1930'ların 'kayıp kitabı' Derin Tarih'te

Kıbleyi Sakarya’ya çevirmeyi teklif edecek kadar cüretkârlaşan “Millî Din Duygusu ve Öz Türk Dini” kitabını Derin Tarih buldu.

1930'ların 'kayıp kitabı' Derin Tarih'te

1930’lu yıllar İslam’da reform çabalarıyla öne çıkar. Türkçe Kur’an, Arapça ezanın yasaklanması, camilere sıra konulması, mübarek günlerde piyano ve org çalınması gibi düşüncelerden bir kısmı uygulanmış, diğerleri ise düşüncede kalmıştı. Dr. Reşit Galip’in “Müslümanlık: Türk’ün Dini” adlı kitabıyla ivme kazanan süreçte A. İbrahim adlı bir yazar tarafından “Millî Din Duygusu ve Öz Türk Dini” kitabı basılacaktır.

Ancak epeyce aşırı bir girişim olan ve kıbleyi Sakarya’ya çevirmeyi teklif edecek kadar cüretkârlaşan bu kitap basılır basılmaz Bakanlar Kurulu kararıyla toplatılıp imha edilir. Uzun yıllar varlığı bilinse de kendisi bir türlü bulunamayan, bir dönemin zihniyetini yansıtan bu kayıp kitabı Derin Tarih dergisi buldu ve bulmakla kalmayıp Nisan sayısında bütün okurlarına hediye etti.

İşte kitapta dile getirilen bazı düşünceler:

“İslamiyet dini, bugünkü ve yarınki Türkiye’nin milliyet prensiplerine tamamen muhaliftir. Memleketimizde Arap harsı (kültürü) sönmeye ve millî hisler kabarmaya başladığı için, İslamiyet de sönmeye yüz tutmuştur.”

“(Yeni din) Allah, Allah Kelâmı, Peygamber, Melek, Şeytan, Cennet, Cehennem gibi mevhumata (vehmedilen şeylere) istinad etmeyecektir (dayanmayacaktır).”

Ahireti, Allah’ın “Hâlik” (Yaratıcı) vasfını inkâr eder yazar, medeniyetin ilerlemesiyle insanların “insanlara tapacağı”nı öngörmekte ve dinimizin “akıllı olmadığı” iddiasını dile getirme cüretinde bulunmaktadır.

Yazar, Peygamberin Yaratıcı ile insanlar arasında elçi ve aracı olmasını anormal buluyor ve en ağır ithamlarından birini şu cümleyle yapıyor: “Kur’an’a ‘Allah kelamı değildir’ demekle dinsiz olmayız.”

Kitapta Allah’ın varlığını, Peygamberleri, Kitapları eleştirmekte, namazı “kürsülerde” oturarak kılmak gerektiğini ileri sürmekte, camilere müziğin girmesinin uygun olacağını yazmakta ve ancak bu reformlar yapılırsa dinin inkişaf edip gelişmesinin sağlanacağı açık bir dille ifade edilmektedir.

“Milli din” fikri o noktaya kadar gitmektedir ki vatanımıza saldıranlara karşı Mehmetçik “Allah Allah” diye değil, “Vatan Vatan” diye “çığıracak”tır.

Yazar, yeni bir din kurmakta, bu dini milliyet ve bilime (ilme) dayandırmakta, kurduğu dine yer açabilmek için İslam’ın Türklüğe uygun bir din olmadığını kaydetmekte, bu dinin Türklüğe uygun bir hale getirilebilmesi için alınması gereken tedbirleri de sıralamaktan geri kalmamaktadır.

Atatürk’ün de imzasıyla yayınlanan Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklanmış, hatta toplatılıp imha edilmiş olan, bu nedenle kütüphanelerde bile bulunmayan Millî Din Duygusu ve Öz Türk Dini 79 yıl sonra Derin Tarih dergisi tarafından yeniden yayımlanarak kayıp bir kitabı uzmanların ilgisine sundu

 

Elif Yediveren haber verdi

Yayın Tarihi: 09 Nisan 2013 Salı 07:43 Güncelleme Tarihi: 09 Nisan 2013, 07:43
YORUM EKLE

banner19

banner36