banner17

Bosnalı Bir Şairin Mevlid-i Nebisi

Cemaleddin Latiç, geçtiğimiz günlerde FSMVÜ'nde Bosna’daki mevlid sahibi kişilerden bahsederek mevlid türü üzerine ve kendi yazmış olduğu Mevlid-i Şerif üzerine bir konuşma gerçekleştirdi.

Bosnalı Bir Şairin Mevlid-i Nebisi

Fatih Sultan Mehmed Vakıf Üniversitesi, 2 Aralık Cuma günü Bosna’nın Mehmed Akif’i olarak anılan şair Cemaleddin Latiç’i ağırlayarak “Peygamber’i Şiirle Sevmek: Bosnalı Bir Şairin Mevlid-i Nebisi” adlı etkinliğe ev sahipliği yaptı. Edebiyat Fakültesi Atik Valide yerleşkesinde gerçekleşen etkinliğe rektör Prof. Dr. Musa Duman, Güzel Sanatlar Fakültesi dekanı Prof. Dr. Hüsrev Subaşı, Prof. Dr. Nihat Öztoprak ve ünlü şair Cahit Koytak da katıldı.

Etkinliğin gerçekleşmesinde emeği olan sayın Prof. Dr. Hasan Akay’ın açılış konuşmasının ardından Latiç, Bosna’daki mevlid sahibi kişilerden ve İslami edebiyatta meşhur mevlid yazmış olan şairlerden bahsederek mevlid türü üzerine ve kendi yazmış olduğu Mevlid-i Şerif üzerine bir konuşma gerçekleştirdi.

Celaleddin Latiç sözlerine şöyle başladı: “Bu çok özel ve çok güzel bir ibadetin türü. Anadolu’dan başlayıp tâ Bosna’ya kadar görülmektedir. Aslında biz mevlid-i şerif yazanlar olarak o Nûr-u Muhammedi’yi şarkı olarak, şiir olarak söylemekteyiz, yazmaktayız. Biz de aslında Nûr-u Muhammedi’yi okurken Allah’a dua ederiz, Allah’a şükürler olsun, diyoruz. Çünkü bize yani insanoğluna, dünyaya ilk mercanı gönderdi; o da Hz. Peygamberimiz’dir.

Batılı manzum yazarlarının eserlerinde kendileri (biz kavramı) yer almaktadır ama Müslüman manzum eser yazarları, eserlerine kendilerini koymadılar. Onların yerine Allah (cc) ve Hz. Peygamber (sav) yer almaktadır.

Siyerlerde bir bölüm hep öne çıkar, o da ‘miraç’tır. Eğer birisi Müslüman bir şairse miraç yazmadan olmaz.

Ben de bugün ilk kez Türkiye’de iki yıldan fazla bir sürede, en saf duygularımla yazdığım Mevlid-i Şerif’i temsil ediyorum. Bugün Saraybosna’daki mevlid yarışmasına bu mevlidimiz de gönderildi ve inşaallah bahar 2017’de sonuçlar açıklanacaktır.

Peki benim Mevlid-i Şerif’im nedir? Benim Mevlid-i Şerif’im ise Mevlana Celaleddin Rumi, Ahmet Yesevi, Şirazi ve Bosna Hersek’te mevlid-i şerif yazan kişilerden sonra çıkan küçücük bir eserimdir.”

Bosna’da mevlid-i şerif Türkçe olarak okunmaya başlar

Latiç, daha sonra sayın rektör Prof. Dr. Musa Duman’a 100 yıl önce Bosna’da Arabitsa (Boşnakça’nın Arap harfleriyle yazılmış şekli) olarak basılmış bir mevlid hediye etti ve bu kitabın temelinde Süleyman Çelebi’nin Mevlid’i olduğunu ama dilinin Boşnakça olduğunu belirtti. Ayrıca Latiç, Süleyman Çelebi’nin Vesiletün Necat adlı eserinden de bahsederek Bursa’ya gidip mezarını ziyaret ettiğini söyledi.

