El Sanatları yoluna devam ediyor

Yılda iki kez yayımlanan El Sanatları dergisi, 14. sayısında da gelenekli sanatlarımızın birçok ustasını sanatseverlerle buluşturdu.

El Sanatları yoluna devam ediyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 2004 yılında yayın hayatına başlayan El Sanatları dergisi, 14. sayısıyla da gelenekli sanatlarda söz söylemeye devam ediyor. Zengin yazar kadrosuyla alanında büyük bir boşluğu dolduran dergi, son sayısında Fuat Başar, Gülbün Mesara, Rafet Güngör, Aydın Çakırtaş, Mehmet Kökrek gibi sanatçı ve akademisyenleri konuk etmiş. “Güzelliklerin peşinde ömürlerini sanatla zenginleştirmeye çalışanlar, bu sayımızda da çok şey bulacaklar.” diyerek kapağı açan El Sanatları dergisi, 13. sayısından itibaren İngilizce olarak da yayımlanıyor.

Sanat, insanı en güzele götürür

2004 yılında yayın hayatına başlayan dergi, zengin yazar kadrosuna sahip. Çocuk edebiyatının usta ismi gazeteci-yazar Ali Burhan Eren’in editörlüğünde hazırlanan derginin yayın kurulunda Metin Yüksel ve H. Salih Zengin gibi isimler var. Her sayısında gelenekli sanatlarımızı icra eden sanatkarlarımıza yer veren El Sanatları dergisi, son sayısında da kadim ustaları konuk etmiş. Muzaffer S. İnanç’ın Mücellid Rafet Güngör ile, Uğur Sezen’in hattat ve ebrucu Fuat Başar ile, Semra Ünlü’nün müzehhib Mamure Öz ile mensubu oldukları sanatlar hakkında detaylı söyleşileri, El Sanatları dergisinin “usta-çırak” ilişkisine verdiği önemi bir kez daha ispat ediyor.

Gelenekle modern sanat bir arada

Merkeze gelenekli sanatlarımızı, hüsn-i hat, tezhib, ebru ve minyatür gibi sanatları alan El Sanatları dergisi, modern sanatı da görmezden gelmiyor. Sakıp Sabancı Müzesinde büyük ilgi gören “Rembrandt ve Çağdaşları Hollanda Sanatının Altın Çağı” gibi sergileri analiz eden El Sanatları dergisi, Tokat Mevlevihanesi’ni ve İran’ın meşhur güvercin yuvaları olan “kebûterhâne”leri de mimari yönden tanıtıyor.

Derginin dikkate şayan diğer bir yazısı da “Sanatla Mabedin Buluştuğu Ayasofya’da Hüsn-i Hat Şöleni” başlıklı yazı. Okuyanı önce yoğun bir hüzne gark eden yazı, nihayetinde tebessüm ettiriyor. Ayasofya Camii’nin alamet-i farikası olan Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin meşhur levhalarını konu edinen yazı, bu levhalar özelinde Ayasofya’nın talihsiz macerasını anlatıyor.


Hamza Aslan bilgilendirdi

Güncelleme Tarihi: 15 Eylül 2012, 21:25
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13