10. İstanbul Edebiyat Festivali’nde İsmet Özel’in şiiri ve fikirleri tartışıldı

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı’nın iş birliğiyle düzenlenen "10. İstanbul Edebiyat Festivali"nde şair İsmet Özel oturumu gerçekleştirildi.

10. İstanbul Edebiyat Festivali’nde İsmet Özel’in şiiri ve fikirleri tartışıldı

Edebiyat Festivali’nin dördüncü gününün özel oturumlarından biri de İsmet Özel Programı oldu. Ercan Yıldırım, Dr. Celal Fedai ve Prof. Dr. İbrahim Tüzer’in konuşmacı olarak katıldığı programda, İsmet Özel’in şiirleri, siyasi düşünceleri ve şiirine yansımaları konuşuldu.

Ercan Yıldırım, İsmet Özel’in düşünce dünyasını anlattığı konuşmasında, onun sosyalist dönem, İslamcı dönem ve Türklük fikirleri dönemi olarak 3 evrede incelenebileceğini söyledi. 90’lı yılların sonuna doğru Türklük çıkışı yaptıktan sonra epeyce eleştirilen İsmet Özel’i bu üç dönemi ve gelişim aşamaları ile anlamak gerekir dedi: “İsmet Özel öz ve saf bir düşünür. 70’li yılların son çeyreğinde yazdığı yazılar İslami yöntem ve cemaatleşme ile ilgili. Daha sonraki yazılarında medeniyet kavramının üzerinde durur. Daha ontolojik çıkarımlar yapar. Hiçbir zaman bulunduğu çevreye uyum sağlamak için hareket etmez. İslam, Türk, Ehli Sünnet, Gaza, kavramları içerisinde Türkiye’nin ruhu diyebileceğimiz çıkarımlar yapar.” İsmet Özel’in İslami devlet değil İslami toplumu öne çıkardığının altını çizen Yıldırım, İsmet Özel’in kaynakları olarak, “Nurettin Topçu’yu Yahya Kemal’i, Akif ve Necip Fazıl’ı sayabiliriz” dedi… İsmet Özel’in “Herkesleşmeme” anlayışını, “biriciklik” kavramı ile karşıladığını söyleyen Ercan Yıldırım: “İsmet Özel, devlet kurmaktan ziyade toplum inşasını öne çıkarır. İsmet Özel bir kampın adamı ve sözcüsü olmaz. Alelade ve sıradanı hayatının merkezine yerleştirir. Bir sahicilik arayışındadır.” dedi.

 

Prof Dr. İbrahim Tüzer, İsmet Özel’in bir şiirini okuyarak sözlerine başladı: “Herşey ben yaşarken oldu”… Her şeyi kendisi yaşarken olduğu iddiasında bulunmak başlı başına bir farkındalıktır. Bir ömür nasıl bereketlenmiş olur. Konuştuğumuz kişi böyle bir farkındalığı elde etmişse, o zaman bu hayatın da farklı olduğunu düşünmemiz gerekiyor. Bu adamın nasıl bir hayat yaşadığını bilmemiz gerekiyor. Modern dünyanın ortaya çıkardığı bir tip: Bezgin… Neyin gerçek neyin sanal, neyin iyi neyin kötü olduğunu anlayamayan, yani 21. Yüzyıl insanı. İsmet Özel’de merak duygusunun çok erken yaşlarda ortaya çıktığını görüyoruz. Farkındalığı, neyin iyi neyin kötü olduğunu ayırt etmek isteyen bir merak. İlkokul üçte iken kimseye haber vermeden Ankara’da bir gazeteye bir şiir gönderir. Şiiri de yayınlanır.”

Tüzer konuşmasında, İsmet Özel’in sosyalistken de, Müslüman olunca da, “farkındalık ve merak” unsurlarının onun hayatında değişmeyen şeyler olduğunun altını çizdi: “Dünyaya intibak etmek istediğinizde bir şeyleri değiştirmeye çalışırsınız. Bunu başaramazsanız kendinize yönelirsiniz. İsmet Özel de bedeniyle uğraşır şiirlerinde. Bir müddet sonra bu dönüştürme duygusuna evrilir ve dikkati bedeninden topluma yönelir.”

 

Dr. Celal Fedai, İsmet Özel üzerine yaptığı Yüksel Lisans tezinden de bahsettiği konuşmasında, İsmet Özel’e hayran olmanın, onu sevmenin, onun eleştirilemeyeceği anlamına gelmediğini söyledi: “Hayranlık salamura edilir bir şey değil. Bizim ismet özel ile olan diyaloğumuz İsmet Özel’i çok sevmemiz onu eleştirmememiz anlamına gelmez. Biz ona dahil olmak için onu aşmak isteriz. Aliya İzzebegoviç, “Gerçek bir şairse o zaten bir mücadeleye girmiş demektir. Onun mücadelesi kötülüğe karşıdır.” Der. İsmet Özel bu anlamda da gerçek bir şairdir. Aliya’nın bu sözü gerçek sanatçının anlamını da veriyor. Şiir yazan, roman yazan insanlara bakın, onların mücadelesi İsmet Özel’le aynı filan değildir.” Fedai, İsmet Özel’in toplumsal hadiselere yönelik şiirlerinin kendisinden sonraki kuşağı etkilediğini söyledi: “Şiiriniz şiir kalarak yaşanan hadiseleri nasıl şiire aktaracaksınız? Bu çok zor. İsmet Özel bunu başarmıştır.”

Mahmut Bıyıklı’nın yönettiği program, konuşmacıların İsmet Özel’le ilgili hatıralarını anlatmasıyla sona erdi.

Bu yıl "Yazmak ve Yaşamak" teması üzerinden hazırlanan festivalde, 40'ı aşkın oturumda 100'e yakın konuşmacı yer alacak. Şiir ve müzik dinletilerinin de katılımcılarla buluşacağı festival, 15 Aralık'ta sona erecek.

Güncelleme Tarihi: 15 Aralık 2018, 14:31
YORUM EKLE

banner19

banner13