Benekçi, usta işi romanların yazarıydı

Romancı, yazar Şerif Benekçi, ESKADER’in düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde vefatının beşinci yılı dolayısıyla yâd edildi.

Benekçi, usta işi romanların yazarıydı

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği’nin (ESKADER) her hafta Timaş Kitapkahve’de gerçekleştirdiği Bâbıâli Sohbetleri’nde romanları ve kişiliği ile müstesna olan Şerif Benekçi anıldı.

Vefatının beşinci yılı dolayısıyla yâd edilen yazarın, yayıncıları, yakın dostları ve sevenleri de toplantıyı takip ederek, Benekçi ile ilgili düşüncelerini ve hâtıralarını aktardılar. İlgiyle takip edilen programda Şerif Benekçi’nin roman karakteristiği ve hassasiyetleri üzerinde durulurken, imam-hatipliğinin yanı sıra sıra dışı bir kalem ve insan olduğu vurgulandı. ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım’ın yönettiği ve Semerkand Yayınları Yayın Yönetmeni Ali Sözer ve gazeteci yazar Şaban Petek’in konuşmacı olduğu programda, romancı Üstün İnanç, Timaş Yayınları Genel Müdürü Osman Okçu, Semerkand Yayınları Editörü Ahmet Kasım Fidan, yazar Üstün İnanç, gazeteci yazar Recep Şükrü Apuhan, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları İstanbul Çapa Genel Müdürü Osman Sarıköse, yazar Özdemir Özsoy, hikâyeci yazar Şerif Aydemir ve gazeteci yazar Recep Arslan Benekçi’ye dair yaptıkları kısa konuşmalarla katkıda bulundular.

Şerif Benekçi"Vefat etmiş yazarlara sahip çıkılmalı"

Sözlerine “Şerif Benekçi camiamızın müstesna isimlerindendi.” diyerek başlayan Mehmet Nuri Yardım, kalem ehli, romancının dürüst bir insan olduğunu dile getirdi. Benekçi’nin romanlarının ilk defa Timaş’ta yayımlandığını hatırlatan Yardım, vefatının beşinci yılında yine Timaş’ta anılıyor olmasının güzel bir tevafuk olduğunu dile getirdi. “Vefat eden yazarlara daha çok sahip çıkmalıyız. Yaşayanlar kendilerini bir şekilde ifade edebiliyorlar. Çeşitli programlara katılım eserlerini anlatıyorlar. Ama vefat edenler konuşuldukça hatırlanıyor.” diyen Mehmet Nuri Yardım, bu toplantının ardından Şerif Benekçi için bir anma kitabının oluşturulması ümidi taşıdığını belirtti ve Benekçi’nin dostlarından merhum Ergun Göze’nin Şerif Benekçi’nin vefatının ardından kaleme aldığı yazıyı dinleyenlerle paylaştı.

“Romanlarında dini yerinde ve doğru işledi”

Romancı Serdar Üstündağ’ın Şerif Benekçi’yi anlatan biyografiyi okumasının ardından söz, Ali Sözer’e geçti. Sözer, Şerif Benekçi’yi romanlarından tanıdığını belirterek “Kişiler gittikten sonra eserleri ile yaşamaya devam eder. Şerif Benekçi’nin romanları bizim hayatımızı olduğu gibi yansıtıyordu.” dedi. Benekçi’nin romanlarındaki din ve dindarlık konusunu değerlendiren bir konuşma yapan Ali Sözer, klasik edebiyatımızın dinle yoğrulduğunu, dinle gelen gelenek algısı üzerine düşünmemiz gerektiğini belirtti. Edebiyatımızda din algısının zaman içinde nostaljiye dönüştüğünü vurgulayan Sözer, Benekçi’nin romanlarındaki dinî göndermeler hususunda şunları söyledi: “Din toplumun her anında vardır. Geçmiş zamanda edebiyat, bir şeyi yeniden söylemek ve güzelleme üzerineydi. Cumhuriyet döneminin hemen öncesi ve sonrasında din, edebiyatımızda olumsuz yer almaya başladı. Şerif Benekçi’nin bilhassa Şimdi Ağlamak Vakti, Kırlangıçlar Erken Göçtü ve Kumsalı Olmayan Adam romanları, bu algıyı değiştiren ve doğru anlatma konusunda başarıya ulaşmış kitaplardır. Kötü örneklerin aksine Benekçi’nin romanlarında iyi imamlar var ve yan karakter olarak yer alıyorlar. Dini çok yerinde ve doğru bir üslupla işliyor. Abdest, namaz, ezan, Cuma namazı gibi bahisler hayatın doğal akışında işleniyor ve sosyal gerçeklik anlatımı ile yansıtılıyor. Roman dili hayatı anlatır, anlatmalıdır. Şerif Benekçi bunu gerçekleştirebilmiş örnek bir yazardır. Bu sebeple bir roman Türk Dil Kurumu’nun kelimelerini aşarak gerçek dilimizin kelimeleri ile edebiyatı doğru yansıtabilir.”

