Çatı şimdi daha muhkem

MTTB'nin üniversiteli öğrencileri tarafından çıkarılmakta olan Çatı'nın 3. sayısı çıktı.

Çatı şimdi daha muhkem

 

Yayın hayatına başladığı kısa süre zarfında Türkiye’deki üniversite gençliğinin tümünü kapsayacak içeriğe ve hacme sahip olan Çatı Dergisi, üçüncü sayısında çatısını daha da büyütmüş.ÇATI 3

Milli Türk Talebe Birliği’nin (MTTB) bünyesinde çıkan derginin ilk sayısı Temmuz 2010’da çıkmıştı. O zamandan beri istikrarını koruyan bir öğrenci dergisi olarak öne çıkıyor. Dergi, Türkiye’nin dört bir tarafından, üniversiteli gençlerin gönderdiklerinden müteşekkil. Bu denli geniş bir yelpazeye ve yazar ekibine sahip herhangi bir öğrenci dergisi bugün mevcut değil. Ayrıca, tek olmasına rağmen kalitesinden de ödün vermeyip her sayısında kendisini aşan bir hususiyet barındırması dikkate değer.

İlk iki sayısındaki gibi derginin içinde yok yok. Bununla birlikte ilk iki sayısına nazaran kapasitesini daha da genişletmiş.

Öğrenci olayları ve üniversite

MTTB başkanı Taha Enes Şener’in başyazısı, son dönemde gündeme gelen öğrenci olayları ve gençliğin sorunlarına dair, okunmaya değer bir girizgah olmuş.

MTTB’nin Türkiye üniversite gençliğinin profilini çıkarmak amacıyla yaptığı anketlerin bu sayıdaki konusunu eğitim sistemi, kişisel sorunlar ve siyasete bakış açısı oluşturuyor.

Araya serpiştirilmiş birkaç şiir içinde Mehmet Çoban’ın Avuçlarımda Gece Kuytulukları şiirini gayet başarılı buldum.

Mısır İsyanı ve Wikileaks

Ekonomi yazılarından Hayreddin Özden’in İslâmi İktisat yazısı, siyasi gündeme dair Ömer Behram’ın Mısırdaki isyan üzerine yazısı ve Cahit Ergün’ün wikileaks üzerine yazdığı aydınlatıcı yazılarını görünce, üniversite gençliğinin televizyon dizilerinde göründüğü kadar boş olmadığını, aralarında düşünenlerin çıktığını görmek sevindirici.

 Her sayısında dosya konusu olarak Türkiye’deki gençlik hareketlerini baz alan Çatı ekibi, ilk sayısında MTTB teşkilâtını, ikinci sayısında Jön Türkleri ele almıştı. Bu sayısında ‘68 kuşağı’ olarak bilinen solcu gençlerin, geçmişten günümüze kadar olan macerasını konu almış. Yani sadece 68 devrini değil, sol hareketin 68’e kadar olan gelişimi, ondan sonra günümüze yaklaştıkça yavaş yavaş çöküşü kapsamlı bir şekilde ele alınmış. O kadar ki, bu konu hakkında araştırma yapacak birisine kaynaklık edecek muhtevaya sahip. Bu zorlu dosyanın altında Şerif Sevim ve Mehmet Özcan’ın imzası var.

Bu ne yaman çelişki?!

Burak Örkün’ün Türkistan hakkında yazdığını okuyunca, gündemin etkisi altında kalıp asıl gündemimizi işgal etmesi gereken şeylerden ne kadar uzakta durduğumuzu fark ediyoruz. Türkistan’da Müslüman kardeşlerimize yapılan katliamdan bihaber yaşıyorken, İbrahim Tatlıses’in vurulmasına günlerce üzülmemiz, duygularımızın birtakım güçler tarafından yönlendirildiğinin en açık kanıtı.

Eleştiri bölümünde, ÖSYM, Ekrem Sakar tarafından; İz Bırakanlar köşesinde Mehmed Akif Ersoy, Hakkı Takı tarafından ele alınmış.  

Kürşad Yusuf Coşkun’un gezi yazısı, H.Burak Gürler’in öyküsü, Adem Sevim’in mimari üzerine yazısı ve Ömer Faruk Yıldız’ın sinema üzerine yazısı kayda değer diğer yazılar.

Kısacası genişleyen içeriği, kapsamlı yazar kadrosu, baskı ve yaprak kalitesiyle Çatı Dergisinin 3. Sayısı yine göz doldurmuş.

 

Zekeriya Siyah Çatı'nın sayfalarında gezindi

Güncelleme Tarihi: 29 Mart 2011, 08:59
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13