banner17

15 Temmuz nöbetleri devam ediyor

15 Temmuz nöbetlerinin dördüncüsü Kısıklı'da Abdullah Ağa Camii'nde yapıldı.

15 Temmuz nöbetleri devam ediyor

15 Temmuz direnişini unutmamak, unutturmamak ve 15 Temmuz ruhunu diri tutmak için 15 Temmuz gecesi meydanlarda olan vatanseverler tarafından başlatılan buluşmaların dördüncüsü, 15 Kasım Salı akşamı yatsı namazına müteakip darbeye direnişin sembol yerlerinden biri olan Kısıklı Meydanı’ndaki Abdullah Ağa Camii’nde yapıldı.

Hiçbir resmi kurumun desteği olmadan kendi imkânları ile aylık nöbetleri sürdüren gönüllü nöbet ekibinin Kısıklı’daki dördüncü buluşması, sunucu Nur Haktan Aydoğdu’nun takdimi ile başladı. Gecede şehit Onur Ensar Ayanoğlu’nun babası İhsan Ayanoğlu ve gazi Oğuz Emin Ayanoğlu ile gazi Yusuf Çiftçi kalkışma gecesi yaşananları anlattılar. O geceyi anlatan bir oğlu şehit, diğer oğlu gazi olan İhsan Ayanoğlu, “Rabbime ne kadar şükretsem az” diyerek başladı söze, “Bir oğlum şehit, diğeri gazi oldu. Allah’ım ben ne yaptım ki bana böyle bir güzellik nasip ettin” diye sözlerini sürdürdü. Çanakkale’de hiç kadın şehidimiz olmadığını vurgulayan Ayanoğlu, 15 Temmuz’da 8 kadın şehidimiz olduğunun, bunun topyekûn bir halk savunması olduğunun altını çizdi. Gazi Oğuz Ayanoğlu ise şehit abisi ile hep birlikte olduklarını, her şeyi beraber yaptıklarını, o gece şehit olan abisini ilk kez bu kadar kıskandığını dile getirdi. Gazi Yusuf Çiftçi ise mücadelenin her alanda sürdüğünü, ekonomik olarak da güçlü olmamız gerektiğini, nöbetlerin her alanda sürmesi gerektiğini dile getirdi.

Psikolog Dr. Ömer Akgül’ün, o geceki ruh halinin vatan - millet - bayrak aşkının tezahürü olduğu ve şehit olamayanların kıskandığı bir duygu yoğunluğundan örnekler verdiği gecede, psikolojilerine destek olmak üzere gittikleri her gazi ve şehit evinden moralleri düzelerek çıktıklarını, onların bizim psikolojimize destek olduğunu hayretle gördüklerini belirtti.

Filistinli aktör Selim Selim ise “Ben bu ülkede yabancı değil, öz vatanımdayım. Filistin Osmanlı toprağıdır, bizler de bu vatanın bir parçasıyız ve bununla gurur duyuyoruz” dedi. Darbe gecesi uyumayan Filistin halkının sabahlara kadar dua ve niyazlarda bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Afrika’ya ve Suriye’ye yardımları götüren gönüllü gezgin gurme ekibi adına konuşan Turgut Tunç, Habeşistan’da Necaşi hazretlerinin kabrinin de yanında olan cami imamının, farz namazda imamete geçmediği, bizden birinin, hilafet ülkesinin neferlerinden birinin geçmesinin doğru olacağını söylediğindeki şaşkınlığını ifade etti. Kendisine kurban eti ikram edilen bir Afrikalı ihtiyarın ısrarla elini öpmek istemesinden ve sebebi sorulduğunda ise “en son 18 sene önce et yemiştim, bırak o elini öpeyim” diyerek kendilerine sarılıp ağladığından bahsetti.

Gecenin kapanış konuşmasını yapan Dr. Şerafettin Kalay hoca ise, nöbetçileri mana ikliminde efendimiz Muhammed Mustafa (S.A.V) zamanına götürüp bugüne kıyasla ayet ve hadislerden örneklerle Asr-ı Saadet’te bir yolculuğa çıkardı. Şehit olan sahabelerin hayatından örnekler veren Kalay hoca, Âmir bin Füheyre’nin ibretlik hayatı ve şehit edilmesi üzerinden 15 Temmuz şehitleri ile bağlantı kurdu. Artık şehit babalarına dokunabildiğimizi, gazileri canlı canlı görme fırsatı yakaladığımızı dile getiren Kalay, bu bereketin çok kıymetli olduğunu ve bir bilinçlenme fırsatı doğurduğunu dile getirdi.

Organizasyon tertip komitesinden Said Ercan Karahasan, aylık nöbetleri her ay aynı yerde sürdüreceklerini, nöbetlerde gazilerle ve şehit yakınları ile bir araya geldiklerini, katılmak isteyen herkese kapılarının açık olduğunu, camide bir araya gelerek ümmet olma şuuruna katkı sağlamak istediklerini belirtti. Aylık nöbetçilere ikramların yapıldığı bu anlamlı gecede, Nur Haktan’ın “musafaha ve helalleşme ile bitirelim” teklifi üzerine bir bayram namazı edasıyla tüm katılımcılar birbiri ile musafaha ederek geceyi tamamladı.

 

Güncelleme Tarihi: 17 Kasım 2016, 13:56
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20