Üstün edebiyat yetkinliği

Şaban Petek, Şerif Benekçi’yi, Mehmet Nuri Yardım’ın teşviki ile bir Cuma namazını kıldıran imam olarak tanıdığını belirterek, namaz öncesindeki vaaz sırasında Benekçi’nin sıradışı bir adam olduğuna kani olduğunu dile getirdi ve şöyle devam etti: "İmamın dışında bir portreydi. Seksenli yıllardaydık ve ortam biraz karışıktı. Romanlarında abdest, namaz gibi sahnelere yer vermesi o günün hassasiyetlerine nazaran bunların unutulmaması içindi. Kırlangıçlar Erken Göçtü ilk okuduğum kitabıydı. Şerif Benekçi, kişi olarak tanıdığımız halinin çok üstüne çıkıyordu eserlerinde. Tabu olabilecek meseleleri çok kolay anlatıyordu. Edebiyat görüşlerini okuduğumda kitaplarının da üstünde bir edebiyat yetkinliği olduğunu gördüm. Romanın evrensel olası gerektiğine ve dinî roman gibi bir ayrımın yapılmaması gerektiğine inanıyordu. Usta işi romanlar ortaya koydu.”

Toplumda karşılığı yok

Sonrasında söz alan Osman Okçu, Şerif Benekçi’yi bir yazardan ziyade ağabey olarak gördüğünü dile getirerek çok hâtırası olduğunu belirtti. Benekçi’nin çok sağlam bir mümin olduğunu da vurgulayan Okçu, “Bir imamdan nasıl yazar olur diye düşünmedim değil. Allah rızası doğrultusunda yaşayan, para ve pulla işi olmayan bir insandı.” dedi. Ahmet Kasım Fidan, Şerif Benekçi’nin hayata geçirmeye fırsat bulamadığı çok güzel projeleri olduğunu ifade ederek, “Mevcut romanlarını yayımladığımızda, bu durum o sıralardaki ekonomik sıkıntılarını da büyük ölçüde hafifletmişti.” dedi. Özdemir Özsoy, Benekçi’nin çok değişik bir insan olduğunu vurgularken, Üstün İnanç, “Benim çok sevdiğim bir kardeşimdi. Çok büyük bir yetenekti.” dedi. Recep Şükrü Apuhan, “Adını duymak bize şifadır.” dediği Recep Benekçi’nin geniş kitleler tarafından tanınmamasının çok büyük bir kayıp olduğunu dile getirdi. “Toplumda karşılığı olmayan bir adamdı. Çok kültürlüydü. Gördüğünüzde hep yüzünüze güler ve neşe verirdi. Eleştirel düşünen ve konuşan bir insandı. Çok kuvvetli bir kalemdi.” diyen Apuhan, Benekçi’nin iç dünyasının çok zengin olduğunun altını çizdi. Şerif Aydemir, Benekçi ile bir dönem arkadaş olduklarını dile getirerek, son görüşmelerinin Yazarlar Birliği’nde gerçekleştiğini belirtti ve Şerif Benekçi ile ilgili hâtıralarını aktardı. Recep Arslan ise Benekçi’nin iyi bir edebiyatçı olduğunu vurguladı.

Konuşmaların ardından Ahmet Yüter, Kur’an tilavetinin ardından Şerif Benekçi’ye özel kaleme aldığı manzum duayı okudu. Programın sonunda hâtıra fotoğrafları çekildi ve Benekçi’nin Semerkand Yayınları’ndan çıkmış eserleri dinleyenlere dağıtıldı.

Güncelleme Tarihi: 06 Aralık 2013, 23:25
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13