Asım dergisinin 3. sayısı çıktı

Nizam Karasu İmam Hatip Lisesi’nin yayın organı Asım dergisinin 3. sayısı çıktı.

Asım dergisinin 3. sayısı çıktı

Asım dergisi, Bursa’da eğitim öğretiminin dördüncü yılında olan ve ilk mezunlarını vermek üzere olan Nizam Karasu İmam Hatip Lisesi’nin yayın organı. Derginin elimizdeki son sayısı, Mayıs 2016 tarihini taşıyor. Ama asıl önemli olan şey, bu derginin üçüncü sayısının çıkıyor olması. Yani okul kurulmuş ve hemen ertesi sene dergi çıkmaya başlamış ve istikrarlı bir şekilde de çıkmaya devam ediyor.

Dergiye adını veren Asım, bilindiği gibi, İstiklal Marşı şairimiz ve İslam coğrafyasının son düşünürlerinden kabul edebileceğimiz Mehmet Akif Ersoy’un gelmesini beklediği yeni ve mümin kuşağın adı. Akif bunu “Asım’ın Nesli” diye formüle ediyordu bilindiği üzere. İşte bu dergi de, hem Asım’ın nesli olan ve hem de bu neslin harcını karanlar tarafından çıkarılıyor.

İnsana dair ne varsa

Dergi, hacimli bir dergi, tam yüz elli dört sayfa. Derginin sayfaları arasında gezindiğimizde, acemi bir lise dergisinden çok, kültür-sanat dergisi olarak nitelenmeyi hak edecek bir dergi olduğunu görüyoruz. Derginin ilgi alanı, Nurettin Topçu gibi has ama ihmal edilmiş bir yerli düşünürden şehir ve medeniyet üzerine serdedilen düşüncelere kadar geniş bir yelpazeyi kuşatıyor. Günümüz dünyasında ülkelerinin İslami bir kimlikle ayağa kalkması için her türlü fedakârlığa katlanmış Cevher Dudayev, İsa Yusuf Alptekin gibi mücahitlerin de sayfaları arasında anıldığı bir dergi Asım. “Ortaçağ, Batı ve İslam Dünyasında Bilim”, “Osmanlı Son Döneminden Cumhuriyete Muallimlerimiz”, “Medeniyet, Şehir ve İnsan İlişkisi Üzerine”, “Kalp ve İnsan Üzerine”, “Suriye’de Donan İnsanlığımızdır”, “Toplumsal Cinnet Yuvalarımızı Vuruyor”, “İzlenesi Filmler”, “Kitap”, Eşrefoğlu Rumi’nin anlatıldığı “İznikli Sultan” Mavi Marmara şehidi Furkan Doğan üzerine kısa bir biyografi denemesi olan “Rabbim Çağırdı Babacığım” başlıkları bile derginin ufku hakkında bize fikir vermeye yeter.

Okunası bir dergi çıkmış ortaya kısacası. Sosyolog Yrd. Doç. Dr. Bedri Mermutlu ile yapılan mülakattan tadımlık aldığımız şu bölüm, derginin sıradan bir okul dergisinin çok ötesinde bir içeriğe sahip olduğunu anlatmaya yeter sanırım:

“- Apartmanlardan söz açılmışken son dönemde ‘Mahalle’ye karşıt olarak hızla yaygınlaşan devasa modern yapıları ele alırsak, bu beton yığınlarının şehre ve medeniyete olan yansımaları neler olmuştur?’

-… Çarpık şehirleşme, çarpık modernleşmenin tam tamına bir aynası ya da ilkel modernleşmeden başka bir şey değilken modern sitelerde ve yüksek katlı binalarda tercih edilen yaşam da modernitenin aşırı uçlarına tutunarak bu ilkellikten uzaklaşma çabasıdır. Yerden itibaren dördüncü aktın yukarısında ikamet eden insanların kaldıkları psikolojik sorunlara bilimsel araştırmalarda dikkat çekilmesine rağmen, inadına, topraktan uzaklaşan yüksek plazalar inşa ederek iş ve ikamet hayatını askıda asılı gibi yaşamaya insanları mahkûm etmek de ayrı bir insanlık faciası olarak karşımızda durmaktadır. ‘Geleneksel insan’ kırsal toplumda doğayla, şehir toplumunda ise daha sınırlı bir doğa ama daha güçlü bir sosyal çevreyle yüzyüze ilişki içindeyken ‘plaza insanı’ çevresiz bir insandır.” (S.52)

Dergi, okurlarının entelektüel ilgilerine hitap etmenin yanında, yeni yazar ve şairlerin yetişmesine de zemin hazırlıyor. Rümeysa Yıldız, Gamze Gedik, Sevgi Kermen, Bahar Aktaş, Seda Tokat, Saide Sarcan, Cemanur Özbağ, Rümeysa Yıldız, Sümeyye Kösem, kelamı kalem ile dillendiren ve gelecek için umut vaat eden isimler. 

Yöneticisinden dergi için sakalık yapan velisine kadar herkesi kutlamak gerek bu çaba için. Elhasıl-ı kelam, Asım’ın nesli dergilerle de geliyor hayırlısı.

 

Ahmet Serin

Yayın Tarihi: 01 Haziran 2016 Çarşamba 14:11 Güncelleme Tarihi: 01 Haziran 2016, 14:11
banner25
YORUM EKLE

banner26