Bu sisteme uymak zorunda mıyız?

Dayanışma-Der tarafından yapılan basın açıklamasında eğitim sistemindeki zorunluluğun değil de formülün tartışılması eleştirilerek, halkın süreçte yok sayılması kınandı.

Bu sisteme uymak zorunda mıyız?

Eğitimde sistem değişikliği bir kez daha gündemde. Temelleri çoktan çürümüş bir binayı hangi formülün ayakta tutacağı tartışılıyor. Ne var ki bir kez daha temel meseleler göz ardı ediliyor. Milli Eğitim Komisyonunda oynanan gölge oyunu eğitimde gerçekten değişmesi gereken hususların üzerini örtüyor.

Milyonlarca çocuğun bugününü ve geleceğini ciddi şekilde etkileyecek bir meselede, eğitimcilerin, velilerin ve öğrencilerin en ufak bir fikrine dahi müracaat edilmemesi; aslında kadim devlet aklının aynen muhafaza edildiğinin bir göstergesidir. Bir kez daha tepeden inme biçimde kararlar veriliyor ve itaat etmemiz bekleniyor! Bu nasıl bir istikbardır?

Tamamen gönüllülük esasına dayalı eğitim sürecini zorunlu tutmanın yanlışlığını tartışmak yerine 8 mi 12 mi olsun, 8+4 mü 4+4 mü olsun gibi hesapların peşinde koşanlar, bir toplumun kaderi üzerinde böylesine bir karar verme cesaretini kendilerinde nasıl bulabiliyorlar?

Çocuklarımızın geleceği hakkında biz anne babaların fikrine hiçbir şekilde müracaat etmeden, çocuklarımızı kaç yaşında okullara toplama kararını hangi hakla verebiliyorlar? TÜSİAD’la, muhalefet vekilleriyle girilen polemikler, anlamsız tartışmalar arasında bir kez daha oldu-bittiye getirilecek bir sistem değişikliğini dayatmanın anlamı nedir?

Altını çizdiğimiz gerçek basit ve net: Ne devlet Rabb’imizdir ne de çocuklarımız onun kulları.

Talebimiz de basit ve net: Rakamlarla hesaplamayı bırakın, sistemin ideolojik özüyle hesaplaşın ve çocuklarımıza oturduğunuz koltuklardan dayatmalarda bulunmaktan, eğitimi zorunlu tutmaktan vazgeçin!

Sakarya Dayanışma Derneği

 

Fatma Ünal haber verdi

Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2012, 07:42
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13