banner17

Esad Dedemin hikâyelerini unutamıyorum

Yazar Uğur Canbolat, Bâbıâli Sohbetleri’nde konuk oldu.

Esad Dedemin hikâyelerini unutamıyorum

Bugünlerde Hikâyeler Hep Yarım isimli eseri yayımlanan yazar Uğur Canbolat, Bâbıâli Sohbetleri’nde yaptığı konuşmada, hayata dâir duygu ve düşüncelerini dile getirdi, “Aslında hepimizin yarım kalan hikâyeleri vardır. Onları tamamlamaya çalışıyoruz.” dedi. Cağaloğlu’da Timaş Kitapkahve’de gerçekleşen ve büyük bir kalabalığın takip ettiği toplantıya, Vehbi Vakkasoğlu, İhsan Işık, Sadettin Kaplan, Haluk İmamoğlu, Prof. Dr. Mustafa Nutku ile kültür sanat çevrelerinden bir çok kişi katıldı.

Programın açılışını yapan Mehmet Nuri Yardım, bugün toplum olarak birliğe, beraberliğe ve kardeşlik duygularına çok ihtiyacımız olduğunu belirterek şöyle dedi: “Uğur Canbolat’la yaklaşık 35 yıllık bir dostluğumuz var. O, hayatı boyunca toplumu ayakta ve diri tutan manevi değerler için çalıştı ve gayret gösterdi. Cemiyetin mâneviyat önderlerini tanıttı, onların örnek hayatlarında bahsetti. Haluk Nurbaki, bugün Türkiye’de tanınan okunan bir mütefekkir ise bunu Uğur Canbolat’ın gayretine borçluyuz. Canbolat’ın denemelerinde, yazılarında bizim insanımız, bizim irfanımız ve medeniyetimiz vardır. Kitapları gençlere yol gösterir mahiyettedir. Aldığımız müjdeye göre Canbolat, Ekim ayında TGRT FM’de bir programa başlıyor, şimdiden kutluyor, hayırlı uğurlu olsun diyoruz.”

Programın takdimini ve idareciliğini yapan Divanyolu dergisinin genel yayın yönetmeni yazar Muammer Erkul, “Uğur’la biz aynı dönemde, benzer muhitlerde bulunduk. Sevdiğimiz saydığımız insanlar hemen hemen aynı şahsiyetlerdi. Onlardan istifade ettik. O birikimi de bugün gençlerimize aktarmak istiyoruz.” dedi. Erkul, başta Gürbüz Azak olmak üzere bir çok gazeteci, yazar, sanatkârla aynı havayı soluduklarını ifade ederek, “Şükürler olsun, bugün de Uğur Canbolat ve diğer dostlarla aynı iklimdeyiz, aynı toplantılarda konuşuyor, aynı dergi ve gazetelerde yazıyoruz.” dedi.

İlk hikayem Esad Dedemdir

Uğur Canbolat, çocukluğunu ve etkisinde kaldığı dedesini anlatarak konuşmaya başladı ve şöyle dedi: “Herkesin bir ilk hikâyesi vardır, benim de ilk hikâyem Esad Dede’mdi. Anadolu’da, Yozgat’ta bir Kafkas köyünde büyüdüm. Dedem benim kahramanımdı.  Sohbeti, muhabbeti iyiydi. Kış geceleri ocakbaşında hikâyeler anlatırdı, gazeller, türküler, ağıtlar okurdu, destanlar söylerdi. Dedemin o hâli hiç gözümün önünden gitmedi, onu hiç unutamadım. Uzun kış gecelerinde cenk hikâyeleri okurdu hepimize. Çocuk ruhum, o sohbetlerden çok etkilenmiştir.”

“O zamanlar misafirliğe ve misafirlere çok değer verilirdi. Yoksullara sahip çıkılır ve en iyi şekilde ağırlanırdı.” diyen Uğur Canbolat, konuşmasının ilerleyen bölümünde şöyle devam etti: “Bâbıâli’ye geldiğimde Gürbüz Azak Bey'i tanıdım. O zaman Deli Balta’yı çiziyordu. Çok etkileyici bir çizgi romanıdır. Bizim muhafazakâr matbuatta ilk gülen kitap kapaklarını yapan Gürbüz Azak’tır. Beni etkileyen şahsiyetlerden biri de merhum Dr. Haluk Nurbaki’dir. Onun çevresinde bulundum, fikirlerinden istifade ettim. Haluk Hoca, yakın çevresine hep sorardı: ‘Yusuf Kıssası’nı okudun mu?’ O hikâyenin değerinden sık sık bahsederdi. Radyolarda, dergilerde çalıştım. Gelip giden yazarları hep gözlemliyordum. Bazı notlar alıyordum. Sonra bunları yazdım, denemeler yaptım. Bazı yazarları benimsediğimizde onların kaleme aldığı metinleri de okumaya başlıyoruz. Meselâ Gürbüz Azak’ın, Vehbi Vakkasoğlu’nun, Sadettin Kaplan’ın, Muammer Erkul’un yazılarını ve eserlerini büyük bir heyecan içinde okumuşumdur. Hikâyeler Hep Yarım kitabım, Mehmet Nuri ağabeyin ısrarları sonucu Sanatalemi.net’e yazmaya başladıktan sonra ve bu yazılardan oluşmuştur.”

Program, konuşmaların tamamlanmasının ardından okunan Kur’an-ı Kerim ve çekilen hâtıra fotoğrafları ile son buldu.

Güncelleme Tarihi: 11 Eylül 2015, 15:10
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20