Avrupa tarihine dijital yolculuk

Avrupa, tüm dünya gibi tarihi bir mücadele içinde. Koronavirüs nedeniyle kıtanın nice olaylara tanık olan tarihi yapıları da ziyarete kapatıldı. Ancak internet sayesinde o yapılara dijital ziyaret mümkün.

Avrupa tarihine dijital yolculuk

Koronavirüs pek çok alışkanlığı değiştirdi. Günlük hayatta seyahatler kısıtlandı. Böyle olunca turistik ziyaretler de yapılamaz hale geldi. Her gün binlerce turistin ziyaret ettiği pek çok yer, belki de ilk defa aynı anda boş kaldı. Oysaki gelişen internet teknolojisi sayesinde dünyanın dört bir yanını gezmek mümkün.              İtalya’nın sembolü Pisa Kulesi, dünyaca ünlü İspanyol mimar Antoni Gaudi’nin inşa ettiği Casa Batllo, Büyük Friedrich tarafından 1745’te inşa ettirilen Sanssouci Sarayı, İsveç’teki dünyanın en büyük barok kalelerinden Skokloster ve Fransa’nın muhteşem güzellikteki sarayı Versay... İşte bunlar ve bunlara benzer tarihi yapıları oturduğunuz yerden gezebiliyorsunuz. Bunun için yapılması gereken tek iş, Google Arts&Culture üzerinde arama yapmak.

İtalyan’nın sembolü: Pisa Kulesi

İtalya deyince akla ilk gelen yapılardan biridir Pisa Kulesi. Toskana bölgesindeki Mucizeler Meydanı'nda yer alan kule, turistler tarafından büyük ilgi görüyor. Pisa Kulesi aslında şehir katedralinin çan kulesi olarak 1173’te yapıldı. Onu bu kadar ünlü yapan ise zaman içerisinde güneye doğru eğilmesi... Üst üste yapılan 6 sütun dizisinden oluşan kulenin toplam yüksekliği 58 metre. Kulenin tepesine 294 basamaklı merdivenle çıkılıyor.

Kuleyi dünyaca ünlü hale getiren eğimin sırrı ise zeminden kaynaklanıyor. Yapıldığı yumuşak zemindeki çökme, eğimin başlıca sebebi. Her yıl eğimi biraz daha artan kule, yıkılma tehlikesine karşı kapatılarak güçlendirildi. Uzun süren bir çalışmanın ardından kule 2000’li yılların başında tekrar ziyarete açıldı. Pisa Kulesi, aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunuyor.

Gaudi’nin çılgın eseri: Casa Batllo

Barcelona mimari yapılarıyla hayranlık uyandıran bir şehir. Casa Batllo, şehirdeki en dikkat çekici yapılardan biri. Dünyaca ünlü İspanyol mimar Antoni Gaudi tarafından önceden var olan bir binanın tekrar tasarlanması ile ortaya çıktı. 1904’te tamamlanan Casa Batllo, “Kemiklerin Evi” olarak da biliniyor. 

2005’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren binanın en dikkat çeken kısmı şüphesiz ön cephesinin üzerinde yer alan rengarenk ejderha sırtı... Kafatasına benzeyen balkonları, kemiklere benzeyen sütunlarıyla Casa Batllo, dünyanın
en ilginç yapıları arasında bulunuyor.

Potsdam’da bir kaygısız: Sanssouci Sarayı

Almanya’nın saraylar şehri olarak bilinen Potsdam’da birçok önemli yapı yer alıyor.
Bunlardan bir tanesi var ki hemen diğerlerinden sıyrılıyor: Sanssouci Sarayı... Büyük Friedrich tarafından 1745’te inşa ettirilen sarayın adı “Kaygısız” anlamına geliyor. Devasa büyüklükteki Sanssouci Sarayı özellikle görkemli dış cephesi ile dikkat çekiyor. 

Sarayın dışı kadar iç mimarisi de görenlerde hayranlık uyandırıyor. Kral odaları, misafir odaları ve kütüphanesiyle Sanssouci Sarayı ziyaretçilerine estetik bir şölen sunuyor. Sanssouci’nin bahçesi ise ayrıca dikkat çekici... Bahçedeki büyük merdivenler, süs havuzları ve onlarca heykel, sarayın cazibesine cazibe katıyor. Estetiğin ihtişamla birleştiği Sanssouci Sarayı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor ve her yıl dünyanın dört bir yanından çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor.

İsveç’te bir kale: Skokloster

Skokloster, dünyanın en büyük barok kalelerinden biridir. Stockholm ve Uppsala arasındaki Malaren Gölü’ne bakan kale her yıl dünyanın dört bir yanından binlerce turisti ağırlar. Kale, Carl Gustaf Wrangel tarafından 1654-1676 yılları arasında inşa edildi. Yapıldığı günkü görkemini koruyan kale, iç avlu ve her köşede yer alan birer kuleden oluşuyor. Skokloster Kalesi aynı zamanda 17. yüzyıldan günümüze kalan eserler ve eşyalardan oluşan zengin bir koleksiyona sahip. Mobilyalar, el sanatları, tekstil ürünleri ve kitaplar bunların sadece bazıları. Kalede Wrangelska, Braheska ve Bielkeska adlarını taşıyan üç de silah koleksiyonu bulunuyor.

Fransa’nın ünlü Sarayı: Versay

Fransa’nın en güzel saraylarından Versay, Paris’te yer alıyor. Versay, 1668’de inşa edilmeye başlandı. Versay Sarayı bünyesinde yer alan binaların projeleri Louis La Vau ve Jules Hardouin-Mansart imzasını taşıyor. Bu ünlü saray o denli büyüktür ki aynı anda 20 bin kişiyi ağırlayabilir. 

Ziyaretçilerin saray içinde görmek istediği yerlerin başında I. Dünya Savaşı’nı sona erdiren Versay Barış Anlaşması’nın da imzalandığı Galeriedes Glaces (Aynalı Salon) ve görkemli mermerlerle bezeli Salon De Venus geliyor. Beyaz ve altın sarısı ahşap eşyalarla dolu Kraliçenin Yatak Odası ve Kral 14. Louis’nin taht odası Salon d’Apollon da sarayın ilgiyle gezilen diğer bölümleridir.

Kaynak: TRT Haber

banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26