Çocuklar şiirle buluşturulmalı

3.İstanbul Edebiyat Festivalinde 4. gün “Çocuk Edebiyatı Atölyesi” ile başladı.

Çocuklar şiirle buluşturulmalı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü uhdesinde, Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’nce gerçekleştirilen 3.İstanbul Edebiyat Festivali etkinlikleri Perşembe günü Çocuk Edebiyatı Atölyesi” ile başladı.  “Çocuk Edebiyatında Dil Meseleleri” başlıklı etkinliğe Melike Günyüz, Bestami Yazgan ve Nevzat Yüksel katıldı. Oturum yöneticisi Melike Günyüz programı çocuk edebiyatımızın günümüzde taşıdığı önemi vurgulayarak başladı. Çocukların ninniyle beslenmesi gerekirken onları kitle iletişim araçlarına teslim ettiğimizi söyleyen Günyüz, anadili kullanma becerisi kazanmanın hayat başarılarını beraberinde getirdiğini ifade ederek SBS’de başarılı olan çocukların okuyan çocuklar olduğu fark edildiğinde Türkiye’de bir okuma seferberliği başladığını anlattı. Ancak dil hazzı geliştirebilen, estetik bir beğeni düzeyi oluşturabilen metinlerin çocuk edebiyatı metin olduğunu savunan Melike Günyüz, çocuk edebiyatı denildiğinde akla sadece belli erken yaşlara sıkışmış metinler gelmesinin yanlış bir kanaat olduğunu belirttikten sonra “Bir metnin çocuk edebiyatı metni olup olmadığını anlamanın en kolay yolu, biz yetişkinlerin o metinden zevk alıp almadığımızdır” dedi. Günyüz, edebiyatın çocuk açısından hayatı yeniden tanımlama, dünyaya dair belli başlı intibalar edinme vasfını hatırlattıktan sonra, “Şiire geri dönmemiz, çocuklarımızı masal kitaplarından önce şiirle buluşturarak dilin inceliklerini keşfetmesini sağlamamız gerekiyor. Bugünkü hükümetin ve devletin gösterdiği hedefe ulaşabilecek elemanlar yetiştirmeliyiz. Diliyle arasına mesafeler koyulmuş bir toplumun öksüz çocukları olarak bu dili yeniden inşa etmek ve çocuklarımızla buluşturmak zorundayız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

bestami yazgan

Şiir ve çocuk ikiz kardeşler

Melike Günyüz’den sonra konuşan Bestami Yazgan çocukların gelişiminde şiirin önemini ele aldı. “Milli kültür bir millet için hayati önem taşır. Milli Kültürün en önemli unsurlarından biri şiirdir. Mimarlar nasıl saraylar yaparsa şairler de ses sarayları yaparlar. Mimarların inşa ettikleri yapılarda belli bir zümre oturur ancak şairlere ait ses sarayları kıyamete kadar insanları ağırlayabilecek niteliktedir” ifadeleriyle sözlerine başlayan Bestami Yazgan küreselleşme ile her şeyin birbirine benzemeye başladığını söyledi. En milliyetçi edebi türün şiir olduğunu ileri süren Yazgan, şiire millilik yönünden sahip çıkmak gerektiğini ifade ederek çeşitli şiirler okudu. İletişimi sağlayan en büyük araç olan dilin sadece yaşayan insanlar arasındaki iletişimi değil nesiller arasındaki iletişimi de sağladığını söyleyen Bestami Yazgan “Çocuk için en değerli besin kaynağının ana sütü olması gibi çocuğun ruhunu besleyen en önemli besin de anadilidir” dedi. Dünya bir ağaç olsa çiçeğinin çocuk olacağını, sanat bir ağaç olsa çiçeğinin şiir olacağını dile getiren Yazgan, çocukla şiirin ikiz kardeşler olarak kabul edilebileceğini ifade etti.

