İlim ve İrfan'ın Mayıs sayısı çıktı

İlim ve İrfan dergisinin 21. sayısı olan Mayıs-2014 sayısı, "Dua: İbadetlerin özü" dosyasıyla çıktı.

İlim ve İrfan'ın Mayıs sayısı çıktı

İlim ve İrfan dergisi, toprağın bir dua gibi binbir renkle kainatı süslediği bahar günlerinde özümüzü, sözümüzü, insanlığımızı ve kulluğumuzu bizlere dua dosyasıyla hatırlatıyor. Mayıs sayısında, “Dua: İbadetlerin özü” şiarıyla çıkan İlim ve İrfan dergisi kalbimizin bütün hassasiyetlerini taşımaya ve yansıtmaya devam ediyor. Dua dosyasında, Prof. Dr. Ali Akpınar, Prof. Dr. Süleyman Derin ve İsmail Acarkan imzaları yer alıyor.

Dua İbadetlerin Özüdür” başlıklı yazısında Prof. Dr. Ali Akpınar, ana hatlarıyla duanın çerçevesini çiziyor. Kabul olmasının şartlarından, belalara karşı bir tedbir olarak duaya, bedduanın zararlarından peygamberlerin dualarına kadar son derece derli toplu ve derin bir yazı kaleme almış Prof. Akpınar.

Prof. Dr. Süleyman Derin tarafından kaleme alınan “Dua ve Tevekkül Arasında” başlıklı yazı ise duadaki ince noktaları tek tek dikkatlere sunuyor. Tasavvuf büyüklerinden hareketle oluşturulan yazı, dua ile her şeyi kendi irademiz etrafında şekillendirmeye çalışmak yerine, başımıza gelenleri Allah’ın hükmü ve muradı olarak algılayıp tevekkül kavramında bir zedelenme oluşturmamız gerektiğinin altını çiziyor.

İsmail Acarkan imzalı yazı ise, bir iç sesleniş olarak gönüllere hitap ediyor. Kulluk, acziyet, yalvarma ve yakarma gibi kavramlar dua etrafında bir araya gelerek Allah’a yönelmenin edebini hatırlatıyor.

Derginin orta sayfalarında düzenli olarak sohbetleri yer alan Şeyh Muhammed Muta’ Haznevi, bu sayıda Peygamber Efendimizin hayatından bir dua örneğiyle, duadaki hassasiyeti ve ölçüyü hatırlatıyor. Peygamberimizin Taif dönüşü yaptığı tarihi duayı hatırlatan Şeyh Muhammed Muta’ Haznevi, “ Bela ve musibetlerin ortadan kaldırılmasının en güzel aracı duadır. Dualar sayesinde en ağır bela ve musibetler ortadan kalkar. Nitekim, Allah Resulü de sıkıntıya düşenler için dua eder, onlar için Allah’a yalvarır, bela ve musibetlerin kalkması talebinde bulunurdu.” diyor.

Tasavvuf tarihinin ve düşüncesinin en yetkin hocalarından olan Prof. Dr. Süleyman Uludağ derginin bu sayısında bilhassa Nakşibendi geleneğinde büyük önem atfedilen sohbet kavramını ve bu kavramın tasavvuf tarihindeki yerini ve önemini anlatıyor.

Kur’an-ı Kerim Kime Sesleniyor?” başlıklı yazı, ülkemizin Kurra hafızlarından Fatih Çollak imzasını taşıyor. Kurra Hafız Fatih Çollak, “Kur’an eğitimi bir sanattır. Sanat, sanatçı tarafından, sanatkar tarafından bu işe talip olana öğretilir. Kur’an öğretiminin, tecvidin kaidelerini kapsayan bir ilim, bilgi yönü vardır, bir sanat yönü, icraatı vardır.” diyerek Kur’an eğitim ve öğretimindeki incelikleri anlatıyor.

Doç. Dr. Ahmet Albayrak, samimiyet sınavını geçmenin önemine ve yoluna işaret ediyor. Doç. Albayrak, “Samimiyetin başında insanın özünü keşfetme ideali vardır, sonraları ise insan artık özünü Allah’a, yani sahibine teslim etme aşamasına gelmiştir.” diyor.

Salih Kadri Oğul bu sayıda, ihlas ve riya ikilemindeki insanı konu ediniyor. Samimiyetin en büyük düşmanı riyayı ve onun zararlarını anlatan Oğul, bu ikilemde ihlas galip gelirse insanın huzura ereceğine işaret ediyor.

Derginin bu sayısında Sami Bayrakçı, tasavvuf tarihinin önemli şahsiyetlerin Malik bin Dinar’ın portresini kaleme alıyor ve onu günümüz dünyasına tanıtıyor. Dergide, gezi yazılarıyla okurları farklı mekan ve duygulara taşıyan Adem Dönmez bu sayıda ruhaniyeti yüksek, veliler diyarı Bursa’yı anlatıyor. Bursa yazısında, Ulu Camii, Emir Sultan Hazretleri ve Üftade Hazretlerine misafir gidiyoruz.

Kemal Özer ise bu sayıda hurmayı anlatıyor. Özer, hurmanın gıda ve şifa olma özelliğini hatırlatarak, beslenmemizde hurmayı eksik etmeyelim uyarısından bulunuyor.

İrtibat tel: 0 212 694 99 98

Güncelleme Tarihi: 02 Mayıs 2014, 11:27
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26