Afrika'nın imajını zedeleyenlere "kırmızı kart" çıkarılacak

'Afrika'nın açlık, yoksulluk, kuraklık ve terör gibi olumsuz imajlarla tanımlamasına ve Afrikalılara yönelik 'zenci' gibi ayrıştırıcı sıfatların kullanılmasına karşı 'kırmızı kart' kampanyası başlatıldı.

Afrika'nın imajını zedeleyenlere "kırmızı kart" çıkarılacak

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Muhammed Tandoğan, Afrika'nın "açlık, yoksulluk, kuraklık ve terör" gibi olumsuz tanımlamalarla anılmasına karşı "kırmızı kart" kampanyası başlattıklarını söyledi.

Türkiye'de eğitim gören Afrikalı öğrenciler, Afrika Araştırmalar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kavas ile Dr. Muhammed Tandoğan'ın desteğiyle "Olumsuz Afrika imajına kırmızı kart çıkarıyoruz'' kampanyası başlattı.

Tandoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kampanyayı başlatma kararlarının bir yıllık mazisi olduğunu söyledi.

Muhammed Tandoğan, Türkiye'deki üniversitelerin akademilerin ve STK'ların Afrika'daki faaliyetlerine ilişkin zaman zaman imaj çalışması yaptıklarını anlatarak, "Çünkü insanlar Afrika'nın kalkınması için yaptıkları yardımların nasıl kullanıldığını, değerlendirildiğini, ne kadarının kalkınmada kullanıldığını görmek istiyor. Dolayısıyla bu çalışmalar yapılırken çoğu zaman Afrika'nın olumlu yanlarından çok olumsuz yanlarının işlenmesi tercih ediliyor ya da farkında olunmadan böyle bir imaj çalışılmasına gidiliyor. Dolayısıyla Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde Afrika üzerine yapılan çalışmalarda daha çok açlık, yokluk, sefalet üzerinde duruluyor. Bunun da özellikle Türkiye'de eğitim gören öğrencilerde kırılmaya sebebiyet verdiğini gördük.'' diye konuştu.

Tandoğan, Afrika Araştırmalar Derneği bünyesinde gerçekleştirdikleri bir faaliyet sırasında Nijerli bir öğrenci grubunun itirazı üzerine bu kampanyayı başlatmaya karar verdiklerini anlattı.

Kampanyaya, Prof. Dr. Ahmet Kavas'ın da mihmandarlık yaptığını kaydeden Tandoğan, şunları söyledi:

''Yaklaşık bir yıl önce üniversite bünyesinde yapılan bir program sırasında, Nijerli öğrenci topluluğu yanımıza geldi. Dediler ki 'Hocam biz bu şekilde bir imaj çalışmasına karşıyız. TİKA, Türk Kızılay, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve STK'lar üzerinden Afrika'nın kalkınma politikalarına destek veriyorsunuz. Ama biz Afrika ile ilgili imaj çalışmalarının, açlık, yoksulluk, kuraklık gibi gibi temalar üzerinden işlenmesine karşı çıkıyoruz. Bundan sonra imaj çalışmalarınızda da aynı şekilde kalkınma vurgusu yapmanızı, Afrika'nın güzelliklerini, zenginliklerini ısrarla anlatmanızı istiyoruz.' Bu tarz bir çalışmaya destek vermek istediklerini de söylediler. Biz de 'Neden olmasın?' dedik."

Afrikalı öğrencilerin bu konuda çalışılırken özellikle teori ile pratiğin birleştirilmesi noktasına vurgu yapılmasını istediklerini de vurgulayan Tandoğan, şöyle devam etti:

"Öğrenciler Afrika konusunda uzman görünen kişilerin aslında Afrika'dan bihaber olmasından da şikayetçi. Türkiye'deki Afrika uzmanlarının Afrika'yı Batılı kaynaklar üzerinden yazdıklarını dolayısıyla bu perspektifin ister istemez olumsuz bir Afrika imajının ortaya çıkmasına neden olduğunu da söylediler. Bu imajın da Afrika'yı olumsuz etkilediğini düşünüyorlar. Bu noktada ben de onlara katılıyorum. Türkiye genelinde Afrika üzerine çalışanların artık mikro alanlara yönelmesi, makro alanlardan uzaklaşması, Afrika okumalarında genel bir bakış açısını oluşturmaları gerektiğini düşünüyorum."

Muhammed Tandoğan, öğrencilerin, Senegal, Nijer, Güney Afrika, Fas, Rabat, Madagaskar'ın hem ekonomik hem de turizm açısından büyük bölgeler olduğunu dolayısıyla Afrika ile ilgili imaj çalışmalarında bu bölgelerin ön plana çıkarılması teklifinde bulunduklarını belirtti.