Latiç “Biz Bosna’da mevlid okurken her ne kadar Türkçe’yi unutmuş olsak da Bosna’nın kalbinde mevlid-i şerif Türkçe olarak okunmaya başlar. Biz az da olsa Türkçe olarak başlarız ve ardından Boşnakça gelir.” diyerek Bosna’daki mevlid geleneğini anlattı.

Bundan sonra Latiç, Boşnakça ve aruz vezniyle mesnevi formunda kendi yazdığı Mevlid-i Şerif’i tanıttı. Müslüman Bosnalıları bilgilendirmek amacıyla da dipnotlarla yeri geldikçe açıklamalarda bulunduğunu açıkladı. Ayrıca bu Mevlid-i Şerif’in Türkçe’ye çevrileceğinin de haberini verdi.

Bosna’da yapılan mevlid yarışmasında yer alan eseri içinse “Benim bu Mevlid-i Şerif’i yazma sebebim tektir: bizim Allah’a (cc) ve Hz. Peygamber’e (sav) olan aşkımızı yüceltmek. Ayrıca Avrupadaki gençlerimiz Hz. Peygamber’i bilsinler ve sevsinler.” dedi.

Latiç, sözlerine şöyle devam etti: “Mevlide karşı olan vahhabiler bunu bidat olarak görmektedirler. İkinci kişi olarak da şiilerdir. Şiiler derler ki biz sadece ehl-i beyti severiz. Sünnilerin ehl-i beyti sevmediğini yalnızca kendilerinin sevdiğini söylerler. En büyük ahmaklar ise bugün modernizme inanan kişilerdir. Onlar kendilerine Müslüman derler ama onların kıblesi Brüksel ve Washington’dur. Onlar da derler ki biz Kuran’a bakarız, sünnet bizi ilgilendirmez. Bir sonraki de hristiyanlardır.”

Süleyman Çelebi’nin, Mevlid’ini yazma sebebini bilmiyordum

İki sene önce Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e yazdığı Mevlidi Şerif’ten bahsederken Mehmet Görmez’in ona, Süleyman Çelebi’nin Mevlid’ini yazma sebebini bilip bilmediğini sorduğunu ve daha sonra kendisinin olumsuz yanıt vermesi üzerine Süleyman Çelebi’nin Mevlid’i yazma sebebini ona anlattığını söyledi.

“Ben de Hz. Peygamber’i savunmak isterim. Hristiyanlık âlemine Vahhabilere, Şiilere, modernistlere ve cahillere karşı” diyerek Süleyman Çelebi’nin Hz. Peygamber’i savunduğu gibi kendisinin de Hz. Peygamber’i (sav) savunmak istediğini belirtti.

Milli şair, eserinde sadece Hz. Peygamber’e değil, sahabelere de yer verdiğini; Hz. Fatıma, Hz. Hatice, Hz. Bilal Habeşi ve ilk İslam şehidimiz Sümeyye için çok güzel metinlerin olduğunu; Hz. Peygamber’in vefatından sonra son olarak Hz. Ayşe’ye ve Veysel Karani’ye de yer vererek Mevlid-i Şerif’ini bitirdiğini söyledi. Çünkü bizim de Veysel Karani gibi Hz. Peygamber’i görmediğimizi ama görmeden onu çok sevdiğimizi söyledi.

“Benim Mevlid-i Şerifim’de Kaside-yi Bürde’nin bazı yankılarını görürüsünüz. Elbette Süleyman Çelebinin de izler vardır. Hafız Seid’den de, Saffet Başaviç, Reşad Kadiç’den ve bir çok mesneviden, Cevşen-i Kebir’den Hafız Şirazi’nin divanından, Yunus Emre’den de bir çok izler vardır.”  diyerek eserini oluştururken etkilendiği kişilerden de bahsetti.

Etkinliğin sonunda Prof. Dr. Hasan Akay Bosna Savaşı için yazdığı 1993 tarihli “Savaş Görmüş Çocuklar” adlı şiir kitabını Cemaleddin Latiç’e armağan etti. Rektör Prof. Dr. Musa Duman da üniversite adına hediyelerini Latiç’e takdim etti ve etkinlik güzel dileklerle sona erdi.

 

 

Gamze Beşenk

Güncelleme Tarihi: 05 Aralık 2016, 13:43
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20