sorularını cevaplayan Çakır, “Şair dünü, günü ve geleceği işleyemezse kendi çağında kalacaktır” dedi.

Kamil Çakır: Ramazan edebiyatımızla bütünleşmiştir

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Youtube kanalında, her hafta cumartesi günü çevrimiçi gerçekleşen kültür sanat ve edebiyat söyleşileri Ramazan’da da devam ediyor. Olağan Şiir Genel Yayın Yönetmeni Aykut Nasip KelebekOlağan Hikâye dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yunus Emre Özsaray ve Dil ve Edebiyat dergisi Yayın Yönetmeni Zafer Acar’ın sunumuyla geçtiğimiz cumartesi gerçekleşen Edebiyat Sohbetleri’ne şair yazar Kamil Çakır konuk oldu ve “Edebiyatımızda Ramazan” başlıklı sohbette soruları cevapladı. Ramazan manevi atmosferini yansıtan şiirler üzerinde duran Çakır, kendi şiir dünyasından da söz etti.

 

ŞAİR BÜTÜN ZAMANLARA HİTAP ETMELİ

Ramazan’la edebiyatımızın tarih boyunca bir bütünlük arz ettiğini, bu bir aradalığın inanç, kültür, gelenek noktasında muhteva bakımından büyük bir zenginlik ortaya çıkardığını, bu zenginliğin edebî ürünler arasında en çok şiirde kendini gösterdiğini anlatan Kamil Çakır, “Ramazan edebiyat birlikteliğinden Ramazan manileri, Ramazaniyeler, Ramazan ilahileri ortaya çıkmıştır” dedi. İbadetler içinde orucun farklı bir yeri olduğunu vurgulayan Çakır, insanın manevi eğitimini ön plana çıkardığını, oruç için belirlenen 30 günlük zaman zarfında insanın manevi olgunluğa erişebilmesi bir imkân oluştuğunu ve orucu ruhun gıdası olarak değerlendirdiğini ifade etti.

Yunus Emre, Yahya Bey, Sururî, Avarlı Efe Muhammed Lütfi, Nâbî, Nedîm, Enderunlu Vâsıf, İsmail Hakkı Bursevî, Üftade Muhammed Muhyiddin Efendi, Necip Fazıl, Faruk Nafiz Çamlıbel, Arif Nihat Asya, Yahya Kemal, Sezai Karakoç gibi şairlerden söz ederek Ramazan’la ilgili mısra ve beyitlerini aktaran Çakır, halk edebiyatımızda Ramazan temasının ilahi ve manilerin öne çıktığını belirtti.  Gezdiği şehirler hakkındaki yazıları ihtiva eden Şehir Şehir Yâr isimli deneme kitabında anlattığı şehirlerden söz eden Çakır, şehirlerimizin her birinin kendine has kültürü olduğunu ve bu farklılıklar dolayısıyla Ramazan’ı yaşama kültürünün de farklılıklar arz ettiğini dile getirdi.

Şiiri, Hakk’a yakınlıkta hakikat iklimine girebilmek olarak tanımlayan Kamil Çakır, sözlerini söyle sürdürdü:

“Şiiri gönülden yaz ki gönüllere işlesin. Ne kadar samimiysen o kadar karşılık bulur. Bir şiirden herkes kendine göre manalar çıkarır ve kendini görür. Şair kendi çağını yansıtmalıdır, ama bütün zamanlara hitap etmelidir bir taraftan. Dünü, günü ve geleceği işleyemezse kendi çağında kalacaktır. Edebiyat türleri arasında en zorudur şiir, kâğıda dökülebilmesi de zordur. Bu bakımdan şiir özveri ister. Yazıldığı dili de aşan bir hâli barındırır. Şiir yazarken şair başlangıçta kendinden önceki ve örnek aldığı şairlerin etkisinde kalabilir. Sonra zamanla kendine bir yol buluyor. Ben de başlangıçta Necip Fazıl’dan çok etkilenmiştim. Sonra kendi şiir anlayışım gelişti.”

 

KAMİL ÇAKIR KİMDİR?

1968 yılında Trabzon’un Of ilçesi Bölümlü köyünde doğdu. 1986 yılında Giresun’un Tirebolu ilçesinde bir yıl İmam-Hatiplik yaptı. 1992 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirdi. Kısa dönem askerlikten sonra Milli Eğitimde iki yıl öğretmenlik yaptı. 2001 yılında siyasi hayatı başladı. 2004-2014 yılları arasında iki dönem İstanbul İl Genel Meclis Üyeliği yaptı. Çeşitli dernek vakıf ve kulüplerde yönetim kurulu üyeliği ve yöneticilik yaptı ve yapmaktadır. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Kurumsal İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısıdır. Çeşitli gazete ve dergilerde şiir ve yazıları yayınlanmaktadır. Eserleri: Hazan, Sînedeki Cevher, Kristal Kelebekler, Gülsemâ, Medeniyetimizin Mimarları, Gül ü Hezâr, Şehir Şehir Yâr.

 

Yayın Tarihi: 19 Nisan 2021 Pazartesi 18:45
banner25
YORUM EKLE

banner26