'Hiçbir zamanın tekrarı yoktur'

İlim ve İrfan dergisi Haziran sayısında okuruna, “Tatil, heba edilmiş zaman olmasın!” uyarısıyla sesleniyor.

'Hiçbir zamanın tekrarı yoktur'

İlim ve İrfan dergisi Haziran sayısında okuruna, “Tatil, heba edilmiş zaman olmasın!” uyarısıyla sesleniyor. 10. sayısına ulaşan İlim ve İrfan, kendi alanında başarılı bir biçimde yoluna devam ederken, hayatın özünü kuşatan temel dinî, ahlakî ve insanî ilkeleri ilmin ve irfanın süzgecinden geçirerek günümüze taşıyor. Dinî hassasiyetimizi bireysel ve toplumsal hayattan soyutlamadan ele alan, denge ve ahenkle hayatın bütününü kuşatan dergi okurun kalbine girmeyi başarıyor.

Usta çizer Hasan Aycın, bu sayıda, Kelimat-i Kudsiyye başlıklı köşesinde Vukuf-i Adedî kavramını çiziyor.  Sorgu-Sual’de ise Bursa İl Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Ay konuk ediliyor:

İlim ve İrfan, mevsimin özelliğini dikkate alarak üzerine düşen sorumluluğu fazlasıyla yerine getiriyor ve tatilin heba edilmemesi gerektiğini, tatilde yapılabilecek çok farklı alternatiflere işaret ederek vurguluyor. Tatil dosyasıyla okuruna hitap eden dergi, zaman kavramının önemini hatırlatıyor. “Hiçbir zamanın tekrarı yoktur.” diyen dergi, bu yüzden tatilin iptal olunan zaman olmaması gerektiğini söylüyor.

Doya doya tatil için büyük tüyolar

Dosya kapsamında İsmail Acarkan, Kâmil Yeşil, Zeki Bulduk ve Cesur Küçük’ün yazıları yer alıyor. İsmail Acarkan, “Vakit Hesabı Sorulacak Büyük Bir Nimettir” başlıklı yazısında, “Geçmişin üzüntüsü ve gelecek kaygısına-endişesine düşmek vaktimizi (şu anımızı) doğru değerlendirmeye engeldir. İnsanın elinde olan bulunduğu andır. Nitekim şöyle denilmiştir: “Ey nefis! Bil ki, dünkü gün senin elinden çıktı. Yarın için ise elinde bir senet-teminat yok ki ona sahip olduğundan emin olasın. Öyle ise hakiki ömrünü bulunduğun gün bil.” diyerek, elimizde bulunan tek zamanın şimdi olduğu vurgusuyla bu hazinenin değerinin bilinmesini vurguluyor.  Kâmil Yeşil ise, yazısının merkezine çocukları alıyor, tatilin, çocuğu hayata ve ibadete hazırlamak için en kıymetli olduğunu ifade ediyor. Zeki Bulduk da çocuktan çocukluğa gidiyor ve kuzu güden çocukların tatilini anlatıyor. Yazısını da hepimizin yüreğine dokunan içli bir soruyla bitiriyor: Yetimler tatil vakitlerinde nereye giderler?

Cesur Küçük de, “Hadi Köyümüze Gidelim!” başlıklı yazısında şehirdekileri köyün serinliğine ve güzelliğine götürüyor; bir koyun ya da inekten süt sağın; tarlada çalışın, köylülerle sohbet edin; taş değirmeninde buğdayların un olmasını izlemeyi de unutmayın, diyor.

Derginin İrfan Kaynağı köşesinde düzenli olarak yazıları yer alan Şeyh Muhammed Muta’ Haznevi’nin yazısının başlığı: Vakit, Allah Yolunda Sarf Edilirse Değer Kazanır.

Şeyh Muhammed Muta’ Haznevi, babası merhum Şeyh Muhammed Haznevi’nin hayatındaki vakit disiplininden hareketle vakit kavramının önemine, vaktin Allah yolunda nasıl sarf edileceğine işaret ediyor.

İlimden irfana dolu dolu bir dergi

Prof. Dr. Süleyman Derin, hayatımızı zehirleyen önemli bir manevi hastalığın teşhisi ve tedavisi yolunda yazısını kaleme almış. “Gıybet Ederek Kendimizi Temize Çıkaramayız” başlıklı yazı, bir toplumsal kangrene dönüşen gıybet hastalığını her yönüyle gündemimize taşıyor. Prof. Dr. Derin, hem gıybetin hem de diğer günahların işlenmesi hususunda izlememiz gereken yolu, yöntemi vurguluyor.

İlimden irfana ve hayata okuruna geniş bir alanda dolu dolu bir dergi sunan İlim ve İrfan’ın bu sayısında, Saadettin Acar, Türkistan piri şeyh Ahmet Yesevî Hazretlerinin portresini kaleme alıyor. Hoca Ahmed Yesevî Hazretleri hepimiz tarafından bilinen derin saygısı ve muhabbetiyle zihinlerimizde tazedir:  63 yaşına geldiğinde, Efendimizden daha fazla bu dünyada kalmak istemediğinden, tekkesinin avlusunda bir çilehane yaptırmış ve o tarihten sonra yer altında zikir ve ibadetle meşgul olmuştur. Buradan da vefatına kadar hiç dışarı çıkmadığı belirtilmektedir.

Mona İslam, derin tefekkürün doruklarında tarihî hadiseleri yorumlarken ince bir noktayı da gözler önüne seriyor. Hz. Adem, İblis ve melekler arasındaki yaratılış farkının neden ve niçin insan tarafına üstünlük olarak temayül ettiğinin inceliklerini dikkatlere sunuyor.

Hüseyin Türkoğlu, okuru hâlâ ruhlarda ve kulaklarda ezanlarıyla yankılanan, yaşayan Endülüs’e götürüyor, Endülüs’ten bugüne, bugünden Endülüs’e bir gönül köprüsü kuruyor.

Dergi bu sayısında Adana’da gerçekleştirilen ve on binlerce peygamber âşığının iştirak ettiği, Kutlu Doğum etkinliğini geniş bir biçimde sayfalarına taşıyor. Dergi ayrıca güzel bir müjde olarak da okurlarına bu tarihî etkinliğin DVD’sini hediye ediyor.

İlim ve İrfan, ailemiz bölümüyle, hanımların ve çocukların gönlünü kazanmayı biliyor. Dergi bu sayıda çocuk sayfalarını artırıyor ve onlara yepyeni bir çizgi hikâye sunuyor: Çoban Ağacı.

İlim ve İrfan tel: 0 212 694 98 98

 

Ahmet Hazine haber verdi

Güncelleme Tarihi: 04 Haziran 2013, 21:46
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13