banner17

Hüsamettin Arslan: Temel sorunumuz insan kalitesi sorunu

Prof. Hüsamettin Arslan, Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi'nde 'Türkiye’de İnsan Kalitesi Sorunu'ndan sözetti.

Hüsamettin Arslan: Temel sorunumuz insan kalitesi sorunu

Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi'nde sosyoloji seminerlerine devam eden Prof. Hüsamettin Arslan, 20 Ekim Cuma günkü programında “Türkiye’de İnsan Kalitesi Sorunu”ndan sözetti. "Sorunlar Geleceğimizdir" üst başlığı ile kurgulanan seminer serisinde toplumsal sorunların kökenlerine değinen Hüsamettin Arslan, problemlerin ihtilaflardan doğduğunu hatırlatarak problemlerin varlığının esasen ilerlemeye ve gelişmeye yol açtığının altını çizdi.

Bir ülkede yaşayan iki grup politik bir konuda ihtilafa düştüğünde de oradan problem doğduğunu kaydeden Arslan, bu durumu müftülere nikah kıyma yetkisi örneğinden hareketle açıkladı: “Müftülere nikah kıyma yetkisinin verilmesi tartışılıyor son zamanlarda. Bu durum neden problem oluyor? Çünkü Türkiye’de farklı gruplar farklı şeyleri düşünüyorlar, dolayısıyla buradan bir ihtilaf doğuyor. İhtilaf tartışmaya, tartışma gerilime yol açıyor ve nikâhın müftü tarafından kıyılması politik probleme dönüşüyor. Bütün problemler böyledir. Bu ihtilaf politik ve kültürel bir problem haline geliyor.”

“Problemler ağır oldukları zaman yaralayıcıdır ve insanlar bazen çok ağır problemlerle karşı karşıya kalabilirler. Gündelik hayatta ya da politik hayatta sıkıntı dediğimiz şey bu problemlerin çözülememesinden ileri gelir. Bir toplumun ya da bir bireyin hiç problemi yoksa kendisini sorgulamalıdır. Bu hiç normal değildir. Toplum da böyledir; hiçbir probleminiz yoksa o zaman siz yerinizde sayıyorsunuz demektir. Ama faaliyet halindeyseniz o zaman problemleriniz olur. Problemi olmak bence bir imtiyaz. Her gün aynı şeyi yapan insanların ve başka hiçbir şey yapmayan insanların sorunları daha azdır. Bir insan çabalıyorsa o zaman sorunları olacaktır.” şeklinde konuşan Arslan, “Şu an Türkiye’nin sorunlar yumağı haline gelmesinin sebebi de ulus devlet mentalitesinden çıkıp imparatorluk mentalitesine geçmesidir” dedi.

Temel sorunumuz insan kalitesi sorunu

Türkiye’nin eskiden Edirne ile Kars arasında ulus devlet ölçeğinde problemleri olduğunu hatırlatan Arslan, “Cumhuriyetin 70 senesini Halk Partisi yönetti. Halk Partisi Türkiye’de ulus devleti kuran partidir, dolayısıyla onların sorunları ulus devlet ölçeğinde sorunlardı. Ama AK Parti’nin iktidara gelmesiyle Türkiye ulus devlet paradigmasından çıktı ve artık imparatorluk ölçeğinde problemlerimiz var. Dolayısıyla sorunlar büyüdü.” tespitinde bulundu.

Sorunlar ne kadar büyürse çözüm için de o kadar büyük enerji harcamak gerektiğine dikkat çeken Prof. Arslan, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin geleceği bana göre buradan çıkacak. Türkiye AK Parti ile ulus devlet mentalitesinden imparatorluk mentalitesine geçiyor. İşte bu yüzden ABD’ye kafa tutuyor. Bu yüzden AB’ye kafa tutuyor. Bu yüzden İdlib’e girdi. Bu problemlerin büyümesiyle mentalitenin değişmesi arasında nasıl paralellik olduğunu görebiliriz. Diyeceksiniz ki bu problemleri çözüyor mu? Hiç önemli değil bence. Çünkü problemlerimiz bizi enerjimizi harcama konusunda motive ederler. Problemlerimiz bizim motivasyon kaynaklarımızdır.”

“Türkiye’nin en büyük sorunu PKK sorunu, İdlip, Suriye vs. değil. Temel sorunumuz insan kalitesi sorunu” diyen Arslan, kimsenin işini iyi yapmadığını, ciddi anlamda bir nitelik sorunumuz olduğunu belirterek “Çok ahlaklı görünmesine rağmen ahlaksız bir toplumuz. Modernleşme hikâyemizden dolayı ahlakı yalnızca kadınlarla ilgili olarak görüyoruz. Bu da büyük bir problem. Sadece insan ilişkilerinde ahlaksız değil aynı zamanda iş ahlakı konusunda da ahlaksız bir toplumuz. İnsan kalitesi sorunumuzun bu çifte standartlı yaklaşımdan doğduğuna inanıyorum. Bu çifte standartlı bakışın önüne geçilmedikçe diğer sorunlarımızın hiçbirini çözmek mümkün değil.” şeklinde konuştu.

 

Gülcan Tezcan

Güncelleme Tarihi: 23 Ekim 2017, 12:20
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20