Gazze'de hasırcılık ithal ürünlere karşı yaşlı ellerde direniyor

Filistin'in kırsal bölgelerinde eskiden pek çok kadının geçim kapısı olan hasırcılık artık sadece dekorasyon ürünü olarak rağbet görüyor.

Gazze'de hasırcılık ithal ürünlere karşı yaşlı ellerde direniyor

Gazze'de yaklaşık 20 yıl öncesine kadar revaçta olan ancak plastik ve diğer malzemelerden üretilen eşyaların ithal edilmeye başlanmasıyla eski önemini kaybeden hasırcılık, Filistinli Fatma el-Liham'ın yaşlı ellerinde hayat bulmaya devam ediyor.

Uzunca bir süre Filistin'in kırsal kesimlerinde pek çok kadının geçim kaynağı olan hasırcılık, demir, ahşap ve plastik endüstrisinin yaygınlık kazanmasıyla unutulmaya yüz tuttu. Hasır eşyaların artık sadece dekorasyon amaçlı kullanılır olması Gazze'de bu meslekten geçimini sağlayan pek çok kadını da yardıma muhtaç hale getirdi.

Gazze'nin güneyindeki Han Yunus beldesinde hasırcılığın son temsilcilerinden Liham, büyük sabır gerektiren bu işe girişini ve hasır eşyaları nasıl ürettiğini AA muhabirine anlattı.

Yarım asrı aşkın bir süredir hasırcılık yapıyor

Hasır örmeye 15 yaşında başladığını söyleyen Filistinli yaşlı kadın, "55 yıldan bu yana her gün saatlerce oturup farklı şekil ve boyutlarda sepet, tabak ve süs eşyası üretiyorum." dedi.

İthal ürünlerin pazarı işgal etmesinden bu yana hasır ürünlere ilginin azaldığını belirten Liham, kendisi ve 80'li yaşlardaki eşinin, hayır kurumlarından gelen insani yardımların haricinde tek geçim kaynağının hasırcılık olduğunu ifade etti.

Liham, bir tabak, ekmek sepeti ya da başka herhangi bir ürünün günlük 3-4 saat çalışmayla yaklaşık bir ayda ortaya çıktığını, ancak rağbet olmaması nedeniyle artık sadece müşteriden talep geldiğinde bu işi yaptığını söyledi. Yaşlı kadın, bir ay boyunca üzerinde çalıştığı bir ürün karşılığında 100 şikel (25 dolar) kazandığını aktardı.

Hasırcılık mesleğini devam ettirmesinin ailesinin geçim kaynağı olmasının yanı sıra Filistin'in kültürel mirasının korunması bakımından da önemli olduğuna işaret eden Liham, "Bu sanatın gelecek nesillere aktarılması için yetkili makamlardan destek bekliyorum." diye konuştu.

Kuru yapraklar sanat eserine dönüşüyor

Hasırdan bir ürün elde etmek için öncelikle boş arazilerde hurma yaprakları ve kındıra bitkisi topladığını ve sonra bunları birkaç gün kurumaları için güneşe bıraktığını söyleyen Filistinli yaşlı kadın, bu işlemin yaprakların rengi yeşilden soluk altın rengine dönünceye kadar sürdüğünü anlattı.

Kurutma işlemi sırasında yaprakların çok fazla kuruyarak kırılmaması ya da çürümemesine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Liham, bu işlem bittikten sonra yaprakları nemini muhafaza etmeleri için naylon ya da bez torbalara koyduğunu aktardı.

Liham, örme işlemine başlamadan önce kurumuş yaprakları soğuk suda 35 ya da sıcak suda 20 dakika beklettiğini ve sonra hasırı ilmek ilmek örmeye başladığını ifade etti.

Başlangıçta atılan bir düğümün etrafına hurma ve kındıra yapraklarının dolanarak örülmesiyle devam eden işlem sırasında son derece dikkatli olmak gerektiğine işaret eden Liham, en ufak bir hata yapması durumunda o kısmı tamamen çıkarması ve yeniden örmesi gerektiğini, bunun da saatler aldığını kaydetti.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

İlgili konular

Yayın Tarihi: 22 Mart 2019 Cuma 12:19
YORUM EKLE

banner19

banner36