Dr. Mustafa Erim: "İsrail'in uyguladığı katliam bütün dünyanın sorunudur."

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Youtube kanalında her Pazar yayınlanan Medeniyet Sohbetleri’nde Kudüs konusu ele alındı. Dr. Murat Özyıldırım’la TDED Mersin Şube Başkanı Dr. Mustafa Erim’in sohbetinde İslam dünyasının Kudüs’le daha yakın ilişki içinde olması gerektiği vurgulandı.

Dr. Mustafa Erim: "İsrail'in uyguladığı katliam bütün dünyanın sorunudur."

Söyleşide konuşmacılar Mersin Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Murat Özyıldırım’la TDED Mersin Şube Başkanı Dr. Mustafa Erim, Kudüs’ün tarihî, dinî ve sosyo-politik önemine değinerek Kudüs hakkında önemli bilgiler aktardı.

 

ROMALILAR YAHUDİLERE KUDÜS’Ü YASAKLADI

Son zamanlarda İsrail’in sebep olduğu acı olayların Kudüs’ün önemini bir kez daha fark ettirdiğini söyleyen Murat Özyıldırım, Kudüs’ün İslam öncesi dönemine dair tarihçeyi izleyicilerle paylaştı. Yahudilerin Kudüs’ü dünyanın merkezi kabul ettiklerini ifade eden Özyıldırım, şunları söyledi:

“Yahudilerin Romalılara karşı isyanlarının temel sebebi dinîydi. Romalı hükümdarlar kendilerini tanrı görüyor, vergi verilmesini ve kendileri için kurban kesilmesini istiyorlar, Yahudiler de bunları kabul etmiyordu. Bu sebeple 4. yüzyıla kadar Yahudilerin Kudüs’e girmesi yasaklanmıştı. Kudüs Yahudiler kadar Hıristiyanlar için de önemli. Mescid-i Aksa alanı içinde birçok peygamberin izleri vardır. Hıristiyanlar, Yahudileri teslis inancına göre ‘Tanrı katili’ olarak tanımlamış ve Yahudiler üzerinde kıyımlar gerçekleştirmiştir. Biz Müslümanların ilk kıblesidir.”

 

YAHUDİLER SADECE İSLAM YÖNETİMİNDE HUZUR BULDU

Kudüs’e ve Filistin’e barış gelmesini temenni ederek sözlerine başlayan Mustafa Erim, Müslümanlar için Kudüs’ün öneminin Miraç hadisesi sebebiyle olduğunu ve Kuran-ı Kerim’de mukaddes toprak olarak isimlendirildiğini belirterek şunları söyledi:

“Kusr’an-ı Kerim’deki ifade, sadece Mescid-i Aksa’yı değil, Kudüs’ü ve çevresini de Müslümanlar için önemli hâle getirmektedir. Peygamberimiz (sav), Mescid-i Haram’dan sonra inşa edilen ikinci mescidin Mescid-i Aksa olduğunu söylemiştir. En önemlisi de Müslümanların ilk kıblesi olmasıdır. Kudüs Hıristiyanların eline gittiği dönemde Mescid-i Aksa’nın bulunduğu alan önemsenmemiş ve üzerine hiçbir şey inşa etmemişlerdir. Mekânlar kaderine terk edilmiş ve çöplüğe dönüşmüştür. Hz. Ömer (ra) Kudüs’ü teslim aldığında dünya tarihine, inanç ve fikir özgürlüğüne örnek bir hadise gerçekleşmiştir ve bugünkü dünyanın birçok probleminin ve zulümlerin temelini anlamaya kâfidir. Hz. Ömer fetihten sonra Mescid-i Aksa’nın yerini tespit etmiş ve harabelerin tamirinde bizzat çalışmıştır. Emeviler döneminde Mescid-i Aksa’ya Kubbetü’l-Sahra inşa edilmiştir. Kudüs, Haçlılar tarafından işgaline, 1099’a kadar barış içinde yaşanan bir şehirdir. Haçlıların her yaştan insana yönelik yaptığı katliama kaynaklarda yer verilmiştir. Bu bilgi günümüze de ışık tutmaktadır. Selahaddin Eyyubi, kendini bildiği andan itibaren Kudüs’ün işgalden kurtulmasıyla ilgili bir çaba içine girdi ve 1187’de Kudüs’ü özgürleştirdi. Sonrasında 400 yıl boyunca Osmanlı denetiminde huzurlu ve bütün dinlerin yer bulduğu bir şehir hâline gelmiştir. Yahudilerin tarih boyunca kendilerini en rahat hissettikleri yönetim, İslam yönetimi olmuştur.”

 

KUDÜS YALNIZ KALMAMALI

Yahudiliğin Kudüs’teki süreci boyunca bir bilinç oluşturduğuna ve siyon kelimesinin Kudüs’ün eski adı olduğuna dikkat çeken Mustafa Erim, Avrupa’da Fransız İhtilali sonrası serbestliğe kavuşan Yahudilerin yine çifte standarda maruz kalması sonucu Siyonizm’in yükseldiğini kaydetti. “Yahudi devletinin kurulması Theodor Herzl’de bir fikir olarak vücut buldu. Nitekim 50 yıl sonra bu gerçekleşti. 1871’de aşırı göçlerin farkına varan II. Abdülhamid, Kudüs topraklarını vakıf malı ilan ederek devlet kurmalarını engellemiş oluyor. Gelin görün ki onu tahttan indiren İttihat ve Terakki bu süreci yeniden başlatmış oluyor” diyen Erim, I. Dünya Savaşı’nın Yahudilere Filistin’de bir yurt vermeyle sonuçlandığının altını çizdi. Filistin’in İngiltere destekli olarak zamanla Siyonist zihniyet tarafından ele geçirildiğini dile getiren Erim, savaşların ve çabaların bu işgali önleme noktasında bugüne dek sonuç vermediğini ifade etti ve, “İsrail’in bugün Filistinlilere uyguladığı zulüm bütün dünyanın sorunu olmalıdır. Bu olayların demokrasinin geliştiği bir dönemde yaşanması bunu zorunlu kılar. En azından İslam dünyasının sorunu hâline gelmedir. Kudüs yalnız bırakılmamalı” dedi.

Yayın Tarihi: 23 Mayıs 2021 Pazar 10:30 Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2021, 09:52
banner25
YORUM EKLE

banner26