Gönül vefa ister dergi bahane!

İlk sayısı iki baskı yapan edebiyat ve fikriyat dergisi İtibar’ın kasım sayısı çıktı!

Gönül vefa ister dergi bahane!

kırklar“Eski, hiç eskimeyendir.”

Dergiler edebiyatın bireyden camiaya ulaşmasındaki en büyük araçtır. Bu araç bazen görevini en iyi şekilde yapar, çekilir. Bazen yayın kurulunun dışına taşamaz. Bazen de camianın kendisi haline gelir. Her ne olursa olsun, dergileri yaşatan dizgisi, kapağı, kâğıdı değildir. Bir dergiyi yaşatan, okurunun ona “ eskimez “ gözüyle bakmasıdır. Okunmadık dize, paragraf bırakmadıktan sonra, günün birinde o kapağın bir daha açılacağını bilmesidir. Bir dergiyi yaşatan, kapandıktan seneler sonra – eski sayılarının - sahaflarda hala aranmasıdır. Çünkü “Eski, hiç eskimeyendir.”

Yaz aylarında “ Edebiyata İtibar Geliyor! “ sloganıyla geleceğini duyuran İtibar dergisi, ekim ayı başında yayın hayatına hızlı bir giriş yaptı. Hızlı bir giriş diyorum, çünkü sanal dergicilik ve blogculuğun, daha genel anlamıyla internetin, dergilerin ve gazetelerin önüne çektiği sete rağmen aynı ay içinde iki baskının hızdan başka bir açıklaması yok.

Başlangıç mı devam mı?

Peki İtibar başlangıç mı devam mı? Önce Kırklar, sonra Derkenar dergilerinin bir süre, şimdiki İtibar’ın kadrosuna çok yakın bir kadroyla çıktığını, hatta az önce değindiğimiz kriterler dahilinde“sahaflarda aranan dergiler” olduklarını biliyoruz. İtibar dergisinin bu noktada yapmak istediği şey yarım kalmış bir geleneği kaldığı yerden sürdürmek mi yoksa çıkış sloganının bize hissettirdiği gibi, kökten bir yenilik mi? Bunu zaman gösterecek ama İtibar’ın şu anki önceliği ikinci sayının girizgâhında tam olarak özetlenmiş. Şöyle ki, “Önceliğimiz dergilerden bir dergi çıkarmak değil, bir vefa müessesesi kurmaktı. İnşallah bunu başarmışızdır.“

Kısaca ikinci sayı

İtibar dergisinin ikinci sayısı bir teşekkürün ardından Süleyman Çobanoğlu’nun sakin ve duru bir şiiriyle başlıyor. Devamında Kırklar ve Derkenar dergilerini tekrar tekrar hatıra düşürecek isimler. Öncelikli olarak Hüseyin Akın ve İbrahim Tenekeci. Hemen ardından Levent Dalar, Ahmet Murat, Mustafa Akar ve Furkan Çalışkan. Daha çok “ Sevgili Huzursuzluğum “ kitabıyla tanıdığımız Bülent Parlak’ın şiiri dikkate değer. Selahattin Yusuf’un şiiri ve usta yazar Rasim Özdenören’in öyküsü derginin deyimiyle bir sürpriz niteliğinde. Fatma Barbarosoğlu ise uzun bir aradan sonra öykü yayımlıyor. Kapanış ise Alper Gencer ile “Kuş olsam, Konardım!“

derkenar

Fotoğraf konusundaki hassasiyet

İtibar dergisinin giriş yazısında özel olarak belirttiği bir meseleyi de aktarmak istiyorum. Dergiyi diğer dergilerden ayıran/ayıracak noktalardan biri de fotoğraf konusunda göstermiş oldukları hassasiyet. Birçok dergi, gelişmekte olan ve neredeyse moda seviyesinde yaygınlaşan fotoğrafçılığa rağmen, hala internet üzerinden topladığı fotoğrafları kullanıyor. Bu, nahoş tekrarlara sebep olduğu gibi özgünlüğü de öldürüyor. İtibar’ın yapmaya çalıştığı ise, fotoğrafı sadece bir fon, kenar süsü olarak değil, sanat olarak ele almak.

Önemli olan...

Kasım ayıyla birlikte bizlerle buluşan ikinci sayı da ikinci baskı yapar mı yapmaz mı bilmiyorum. Önemli olduğunu da düşünmüyorum. Önemli ve öncelikli olan kendilerinin de dediği gibi bir vefa müessesesi oluşturabilmek. Ya da zaten var olan bir müesseseyi yeni bir isimle devralmak.

 

Alper Güncan bildirdi

Yayın Tarihi: 10 Kasım 2011 Perşembe 22:59 Güncelleme Tarihi: 13 Kasım 2011, 12:05
YORUM EKLE
YORUMLAR
ismail turhan
ismail turhan - 11 yıl Önce

Manisa'da itibar dergisini nereden temin edebilirim?

Ahmet Selim
Ahmet Selim - 11 yıl Önce

Şu aşamada dergideki temsilci listesinde Manisa yer almıyor. Ama şu telefondan istenebilir. 0212 544 24 61 ya da www.itibardergi.com

banner19

banner36