Tandoğan, kampanyanın nasıl ilerleyeceği ve formatı hakkında şu bilgileri verdi:

''Afrika'nın açlık, yoksulluk, kuraklık ve terör gibi olumsuz imajlarla tanımlamasına ve Afrikalılara yönelik 'zenci' gibi ayrıştırıcı sıfatların kullanılmasına karşı 'kırmızı kart' kampanyası başlattık. Bu kampanya aslında Afrikalı öğrencilerin talepleri. Bu öğrencilerin çoğu Türkiye'nin garantörlüğünde burada eğitim alan kişiler. Ülkemizde eğitim-öğrenim gören Afrikalı öğrenciler, Afrika üzerine konuşan, yanlış beyanat veren kim olursa olsun kırmızı kart gösterecek. 'Bu anlattığınız Afrika yanlış bir Afrika. Doğru olan Afrika budur' diyecekler. Afrikalılardan edindiğimiz tecrübe ile 4 alan (eğitim, sağlık, enerji ve tarım) çok önemli. Bu dört alanda Afrika imajının güçlendirilmesi gerekiyor. Afrikalılar artık balık yemek değil balık tutmak istiyor. Türkiye'de okuyan Afrikalı öğrencilerin eğitimlerini tamamlayıp ülkelerine döndüklerinde kendi devletlerinin yönetim mekanizmaları içinde karar alıcı bir konuma yükselmeleriyle yeni bir Afrika imajının ortaya çıkacağını herkes görecek.''

Afrika'nın altın neslini Türkiye'nin yetiştirdiğini dolayısıyla olumsuz Afrika imajını da yine Türkiye'de eğitim alan Afrikalı öğrencilerin düzelteceğine inandığını vurgulayan Dr. Tandoğan, ''Kırmız kart" uygulamasının buna vesile olacağını anlattı.

Afrika hakkında yayın yapan herhangi medya organı, akademisyen veya politikacının Afrika ile ilgili olumsuz imaj kullanması durumunda "kırmızı kart" uygulamasına başvuracaklarını belirten Tandoğan, ''Biz bu süreci başlattık. Bundan sonraki süreci Afrikalı öğrenciler yönlendirecek. Örneğin, Afrika hakkında sosyal medya, televizyon, gazete veya bir konferansta konuşan kişiler bunlar akademisyen olabilir, politikacı olabilir müdahale edilecek. Afrikalı öğrenci kendini tanıttıktan sonra yanlış bilgiye itiraz edecek ve doğrusunu söyleyecek. Afrikalı öğrenciler ciddi ciddi bu konuda teşkilatlanıyor. Hazırladıkları kısa kısa videoları sosyal medya üzerinden paylaşacaklar. Bu videolarda daha çok Afrika'nın güzellikleri yansıtılacak.'' ifadelerini kullandı.

Bu kampanyanın Türk toplumu tarafından kabul göreceğine inandığını dile getiren Tandoğan, şöyle devam etti:

''Topluma yansımalarının iyi olacağına inanıyorum. Türkiye'de böyle bir çalışmaya ihtiyaç var. Zaten Türkiye ile Afrika'nın tarihine baktığımız zaman kadim bir birlikteliğimizin olduğu görülüyor. Kampanya kapsamında ' kırmızı kart' görecek kelime ve imajlar belli. Bunlardan biri 'zenci' kelimesi. Ben bu yeni imaj çalışmasının Türk toplumu tarafından kabul göreceğine inanıyorum. Kırmızı kart uygulamasının ayrıca Türk toplumunun bilinçlenmesine vesile olacağını düşünüyorum.''

İstanbul Üniversitesi İslam Tarihi doktora öğrencisi ve İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Mouhamed Gueye, Türkiye'de Afrikalıların "zenci" veya "kara" olarak tanımlanmasına 'kırmızı kart' çıkaracaklarını söyledi.

Kelimenin etimolojisini bildiği için kendisine "zenci" denilmesinden rahatsızlık duymadığını belirten Gueye, ''Zenci kelimesi, Zanzibar bölgesine verilen bir ad. Yani Diyar-i Zenc veya siyahilerin diyarı olarak anılan Hindistan, Sudan, Umman gibi bölgelerde Arap karışımı ortaya çıkan bir ırka zenci denilirdi. Daha sonra asıl anlamını kaybeden 'zenci' ABD'de 'negro' denilen kelime ile ifade edildi. Artık 'zenci' kelimesi aşağılama anlamında kullanılıyor.'' değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de, Afrika'nın açlık, yoksulluk, kuraklık ile tanınmasının arkasında kapatılan FETÖ'nün yayın organı Samanyolu TV'nin olduğuna dikkati çeken Gueye, şöyle konuştu.

