banner17

İzdiham dergisinin 27. sayısı çıktı

İzdiham dergisinin Şubat-Mart 2017 tarihli 27. sayısı çıktı.

İzdiham dergisinin 27. sayısı çıktı

İzdiham dergisinin Şubat-Mart 2017 tarihli 27. sayısı çıktı.

Mustafa Kutlu’nun bir öyküsü ile dergi açılışı yapıyor.

Yazılarını özlemle beklediğimiz Fatma Şengil Süzer türkülerin dilini öyküye dökmeye devam ediyor. Ne ağlarsın benim zülfü siyahım türküsü eşliğinde taze ölüm ve onun kalpte bıraktığı siyah oyuk Fatma Hanımın kaleminden okuyucuya ulaşıyor. Gökhan Özcan “bana bilmediğim bir şey söyle” demiş. Kısa bir öykü ile dergiye katkıda bulunan Esra Köse ise “ben neden intihar edemedim” diyor. Parkların bizde bıraktığı iz ya da izlenim üzerine Ali Ayçil’in hoş bir öyküsü var.

Şiir sayfalarında Muhammed Palewi, Bülent Parlak, Mazlum Mengüç, Mücahide Orak, Berkan Ürgen ve Elif Atasoy var.

Film üzerine yazılar kaleme alan Zeliha Yurdaer’in bu sayıda kadrajına Muhteşem Güzellik girmiş. Terör adını verdiği öyküde birliğin gücünü anlatmış Güray Süngü.

SKL hareketinin gündeminde ise “yeni haram listesi” var. Malum son dönem tartışması olan satrançtan yola çıkarak bu ironiyi kaleme aldıklarını düşündüm. Yine de helal olan şeylere haram deyince kendimize onları haram ettiğimizi hatırlatalım. Ki ben İzdiham okumadan mutlu olamam, iyi ki İzdiham okumak helal.

Atakan Yavuz “şehrin öte başından koşarak bir adam gelmeyecek” diyor.  Mücahit Gündoğdu kimi çelişkili halleri yazmış. Cervantes hakkında bir yazı kaleme alan Özer Turan “ben Cervantes yaşasaydım Refah Partisi’ne oy verirdim” demiş. Paranoyanın insanı getirdiği son hali Eda Tezcan’ın yazısında bulabilirsiniz.  Cimriler için bir reçete hazırlamış Mustafa Toprak. Halil Kurbetoğlu ise Haznedar’daki bir berber ile gizlice söyleşmiş.

Farklı ülkelerin edebiyatını bize ulaştıran Feyza Özcan bu sayıda Macar Edebiyatı’na değiniyor. Etgar Keret’i Yunus Meşe’nin kaleminden okuyabilirsiniz. Köksal Özyürek güzel bir kadın olan R. M. Albach’ın hüzünlü hikayesini aktarmış bize. “Ölümlerden dönüyorum. Ama bir gün elbet ölüme dönmek de var” diyor Yasin Kara. Devamını 28. sayıda okuyabileceğimiz Kalinka’nın Saç Tokası, Hakan Göksel’in anlatımıyla İzdiham 27’de. Hakan Gürkan ise Peyami Safa’nın şiir gibi hayatını yazmış.

Nurdal Durmuş uyanınca görülen rüyaları anlatmış. Özal’ın ölümüne dair şüpheleri dile getirmiş Rıfat Eroğlu. Osmanlı’nın hanım şairlerini Kevser Tekin yazmış. Kitaplarda psikoloji tahlili yapan psikolog Seda Bilici, bu sayıda Mustafa Kutlu’nun hikayelerine değiniyor. Şiirlerde geçen isimleri yazan Ferhat Toka bu sayıda Lavinia’yı yazmış. Mısralara mektup yazmaya devam eden Dilek Kartal “gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu ağlardım” mısraına yazmış bu defa. “Kötülük mü arttı yoksa iyiler mi azaldı” diye soruyor İbrahim Varelci. Hakkı Özdemir ise ebedi kadın üzerine yazmış ve Yuri’den bahsetmiş bize. Kahramanların yalnız olduğunu anlatan Yağız Gönüler “vatan yalnız değildir kahramanlar yalnızdır” diyor.

Bir defa okuduktan sonra bağımlısı olduğum İzdiham’ın bu sayısının bir parçası olmaktan mutluluk duydum. Cahit Zarifoğlu ile Saint-Exupéry arasındaki muhteşem benzerliği yazdım sizler için.

İçeriği kapağından daha çılgın olan İzdiham hayata mola, hıza fren ve bizi mahveden ciddiyete bir nebze mizah oluyor. En önemlisi ise okuyuculara yeni ufuklar açması. Dileriz seneler süren bir güzellik olsun İzdiham hayatımızda.

 

Hatice Çay

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2017, 12:28
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20