Deneme yazmak bir tür sınanmadır

Bâbıâli Sohbetleri’nde bu hafta yazar Elif Sönmezışık deneme üzerine konuştu.

Deneme yazmak bir tür sınanmadır

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)’in her hafta Perşembe günleri Timaş Kitap Kahve’de düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde bu hafta ESKADER yönetim kurulu üyesi, Sanatalemi.net sitesi yayın yönetmeni yazar Elif Sönmezışık konuşmacı olarak yer aldı. Mine Köker’in yönettiği “Deneme Üzerine” başlıklı programda Sönmezışık, denemenin net bir tanımın karşılığı olmadığından, denemenin diğer nesir türlerine olan farklılıklarından, metin olarak taşıması öngörülen niteliklerden, hem yerli edebiyatımızdaki hem de dünya edebiyatındaki denemenin öncü yazarlarından söz ederek eserlerinden örnekler verdi ve Cemreler kitabının oluşum sürecini anlattı.

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren ESKADER Kurucu Başkanı edebiyatçı yazar Mehmet Nuri Yardım, Bâbıâli Sohbetleri’nin bu yıl da yaz aylarında devam edeceği müjdesini verdi. Modern anlamda denemenin, klasik anlamda sohbet türüne neredeyse karşılık gelecek yakınlıkta olduğunu kaydeden Yardım, denemenin söz ustalığı gerektirmekle, kısa bir metin içinde büyük bir birikimin ifadesi olmakla önemli bir tür olduğunu ve bu bakımdan şiire yakın bir titizlikle yaklaşılmasının gerektiğini belirtti. Osman Akkuşak’ın günümüzde köşesinde zaman zaman deneme yazan nadir yazarlardan olduğunu ifade etti.

Cemreler kitabındaki yazıların his dünyamıza düşen birer cemre olarak tanımlayan Mine Köker, Mine Köker’in takdiminin ardından sözü alan Elif Sönmezışık, Bâbıâli Sohbetleri’nin önemli programlara ev sahipliği yapmasından ve birçok mütefekkir, yazar ve sanatkârı aynı mahfilde buluşturmasından ötürü böyle bir programda konuşuyor olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek sözlerine başladı. Denemenin nesirde en çok akla gelen türlerden olmasına rağmen, tüm dünyada birden çok tanımı yapılan bir alan olduğuna ve bu tanımların birbirinden farklılığına dikkat çeken Elif Sönmezışık, isim babası Monteine’den başlayarak denemenin serüvenini anlattı. “Monteine, denemeyi ‘kendini anlattığı’, öznel bir alan olarak tanımlıyor. Ondan yüz yıl sonra dünyaya gelen ve İngiliz yazar Francis Baon ise deneme daha nesnel bir tanım getirmiştir ve nasihat eden, kendi fikirlerini kesin görüşler olarak yansıtan bu tutumu yazılarında da mevcuttur.” diyen Sönmezışık, denemenin bilgi ve duygu denklemini kelimelerle kuran hayatın, bilgi taşıyıcısı olmak kaygısı taşımayan ve üslup gerektiren bir nesir türü olduğunu ifade etti.

Deneme türünün, yazma esnasında hayatın küçük bir noktasını çekiştirirken ardından birçok meseleyi sürükleyebileceğini dile getiren Elif Sönmezışık, Ahmet Rasim, Ahmed Haşim ve Yahya Kemal’in bizdeki denemenin öncülerinden sayıldığını, Cenap Şahabeddin, Suut Kemal Yetkin, Refik Halid Karay, Salâh Birsel, Cemal Süreyya, Attilâ İlhan, Gündüz Vassaf’ın ise önemli denemecilerimiz arasında yer aldığını belirtti. Denemelerinden en çok etkilendiği yazarları Rasim Özdenören, Peyami Safa, Baudelaire, Yakup Kadri, D. H. Lawrence, Tahsin Yücel, Nazan Bekiroğlu, Selim İleri, Adalet Ağaoğlu, Salâh Birsel, Eliot, Tolstoy, Cemil Meriç olarak sıralayan Sönmezışık, Sedat Umran’ın Şiirde Metafizik Gerçek isimli eserinin gözden kaçmış, üzerinde durulması gereken önemli bir deneme eseri olduğuna dikkat çekti.

Cemil Meriç’in bilinçli olarak denemeye yönelmesiyle, büyük mütefekkir ve kendinden sonrakileri etkileyen güçlü bir kalem olmasının yanı sıra yerli yazarlarımız arasında yalnızca deneme yazmış tek yazar olmakla ve bunu beyan etmekle bir fark ortaya koyduğunu ifade eden Sönmezışık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Noktadan âlemi görebilme çabasından mütevellit, yapılan okumalar, yaşantıdan çıkarılan anlam ne kadar zengin ise yazılar da o kadar gelişkin oluyor. Deneme yazmak, aslında birikiminizin ne olduğu ile sınanmak anlamına gelebiliyor. Kendinizi sınıyorsunuz, okuyucu tarafından sınanıyorsunuz. Deneme kurmaca bir tür değil. Kurgu yazının dışında kalabilen ancak, hayattan seçtiklerini kendi doğal kurgusu içinde yorumlamaya, anlamlandırmaya gayret eden bir tür. Bu bakımdan gözden kaçmaması gereken edebî vurgusu var. Yayımlanan her deneme altbaşlıklı kitap deneme midir? Aslında bu soru, türü anlamak bakımından önemli. Çoğu köşe yazısı deneme olmasa da bu başlık altında kitaplaştırıldığı gibi, yayımlanmış makalelere de deneme eseri denebiliyor. Bu da her fikir beyan eden nesrin deneme olarak algılanmasına sebep oluyor.”

Program soru cevap bölümünün ardından hatıra fotoğrafları ile sona erdi.

 

Osman Esgice haber verdi

Güncelleme Tarihi: 22 Mayıs 2015, 17:16
banner12
YORUM EKLE

banner19