Çocuk en büyük şeydir

Son olarak söz alan Nevzat Yüksel, Abdülhak Hâmid’in “Kim demiş ki çocuk küçük bir şeydir / Bir çocuk belki en büyük şeydir” dizelerine atıf yaparak çocuğa değer vermenin önemine, yetişmelerinin kıymetine dikkat çekerek konuşmasına başladı. Öğrenmenin ve öğretmenin en önemli aracı olan dilin düzenli olmasının sözlerin düşünceyi layıkıyla temsil edebilmesi için şart olduğunu ifade eden Yüksek dil kullanmada herkesin yetkin bir konumda olması için çocuk yaşlardan itibaren verilecek çok yönlü bir dil eğitiminin şart olduğunu dile getirdi. Çocuk gelişimi ile dil gelişimi arasındaki yakın ilişkiye eğitim sisteminde yer verilmediğini belirten Yüksel, “İnternetin etkisinde, suni bir ortamda kalan çocuk, günümüzde kitaptan ve dolayısıyla dil gelişiminden soyutlanmıştır. Çocuğun dil gelişiminde en etkili faktör olan çocuk kitapları ile dostluk kurmayı başarabilen çocukların kelime dağarcıkları genişler, hayal dünyası zenginleşir, dil bilinci kazanarak sosyal ve zihinsel gelişimleri hızlanır” dedi. Çocuk kitabı yazarlarının çocuklar için öykü yazmadan evvel bir edebi tür olarak öyküyü layıkıyla bilmeleri gerektiğini söyleyerek çocuklar için yazmanın hafif ve kolay bir iş olduğunu düşünmekten vazgeçmenin çocuk edebiyatı ve çocukların dilsel gelişimleri bakımından önemini açıkladı.

Büyük yazarlar çocuklar için de yazmalı

Ünlü yazarların çocuklar için yazmalarının ulusal bir görev olduğunu söyleyen Yüksel, Muallim Naci, Tevfik Fikret ve Cahit Zarifoğlu’nun çocuk edebiyatı alanına yaptıkları katkıları hatırlatarak dile hâkimiyet kurmuş yazarların bu alanda daha fazla emek sarf etmelerinin, ortaya kaliteli bir çocuk edebiyatı geleneği çıkmasını sağlayacağını söyledi. Melike Günyüz’ün ve Bestami Yazgan’ın şiire yaptıkları vurgunun aksine Nevzat Yüksel çocuğa en yakın türün öykü olduğunu söyledi. Günümüz çocuk öykülerinde olaydan çok anlatıma yer verilmesinin, çocukların beklentilerinin karşılanmaması gibi sakıncaları olduğunu belirterek çocuk edebiyatı metinleriyle ilgili şu önerilerde bulundu: “Resmi dilimize esas olarak alınan İstanbul ağzının dışındaki yöresel söyleyişlere yer verilmemelidir. Kelimeler ilk anlamlarıyla kullanılmalı, mecaz anlamları tercih edilmemelidir. Anlatım bozukluklarından mümkün olduğunca kaçınmak gereklidir. Kitaptaki her şeyin doğru olduğuna inanan çocukları yanıltmamak açısından kelimelerin yanlış yazılmasını, kelime hatalarını, dizgi yanlışlarını ve noktalama işaretleriyle ilgili hataları en aza indirmek şarttır ve bu konuda yayınevlerine ve yazarlara önemli bir iş düşüyor.”

Festivalde beşinci gün yani 9 Aralık Cuma günü ise saat 13.30’da Belkıs İbrahimhakkıoğlu ve Nuri Sağlam’ın katılımıyla “Deneme Atölyesi”; Aynur Can, Avni Çebi ve Korhan Gümüş’ün katılımıyla saat 16.00’da “Şehir Yazarları Paneli” gerçekleştirilecek.

Festivalin son günü 10 Aralık Cumartesi. Cumartesi günü saat 12.30’da Kamil Büyüker, Emine Çaykara, Haluk Oral’ın katılımıyla “Edebiyatımızda Hatırat Paneli”; saat 15.00’de A. Ali Ural, Ali Galip Yener, Hüseyin Su ve Metin Celal’in katılımıyla “2011 Yılında Türk Edebiyatı Açıkoturumu” ile devam edecek olan 3. İstanbul Edebiyat Festivali, “2011 Edebiyat Mevsimi Büyük Ödülleri”nin açıklanması ve festival değerlendirmesiyle son bulacak.

Güncelleme Tarihi: 09 Aralık 2011, 00:23
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13