Anadolu Gençlik bu ay çok renkli

Ocak 2014’te 12. yayın yılını tamamlayacak olan Anadolu Gençlik dergisinin Kasım ayı sayısı çıktı.

Anadolu Gençlik bu ay çok renkli

Ocak 2014’te 12. yayın yılını tamamlayacak olan Anadolu Gençlik dergisinin Kasım ayı sayısı çıktı. Bu ayki sayısında ‘Aile’ temasını işleyen dergi renkli içeriği ile yine dopdolu. “Benlikten Bizliğe İlk Sığınak Aile” manşeti ile okurlarının karşısına çıkan dergi göz dolduruyor. Aile üzerine yaptığı çalışmalar ile bilinen Prof. Dr. Nevzat Tarhan dergiye verdiği röportajda Aile içi iletişimin tek taraflı olmaması gerektiğini vurguladı. Tarhan, çiftlerin evlilikten önce gözlerini dört açmasını evlendikten sonra da yarım açmasını söyledi. Toplumdaki ‘Şükürsüzlük’ ve ‘Konformizm’ konularına değinen Nevzat Tarhan, egoizm ile konformizm birleşince lükse ve medeniyet fantezilerine olan düşkünlüğün arttığını, buna bağlı olarak da kişide sürekli bir mutsuzluk hâlinin oluştuğunu sözlerine ekledi. Eşler arasındaki iletişime değinen Nevzat Tarhan, cinsel iletişimin de duygusal iletişim katmanlarından biri olduğunu ve bunu eşlerin birbirlerine karşı bir silah gibi kullanması durumunda iletişime zarar vereceğini söyledi. Konuşmasına şehirleşmenin aile üzerindeki etkisi ile devam eden Nevzat Tarhan, modernizmin getirdiği olumsuz sonuçların aile içi iletişimi etkilediğini eşler arasındaki bağın zayıflamasına sebep olduğunu ve ev hanımlığını yani anneliği değersizleştirdiğini söyledi. Son olarak ebeveynlerin meslek seçiminde anne ve babanın etkisine değinen Tarhan, çocuğun sevdiği işi yapması için anne ve babanın yönlendirmesinden ziyade, özendirmesi gerektiğini belirtti.

Dergide Prof. Dr. Nevzat Tarhan’la yapılan röportajın dışında Uzman Psikolog Mehtap Kayaoğlu’nun  “Aile ve Ailenin Ortak Dili” yazısı da ilgi çekiyor. Yazısında aile içi iletişime dikkat çeken Mehtap Kayaoğlu, sağlıklı bir iletişimin gerçekleşmesi için ortak bir dilin oluşması gerektiğini söylüyor. Evlenen insanların “sen”, “ben” çatışmasına girmemesi gerektiğini vurgulayan Kayaoğlu, eşlerin hayata “biz” gözüyle bakmasını söylüyor. Evliliği bitiren belli başlı hatalara da değinen Mehtap Kayaoğlu, çiftlerin sıkıntılı günlere yelken açması durumunda sorunların tek tek mercek altına alınmaması gerektiğini ve eşlerin birbirlerini suçlayarak olaylara bakmamasını istedi. Aile hayatındaki en ciddi sıkıntının bireyler arasındaki iletişimin zamanla bitmesi olduğunu belirten Kayaoğlu, günümüzdeki ilişkilerin eskiye oranla daha çok eleştiri odaklı olduğunu ve ayıp örtmekten ziyade “Aha yakaladım seni…! Benden kaçmaz…! gibi üslupların evliliğin bir çıkmaza girmesine sebep olduğunu belirtti. Eşlerin gördüğü hata sonucu akıl okuması yapmaması gerektiğini, aralarındaki problemleri konuşarak ve dinlemeyi ilke edinerek sonuca varmasını söyleyen Mehtap Kayaoğlu, yazısını eşler arasındaki diğer iletişim kurallarını sıralayarak bitiriyor.

Dergide bir başka dikkat çeken içerik ise ilk filmi Tabutta Röveşata ile İstanbul Film Festivali’nde en iyi film ödülü olmak üzere pek çok dalda ödül alan yönetmen Derviş Zaim ile yapılan sohbet tadındaki röportaj. Yönetmen Derviş Zaim ile yapılan röportajda Türk sinemasının içinde bulunduğu durum, filmlerdeki oryantalist bakış, ahlâk ve geleneksel yapı üzerine pek çok şey konuşuldu. “Eğer ki ben filmlerimin dünyada kabul görmesini istiyorsam, bu kabul görmenin gerçekleşmesi için çalacağım kapılar kuzey ve batı Avrupa ile kuzey Amerika mahreçli olacaktır” diyerek film sektörünü ve festivallerin odak noktasının oralar olduğunu belirtti. Türk sinemasının emin adımlarla ilerleyebilmesi için fikir ve mevkî sahibi insanların yapacağı çalışmaları, içerik ve biçim olarak malzemesinin bu coğrafyadan beslemesi gerektiğini söyleyen Derviş Zaim, farklı düşünen insanların da olabileceğini de sözlerine ekledi. Filmlerdeki oryantalist tavırlara değinen Zaim, bir insan sinemada ne kadar özgürlükten yana olsa da çağın gerektirdiği maddi ve manevi duvarların farkına varması gerektiğini belirtti. Sinema sektöründeki ahlâki meselelere dair filmleri yorumlayan Derviş Zaim, Türk sinemasının pasif nihilizme saplandığını belirtti. Sinema sektörünün eğlence boyutuna saplanıp kalan sinema yapımcılarına da seslenen Zaim, ruhlarını iyi besleyip ülkemizin geçmişini iyi bilmeleri gerektiğini söyledi ve sözlerini sinemaya merak duyan genç sinemacılara söylediği telkinlerle sonlandırdı.

Dergi ayrıca, ölümün 4 yılında olduğumuz usta yönetmen Ahmet Uluçay’ı da unutmadı. Ahmet Uluçay’ın şiirini yayınlayarak usta yönetmene selam gönderen dergide mb, Gülsüm Adıbelli, Doç. Dr. M. Seyfettin Erol, Semura Kulakçı, Emel Ağdağ, Hulki Korkmaz, İbrahim Veli, Muhammed Esiroğlu, Muhammed Soykök, Şule Yılmaz gibi isimler de yer alıyor.

 

Sefa Şahin haber verdi

Güncelleme Tarihi: 15 Kasım 2013, 00:18
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13