banner17

Çağının ötesinde bir Osmanlı ressamı: Abdülcelil Çelebi

Batılılaşma hareketlerinin başladığı Lale Devri’nin en güzel eserlerini bırakan Osmanlı minyatür sanatının büyük temsilcisi Levni’nin eserleri, çağın çok ötesinde bir sanatı ortaya koyuyor. Kıvrak bir zekânın ürünü olan, bu minyatürler Osmanlı'da saray yaşamına ışık tutuyor.

Çağının ötesinde bir Osmanlı ressamı: Abdülcelil Çelebi

Lale Devri'nin en tanınmış minyatürcüsü Abdülcelil Çelebi, minyatür sanatına derinliği ve perspektifi getirmiş, pek çok yeniliğe öncülük etmiş bir sanatçı.

Levni, Topkapı Sarayı'ndaki nakkaşhanede tezhip öğrendi, daha sonra da II. Mustafa zamanında sarayın başnakkaşlığına getirildi. III. Ahmet döneminde de bu görevini sürdürdü.

Saray atölyelerinde çalışıp minyatürler yaparak hayatının sonuna kadar görevini sürdüren Levni haremdeki kadınları resmettiği minyatürleriyle de dikkat çekiyor.

Sütunlu, yuvarlak bir kemer altında oturmuş, tef, miskal, nefesli bir saz ve ud çalan dört genç hanımın olduğu minyatür sıcak, samimi bir ifade taşır ve neşeli bir müzik duyulacakmış gibi hissettirir. Oldukça zarif bir görünümleri ve duruşları var.

Levni ‘Atalar Sözü Destanı’ adlı kitabında yalın bir dil kullanarak her kesime hitap etmeyi amaçlamış. Bu destanda atasözleriyle çalışkan, dürüst, iyi huylu, tok gözlü, bilgili ve hünerli olmayı öğütlemiş.

YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20