banner17

Başkalarının Hayatı ne durumda?

Başkalarının Hayatı bu sayısıyla hem biçimsel tutarsızlığını atlatmış ve bütün yazarlarıyla ortak düşünsel bir zemin oluşturmuş görünüyor.

Başkalarının Hayatı ne durumda?

Bir dergi dikkat çekmek için çok büyük sözler mi söylemeli yoksa sonu gelmeyen kavgalara mı girmelidir? Bütün bunlar olmadan kendi yağında kavrulan ve kendi okuyucusunu bulan dergiler daha samimi değil midir?

Tek atımlık sayılar çıkarıp bir yıl boyunca bu tek sayının ekmeğini yemek yerine daha istikrarlı düşünen, emeği her sayıya yayan dergiler de var muhakkak. Adana’dan Salim Nacar yönetiminde çıkan Başkalarının Hayatı da bunlardan biri. Konya’da bir üniversite dergiciği olarak yayına başlayıp 5. sayısıyla yayın hayatını bitiren HABİS dergisinin kadrosu da Başkalarının Hayatı’na intikal etmiş durumda. Yani artık kadro daha sağlam.

Dergi Türkiye’deki kültür politikalarını eleştiren bir yazıyla başlıyor.

Şiir konusunda gereken seçiciliği bu sayıyla beraber tutturmuş görünüyor Başkalarının Hayatı. Bu sayıda şiirleriyle, Ömer Aksay (Meleksiz Bahçe) Alkan Kılıç (Tarih-i Hayal) Talip Nacar (Ver Elini Madonna) Ferhat Dönmez (Güneşim Omzuma Yüklü) Osman Sifil (Yere Düşer Bir Çift Almanak ) Murat Çelik (Kosmos’ta Bir Yer) yer alıyor.

Dergide Tarkovski ve sinemasıyla ilgili doyurucu bir yazıda var: Yitirilmiş Zamanın Peşinde.

Mehmet Gül ise bu kez Büyük Bir Eklektik olarak Gide’i yazdı. Mehmet Gül’ün yazdığı her satırda şüphesiz okumadan duyulan hazzın belirtileri görülüyor. Bu yazıların daha da boyutlanacağını umut ediyoruz inşallah.

Kuramsal yazıların da yer aldığı dergide Salim Nacar çıkış noktasını Yumuşak g dergisinin 12. sayısında yer alan Aykut Ertuğrul tarafından Enis Akın’ın Sıcak Nal ve Karayazı’da yer alan yazılarına cevap niteliğinde yazdığı müslümaşairseverler yazısı ve hemen arkasından Enis Akın’ın, Fayrap’ın 41. sayısında ona verdiği cevap olarak belirlediği “Türk Şiiri İçin Bir Gerekçe” adlı yazısında  merkez-çevre-taşra ilişkisini sorguluyor.

Kurmaca bir biyografi olan Faulkner Tarihine Lüzumsuz Bir Katkı adlı yazı da edebiyat dergilerinde görmediğimiz tarzda değişik bir deneme.

İki hikayeden biri bir K. Özkan Dağ çevirisi olan Jonathan Safran Foer’ın Altıncı Bölge, diğeri ise kafkaesk hikayeleriyle derginin hikayecilerinden Mertol Bireh’in Sıradan Bir Adamın Bundan Sonraki Hayatı adlı hikayesi. Tuhaf, farklı bir hikaye.

İsmet Emre’nin Teorisiz Yaşamlar yazı serisi de okuma önerilerini gerekçelendirerek devam edecek bundan sonraki sayılarda.

Ahmet Özdemir ise Sakızlı Ohannes Paşa’nın Güzel Sanatlar Tarihine Giriş adlı kitabını eleştiriyor yazısında.

Esrar dergisinden takip ettiğimiz Alptuğ Topaktaş kuramsal yazılarına devam ediyor.

Başkalarının Hayatı bu sayısıyla hem biçimsel tutarsızlığını atlatmış ve bütün yazarlarıyla ortak düşünsel bir zemin oluşturmuş görünüyor. Her sayfası sıkılmadan okunabilmesiyle beraber ciddiyeti de elden bırakmayan derginin gelecek sayılarını heyecanla bekliyoruz.

İletişim için: salimnacar@gmail.com, baskalarininhayati@gmail.com

 

Çağatay Hakan Gürkan haber verdi

Güncelleme Tarihi: 11 Kasım 2011, 21:15
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20