banner17

Avrupa merkezcilik karşısında alternatif bir paradigma geliştirilmeli

TYB Konya Şubesi'nde Prof. Mustafa Demirci'nin katılımıyla 'İslâm Araştırmalarında Avrupa Merkezcilik' konuşuldu.

Avrupa merkezcilik karşısında alternatif bir paradigma geliştirilmeli

TYB Konya Şubesi’nin 5 Kasım Cumartesi günü Konya İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlediği programda konuşan Prof. Dr. Mustafa Demirci, “İslâm Araştırmalarında Avrupa Merkezciliği” konulu bir konferans verdi.

Avrupa merkezciliğinin, Avrupalıların kendilerini zaman ve mekânda merkeze koyarak geliştirdikleri bir dünya algısı ve tasavvuru olduğunun altını çizen Prof. Dr. Mustafa Demirci, konuşmasına şöyle devam etti: “Zamanda merkeze koymak demek, tarihte merkeze koymak demektir. Mekânda merkeze koymak demek ise coğrafyada merkeze koymak demektir. Bu biraz bizim Nasreddin Hoca’nın hikâyesine benzer. Hoca’ya sormuşlar, hocam dünyanın merkezi neresidir? Diye. Hoca cevap vermiş; benim merkebin ayaklarının altıdır. Gülmüşler, yapma hocam, olur mu öyle şey diye. Hoca da inanmıyorsanız ölçün, diye cevap vermiş. İşte bu hikâye gibi Avrupalılar diyorlar ki, dünyanın merkezi biziz. Sıkıysa ölçün! Biz ölçüyoruz. Zaman ve mekânda kendilerinin merkeze koyarak ortaya koydukları bir dünya tasavvurudur, tarih tasavvurudur, dünya algısıdır. Avrupa merkezi kavramının özünde dünyanın bilim, sanat, kültür, edebiyat, teknoloji, medeniyet ve benzeri alanlarda her şeyin merkezi olarak Avrupa’nın olduğu varsayımına dayanır. Onlar buna iman ederler. Sorgulamazlar bile. Bu anlayışa göre dünya zaman ve mekân olarak ikiye ayrılır. Avrupa’nın etkisi altında yaşayan tarihsel zaman ve coğrafya olarak Akdeniz’in kuzey bölgesidir. Dünya bilim, sanat, kültür, edebiyat, medeniyet adına her ne ürettiyse hepsi Avrupa’ya yani Batı’ya aittir, Batı geliştirmiştir ve dünyanın diğer kültür ve medeniyetlerinin katkısı çok küçüktür. Çok önemli bir katkısı yoktur, yalanının üzerine bina edilmiştir Avrupa merkezciliği…”

Avrupa merkezciliğinin ana eksenini tarihin oluşturduğunu söyleyen Demirci, “Avrupa merkezciliği bir medeniyet tasavvurudur. Bunun altında şu vardır: İnsanlığın doğuşundan bugüne kadar bugünkü seviyesine gelişini sağlayan Avrupa kıt ’asındaki halkların, bir anlamda Avrupa medeniyetinin yaptığı keşifler, icatlar ve buna benzer şeyler insanlığı bugüne taşımıştır, Avrupalılar bilimde, teknolojide, kültürde, edebiyatta, siyasette, sosyal hayatta insanlığa önderlik yapmışlardır ve günümüze kadar getirmişlerdir, varsayımı/yalanı vardır.” dedi.

Müslümanların geliştirdiği musiki nazariyesi olmasaydı, Avrupa’da sanat musikisinin gelişmemiş olacağına vurgu yapan Prof. Dr. Mustafa Demirci, sözlerine şöyle devam etti: “Kilise ilahilerinden ibaret olan Avrupa musikisi, özellikle Farabi’nin el-Musikîy’ul Kebir isimli kitabıyla tanıştıktan sonra matematikle bağlantılı olduğunu, hesaplarla notalanabileceğini ve bu şekilde bilimsel bir disiplin olduğunu öğrendiler. Tercümelerin ne zaman yapıldığını, kimler tarafından yapıldığını öğrendiler ve ondan sonra Avrupa Musikisinin temelleri atıldı. Biz aslında zamanı, medeniyeti, tarihi, bilimi, sanatı tersinden okuyoruz. Avrupa’yı dönüştüren en önemli haricî dinamik güç İslâm’dır, İslâm dünyasıdır. Çünkü bütün büyük dönüşümlerde birinci etken olarak İslâm vardır. Bakış açımızı gözden geçirip, yeniden temellendirip, bu konuları yeniden tanımlamak, ders kitaplarını bu anlayışla yeniden gözden geçirmek lâzımdır. Avrupa merkezciliği karşısında alternatif bir paradigma geliştirmeliyiz.”

Program sonunda konuşmacı Prof. Dr. Mustafa Demirci’ye günün anısına katılım belgesini TYB Konya Şubesi yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Nazmi Zengin takdim etti.

Güncelleme Tarihi: 07 Kasım 2016, 10:57
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20