banner17

Ekrem Demirli: 'Batı'ya doğru gittikçe toleransımız artıyor'

Prof. Dr. Ekrem Demirli, Zeytinburnu'nda Mantıku't-Tayr okumalarına devam etti.

Ekrem Demirli: 'Batı'ya doğru gittikçe toleransımız artıyor'

Tasavvuf edebiyatının en güçlü eserlerinden Ferîdüddîn-i Attâr'ın Mantıku't-Tayr adlı eseri metaforik anlatımıyla tasavvufun temel prensiplerini, sufi yaşamı ve inancını anlatır. Prof. Dr. Ekrem Demirli, kuşların dilinden hakikatin anlatıldığı, hikmetler denizinde Simurg'un arandığı bu etkileyici eseri Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi'nde tahlil etmeye devam ediyor.

19 Ocak Perşembe günü gerçekleşen Mantıku’t Tayr Okumaları’nda Demirli, talep vadisini ve ardı sıra gelen aşk bahsini ele aldı. "Tasavvuf, sır ilmidir" gibi bir anlayış bulunduğunu ancak tam tersine her şeyin gayet açık olduğunu söyleyen Demirli, "Tasavvufla ilgili kitaplara bakıyorum, 'aman insanlara söylenmesin' denilebilecek, insanları yoldan çıkaracak, anlaşılmayacak hiçbir şey yok. Dinde en sırlı kelime La İlahe İllallah'tır. Bir insanın dünya üzerinde yaşamasından daha sırlı bir şey yoktur." diye konuştu. 

"Dini çok iyi anlamamız ve üzerine çok iyi düşünmemiz lâzım." diyen Demirli, Grek toplumunda felsefenin olduğunu ve bunun insanları sınıflandıran bir yapıya yol açtığını, Hindistan'da da Budizm'in benzer bir kast sistemi öngördüğünü hatırlattı ve Doğu'daki kast sisteminin insanı yok sayan, en kibirli sistem olduğunu söyledi. Demirli sözlerine şöyle devam etti: "Din geldiğinde bütün dikkati insana topladı, dinin bütün gücü buradadır. Din üzerine, özellikle de semavi dinler üzerine konuşmaya başladığımızda hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün insanlar üzerine de konuşmaya başlarız. 'Benim oyum ötekinden üstündür, benim canım ötekinden üstündür' anlayışı felsefenin kibrinden kaynaklanır. Buna karşılık 'bizatihi kıymetli olan varlık insandır' diyen ise dindir ve yine dine göre kimse kimseden öncelikli ya da daha değerli değildir."

"Batı'ya doğru gittikçe toleransımız artıyor"

Fransa'daki Charlie Hebdo saldırıları sırasında gösterilen garip tavrı da hatırlatan Demirli, Müslümanlar olarak neredeyse Fransızlardan özür dileme yarışına girdiğimizi söyledi ve ekledi: "Müslümanlar ölünce, öldürülünce normal geliyor da bir Fransız ölünce üzülüyoruz. Bilinçaltı olarak bunu benimsedik. Batı'ya doğru gittikçe toleransımız artıyor, Doğu'ya geldikçe azalıyor. Müslümanlar olarak buna direnmemiz lâzım."

İnsan olmak Müslümanlığın önünde gelir diyerek hayatî bir noktaya temas eden Demirli, "İnsan olmadan Müslüman olunmuyor. İslam iddiasızlık ve mahviyet üzerine kurulu bir dindir." diyerek günümüz dindarlarının en çok gözden kaçırdığı meselenin altını çizdi.

İslam ve terör konusunda zihinsel olarak bir kabule doğru itildiğimize dikkat çeken Ekrem Demirli, şöyle konuştu: "Dünyanın her yerinde terörist olur, İslam dünyasında da olur. O ayrı bir şey. Fakat İslam ve terörü yan yana getirmek ayrı bir şey. Din konusunda çalışan bazı hocalarımız, 'İslam'ı yeniden yorumlamamız lâzım' diyor. Adam zihnen herhangi bir İslam yorumundan terör çıkabilir düşüncesini kabullenmiş. Bir yerde kibir varsa bu diğerini yok etmeye dönüşebilir. Halbuki özü itibariyle İslam, iddiasızlık ve mahviyet üzerine kurulu bir dindir. İslam'dan kibir çıkmaz."

 

Gülcan Tezcan

Güncelleme Tarihi: 20 Ocak 2017, 10:16
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20