banner17

Ebussuud Tefsiri bana bir ufuk açtı

Üsküdar Belediyesi’nin düzenlediği 'Sâkinlerinin Dilinden Üsküdar Hâtıraları' başlıklı programın ilk konuşmacısı emekli hukukçu ve yazar M. Necati Demirtaş’tı.

Ebussuud Tefsiri bana bir ufuk açtı

Üsküdar Belediyesi’nin düzenlediği “Sâkinlerinin Dilinden Üsküdar Hâtıraları” başlıklı programın ilk konuşmacısı emekli hukukçu ve yazar M. Necati Demirtaş’tı. İlk program, Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşti. Emekli hukukçu ve yazar M. Necati Demirtaş, uzun yıllardan beri oturduğu Üsküdar’ı ve Üsküdarlıları anlattı, yakından tanıdığı şahsiyetlerden bahsetti. Demirtaş, hazırlığını ve takdimini Mehmet Nuri Yardım’ın yaptığı sohbetin ardından dinleyicilerin konuyla ilgili sorularına cevap verdi.

Çocukluğundan itibaren yaşadıklarını ve meslek hayatını anlatan Demirtaş, “Kırklareli’ndeki hakimlik görevimden sonra İstanbul Kadıköy’e tayin edildim. Salacak’ın üstünde Doğancılar’da küçük bir ev satın aldım. Humeyra’nın Yahya Kemal’in o muhteşem şiirinden yorumladığı ‘Sessiz Gemi’ gibiydi ev. O gün bugündür Üsküdarlı bir sâkin olarak oturuyorum.”

Üsküdar’ın tarihini detaylı olarak anlatan M. Necati Demirtaş, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkler Fetih’ten çok önce Üsküdar’a gelip yerleştiler. Semt, başta Aziz Mahmud Hüdâyi Hazretleri olmak üzere bir çok Allah dostunu barındırıyor. Üsküdar bana Bağdat’ı hatırlatıyor. Fuzuli’nin Bağdat için söylediği gazel çok güzeldir. Orada Bağdat’ı ‘evliyalar şehri’ olarak târif edilir. Selviler makamı Karacaahmet beni çok etkiler. Padişahlar Üsküdar-Doğancılar bölgesini mekân tutarmış.”

Ergun Göze’nin ideali Ebussuud Tefsiri’ni tercüme ettirmekti

Daha sonra tanıştığı bazı ilim, fikir ve sanat adamlarından bahseden M. Necati Demirtaş, bilhassa yakın dostu Ergun Göze ile ilgili hâtıralarını dinleyicilerle paylaştı. “Ergun Göze matbuatta yer etmiş bir kalem erbabıydı.” diyen Demirtaş, onunla tanışmasının hikâyesini ise şöyle anlattı: “İshakoğlu Hamdi Bey dostum vasıtasıyla Ergun Göze ile tanıştık. Bâbıâli’ye gittik, 2000’li yıllardı. Ergun Bey'i Boğaziçi Yayınları’nda ziyaret ettik. O zaman Kur’an-ı Kerim’in Sistematik Bir İncelemesi isimli bir çalışma yapmıştım. Kitabı el yazısıyla yazmıştım. Önsözünü Prof. Dr. Bekir Karlığa kaleme almıştı. Ergun Bey kitabı aldı, üç gün sonra beni aradı ve beğendiğini söyledi. Bu kitap Boğaziçi’den çıktı. Daha sonra İslâm’ın Doğuşu ve Temelleri isimli ikinci kitabım çıktı.

Ergun Göze’nin ideali Ebussuud Tefsiri’ni tercüme ettirmekti. Âdeta ömrünü buna hasretmişti. 'Hayatımı bu eseri tercümeye vakfettim.' diyordu. Kitabı Arapçadan Türkçeye tercüme ettirdi, ancak dilini zayıf bulmuştu. Redaksiyona ihtiyacı olduğunu söylüyordu. Bir gün birlikte Eyüp Sultan’a gittik. Ebussuud Efendi’nin mezarını ziyaret ettik, ruhaniyetinden özür diledik. Sonra Ergun Bey bu eserin redaksiyonu görevini bana verdi. Altı cildini hazırladım. Bu çalışma üç sene sürdü. Ergun Bey, 'Kalan 6 cildi de sen hazırlar mısın?' diye sormuştu. O zaman eşim hayattaydı. Dedim ki: ‘Ergun Bey, bunları da hazırlarsam eşim beni boşar.’ Güldü ve ısrar etmedi. Rahmetli Ergun Bey'in son arzusu Mevlâna Hazretleri’nin Mesnevi Şerhi’ni yaptırmaktı. Ancak piyasada çok Mesnevî Şerhi vardı, ‘Elimde kalır’ diye düşündü, vazgeçti.” “Tarihte önder şahsiyetler az çıkar” diyen Demirtaş, “işte Ergun Göze de o önder şahsiyetlerden biriydi.” diyerek sözleri tamamladı.

Ebussuud Tefsiri’nin birinci ve ikinci ciltlerinde fetvalara da yer verdiğini belirten Necati Demirtaş, “Osmanlı Devletinin toprak reformunu bile Ebussuud Efendi’ye borçluyuz. Ebussuud Efendi’nin fetvaları bugünkü insanımıza göre çok eski. Ama ben onları bugünkü anlayışa uyarlamak istedim. Ebussuud Tefsiri bana bir ufuk açtı. Beni zenginleştirdi. Eseri ilahiyatçılar uzun zaman tercüme etmeye çekinmişlerdi.”

Avrupa Hukuku, Roma Hukuku ve İslâm Hukuku arasında mukayeseler yapan M. Necati Demirtaş, “Ahmed Cevdet Paşa büyük bir hukukçumuzdur. Hukuk sahasında muazzam hizmetleri var. Mecelle’de bir çok karar var ki bugün bile yürürlüktedir. Yani bir bakıma Ahmet Cevdet Paşa henüz tam aşılabilmiş değil.” dedi.

Demirtaş, konuşmasının ardından dinleyicilerin sorularına cevap verdi. M. Necati Demirtaş, konuşmasını tamamladıktan sonra hazırladığı ŞeyhülislâmYahya Efendi Divanı’nın da kısmetse 2016’da yayımlanacağını sözlerine ekledi.

 

Oğuz Özcan haber verdi

Güncelleme Tarihi: 29 Ekim 2015, 11:56
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20