banner17

Cafcaf'ı ancak keşfeden bilebilir

Cafcaf nedir diye sorarsanız buyurun anlatayım. En başta bir mizah dergisi ama içinde mizahtan ötede bir şeyler var...

Cafcaf'ı ancak keşfeden bilebilir

Beyazıt Fuarı'nda en çok uğradığım yer Mana Yayınları standı. Geçtiğimiz günde uğradım ve bir Cafcaf aldım.

Cafcaf nedir diye sorarsanız buyurun anlatayım. En başta bir mizah dergisi ama içinde mizahtan ötede bir şeyler var...

Bende okuyup keşfettikten sonra gördüm o şeyleri.

Aldım elime Cafcaf'ı birde ne göreyim? Sağlam bir manşetle ilgimi çekti bile.

Neyse açtım okumaya başlıyorum, birde ne göreyim? Bünyamin Yılmaz Abi, “Aradığınız Medya” diye muhteşem bir sayfa ile karşımda. Memnuniyetle okudum, okurken güldüm, çok güldüm. Vallahi bilseydim almaz mıydım önceden bu dergiyi. Bu yazıya gülmeyenin birde Cafcaf'taki mizah anlayışını görmeyenin aklına şaşarım ben.

Bir sonraki sayfa da imam-hatipli olduğum için fazlasıyla ilgimi çekti. Kimden mi? Yavuz Girgin'in çizgi dolu kaleminden.

Şaşkınlığım giderek artıyor. Neden mi? Hüsrev Hatemi'nin yazısı çıktı karşıma daha ne olsun! Yazdığı tramvay anılarını merakla ve büyük bir keyifle okudum.

Gereksiz Yazar köşesiyle Güray Süngü çıkıyor pat diye karşıma. Başlıyorum okumaya. Vay arkadaşım, muhteşem bir yazı! Ağlanacak halimize gülüyorum haliyle. Hayatta ve şu teknoloji zamanında ki biz insanların ironisini öyle güzel anlatmış ki gülmekten ağlamaya başlıyorum.

Devlet koyun beslesin!

Sayfayı değiştiriyorum birde baktım ki; Bülent Akyürek! Ne de güzel anlatmış insanların halini, hatırını... Bende Bülent Akyürek ağabeye katılıyorum, devlet koyun beslesin!

Hemen yanındaki sütunda da Mehmet Şeker'in yazdığı, Ali Fırat Biberci'nin çizdiği, hakikatleri anlatan bir karikatür öyküsü yer alıyor.

Şimdi de karşımda Suavi Kemal Yargıç var. Tebessümle yazısını okuyorum. Tahminimde yanılmıyorum yine çok cafcaflı bir yazı yazmış. Dikkatle okuyorum yazdıklarını. Çünkü muhafazakarlıkla ilgili çok ince tavsiyelerde bulunmuş! Bende karımı muhafaza etmeyi öğreniyorum, en ince biçimleriyle!

“Gavur 'Vatan'ı Nasıl Kurtardı?” diye merak ediyorsanız birde Turgut Yılmaz'ın çizdiği sayfaya bakın derim. Ahmet Turan Alkan yazmış öyküsünü... Vatan kurtarmanın nasıl bir komediye dönüşüverdiğini...

Salih Kılıç'ın dikkat çekmek için yazmadığı yazı oldukça dikkatimi çekiyor ve yarısından fazlasına katılıyorum yazdıklarına.

Necmettin Çakmak günümüzdeki cömertlikteki eksikliği öyle bir güzel hikayeyle anlatmış ki, 'vallahi ne haldeyiz' diyorsunuz.

Melike Bozbey'in öyle merakları varmış ki, Müzeyyen Yılmaz çok iyi bir şekilde meraklarını çizgiye dökmüş.

Uzatmayayım geldik bir tesettür hikayesine. Bizim deli kız çizmiş. Bir görseniz gerçekten böylemi olmuştur diye Elif Büşra Doğan'a sorarsınız.

Gelelim en beğendiğim köşeye. Başkanın Adamları! 'Çok iyi ya' diyerek inceliyorsunuz çizilenleri, başkanlara ne tür yalakalıklar, yağcılıklar yapıldığını yandaş medya pek yazmıyor biliyorsunuz. Cafcaf bunu da ihmal etmemiş.

Sona doğru giderken, Cafcaf'tan haberlere rastladım. Öğrendim ki, 6 yaşına girmiş Cafcaf ya hu! E o zaman nice bizimle birlikte senelere olsun diyelim.

40 sayfanın yarısını bile anlatamadım. Anlattıklarımı ve daha fazlasını görmek için hemen bir Cafcaf edinin bence hemen.

Ya hu ne çok övdün şu dergiyi, hiç mi kötü yanı yok diyenler olur mutlaka. Var elbette vaar olmaz mı?

En kötü yanı ne biliyor musunuz?

3 ayda bir çıkıyor. Yetmez mi? Yeter tabii! Daha fazla çıksa da bizde daha fazla gülsek bir mizahi dergi sayesinde.

Umarım hep bizimle birlikte olur Cafcaf nasıl ve ne zaman olursa olsun.

Birde emeği geçenleri unutamam, unutamayız.

Cafcaf'ı gülerek okurken biz, ceremesini çeken Asım Gültekin abimize Allah'tan yardım diliyorum.

Cafcaf'ta emeği olan herkesin emeğine sağlık, onlar iyi ki varlar.

Tüm Cafcaf emektarlarına selam olsun!

 

Şeyda Karakoç yazdı

Güncelleme Tarihi: 21 Ağustos 2012, 01:26
YORUM EKLE
banner8

banner20