''Türkiye'de de bazı kesimler bir Avrupalı bakış açısıyla Afrika'ya yaklaşıyor veya inceliyor. Oysa Türkiye'nin Avrupa'dan farklı olarak kendi paradigması içinde Afrika'yı incelemesi lazım. Biz zaten akrabayız. Türkiye'de Afrika üzerine inceleme yapan akademisyenlerin bizzat sahaya inerek doğru bilgi edinmeleri gerektiğini düşünüyorum. Medyanın Afrika ile ilgili akıllara yerleştirdiği olumsuz imajlar maalesef halen devam ediyor. Bu algının değiştirilmesi lazım. Afrika ile ilgili olumsuz algılar bilinçli yaratıldı.''

"Kırmızı kart" kampanyasını, İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nin desteği ile kendilerinin başlattığını anlatan Gueye, ''Afrika ile ilgili olumsuz imajların yıkılması için Türkiye'nin hatta dünyanın böyle bir kampanyaya böyle bir çalışmaya ihtiyacı var. Türklerin Afrikalı kardeşlerini iyice tanıması gerekiyor. Bu kampanyanın faydalı olacağına inanıyoruz.'' dedi.

Eğitim için Fildişi Sahili'nden Türkiye'ye gelen İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı doktora öğrencisi Kmagate Soualiho, dünya genelinde oluşturulan 'yoksul ve aç' Afrika algısını "kırmızı kart" uygulaması ile değiştireceklerini ifade etti. Kmagate Soualiho, bu algının da Avrupa tarafından oluşturulduğunu belirtti.

Afrika'nın Avrupa tarafından sömürgeleştirilmesinden sonra yoksullaştığını anlatan Soualiho, ''Afrika ülkeleri sömürgecilikten kurtulup bağımsızlığını ilan ettikten sonra bile Batı Afrika'yı sömürmeye devam etti. Çünkü ABD ve Fransa'nın istemediği, kabul etmediği hiçbir şeyi liderlerimiz yapmıyor. Size kendi ülkem Fildişi Sahili'nden bir örnek vereyim. Fildişi sahili dünyada en büyük kakao yetiştiricisi. En pahallı kakao da burada çıkıyor. Maalesef bunu ABD ile Fransa işletiyor. Fransa bizim bütün zenginliğimiz çalıp kendi ülkesine götürüyor. Bu duruma son vermek için Türkiye'ye geldik. Türkiye bugün bizi desteklemeye başlamadı ki hep destek veriyor.'' diye konuştu.

Soualiho, bunun bir kampanyaya dönüşmesi için Fildişi Sahili öğrencileri olarak destek vereceklerini de söyledi.

İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü doktora öğrencisi 28 yaşındaki Yunus Yahya ise Afrika'nın sürekli olarak terör, şiddet gibi olumsuz imajlarla tanıtılmasına karşı olduklarını anlattı.

Yunus Yahya, şu ifadeleri kullandı:

''Aslında sömürgeci ve emperyalist Batı'nın Afrika'yı sömürmek için uydurduğu yapay bir bir söylem. Ayrıca Afrika'da ortaya çıkan ufak tefek yapay terör grupları da yine onların kurdukları birer yapı. Oysa Afrika insanı oldukça mülayim ve kendisi ile barışık. Afrika'da vahşi hayvanlar var diyorlar. Biz o vahşi hayvanlarla yaşayabilmeyi başaran barışçıl insanlarız, sizinle de yaşamayı başarabiliriz. Dolayısıyla bu terörün Afrika kaynaklı bir şey olması mümkün değil. Bu yapay bir şey. Bu grupların başında da dışarıdan gelen insanlar var. Türk halkına şunu söylemek istiyorum. Afrika'ya geldiğinizde kendinizi evinizde gibi hissedeceksiniz. Medyanın terör olarak gösterdiği şeylerin gerçekle alakası yok.''

''Kırmızı kart'' uygulamasının kendileri açısından önemli olduğunu anlatan Yahya, ''Bu kartı biz hep futbolda gördük. Kartı görenin sahadan çıkması gerekiyor ama biz bunu sadece uyarı amaçlı kullanacağız. Türkiye'de yaşıyoruz. Hem kendimizi hem de içinde yaşadığımız ülkeyi Afrika konusunda bilgilendirmemiz gerekiyor. Sürekli, Afrika'da salgın hastalık var diyorlar. Herkes böyle düşünüyor, biliyor. Oysa bu doğru değil. Bu kırmızı kart olayı ile biz bu yanlışlara kırmızı kart çıkaracağız ve doğrusunu söyleyeceğiz.'' diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 11 Şubat 2019, 17:53
YORUM EKLE

banner19