Bu dergi İzbe'de bırakmıyor

Zonguldak’ta İzbe adında bir fanzin yayımlandı. Sade ve samimi bir uğraş sonunu doğan bu edebiyat halkasına dâhil olduk.

Bu dergi İzbe'de bırakmıyor

Yeni şeyler heyecan verir. Bu yenilik edebiyat dünyasında oldu mu daha bir mutlu kılar insanı. Zira mekaniğin ve istatistiğin aksine edebiyat bir soluk açar insana. Birkaç gün önce Yusuf Kaplan dememiş miydi: “Bu çağ, kültür çağıdır” diye.

Zonguldak’ta yeni bir dergi, daha doğrusu fanzin ses verdi. İzbe Fanzin adıyla yola çıkan bir fanzin Dursun Göksu ve arkadaşlarının gayretiyle çıkıyor. Temmuz ayında ilk sayısını yayımlayan İzbe, yeni sayısına yoğunlaşmış durumda.

Edebiyat dergisinin tek görevi: “Edebiyat!”

“Zonguldak ah…” diyerek açmışlar perdeyi. Zonguldak lavuar binası ile ilgili röportajda şehir kavramı ile hakikat ve dostluk arasındaki bağa vurgu yapılmış. Günümüz edebiyat dergilerinde pek sık karşılaşmasak da mahlas kullanan yazarlara rastlıyoruz İzbe’de. Akakiy Costanza, “Gar” bir hikaye ile; aNormal volume ise “Savrulmalar Tarihi” başlığını taşıyan anı ve deneme karışımı bir metinle katkıda bulunmuş fanzine. Yine Çağının Adamı, İtibar dergisini masaya yatırmış. Abdulkerim Yılmaz ise Barlar Sokağında Hayal Vaatleri’’inde savrulduğumuz yerden bir dostun eliyle kalkacağımızı söylüyor sanki. Fanzinin tek şiiri Meriç Recai’den: “Seni Yakamazlar Benim Yerime”

“Başlarken” başlıklı giriş yazısında, bir edebiyat dergisinin bir tek amacı olabilir o da edebiyattır, diyor Dursun Göksu ve ekliyor: “Edebiyat için bir başka tıkanıklık ise amaç belirlemedeki yanlışlık.” Göksu’ya göre dergiler kendilerine başka mecralar aramamalı ve edebiyat istikametinden sapmamalı.

Editörlerin posta kutusunda kaybolan edebiyat

İzbe sekiz sayfa. Yalnızca Zonguldak’a değil Türkiye’ye sesleniyor. Zaten Göksu’nun edebiyat dergilerine yönelttiği eleştirilerden biri de yerellik meselesiyle alakalı. Edebiyatın muhtelif türlerinde emek harcayan genç ve heyecanlı yazarlara çağrıda bulunuyor. Gönderilen eserlere belki prestij kazandıramayacaklar ama değer verecekler, bu İzbe’nin sözü. Henüz adı duyulmamış yazarların eserlerinin editörlerin “gelen kutusu”nda kaybolduğu gerçeği göz önünde bulundurulursa İzbe’nin sözü daha iyi anlaşılır. Ayrıca fanzin vesilesiyle kavi bir dostluğun kurulmasına çaba harcayacaklarını da samimiyetle dile getiriyor İzbe ekibi.

Ücretsizdir. Fotokopiyle çoğaltılır. Gayrısı Allah’a malum. İşte böyle diyor İzbe, sözün ahirinde. Kimi zaman kıyasıya eleştirilen kimi zaman kutsanan köklü edebiyat dergilerinin yanında böyle heyecan verici çalışmaları görmezden gelemeyiz, bazen bir kelebek kadar kısa ömürlü olsalar bile.

NOT: Fanzine ulaşmak isteyenler izbefanzin@gmail.com adresinden isteyebilirler. İzbe’nin sizden bir ricası da var: Dergiye ulaşanlar, onu dost çevresinde dağıtsın ki halka genişlesin. İsteyenlere PDF formatında da gönderilir.

 

Hüseyin Çelik haber verdi

Güncelleme Tarihi: 16 Ağustos 2012, 00:37
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13