Gülerek “Ölümü Gör”!

Mizah; gerek hayatta gerekse sanat ve edebiyatta kullanımı itibarıyla yaşanan gerçekliğe farklı bir bakış açısıyla bakabilen, sorgularken gülümseten, gülümsetirken düşündüren, düşündürürken farklı noktalara dikkatleri çekebilen bir anlatım tarzıdır.

“Mizah, keskin bir zekânın, sıra dışı, aykırı, ani ve beklenmedik, kimi zaman eğlendirici, kimi zaman zaman sorgulayıcı biçimde, kimi zaman da acımasızca kazandığı sessiz zaferdir.” diyebiliriz.

Oksimoron ise birbiriyle çelişen ya da tamamen zıt iki kavramın bir arada kullanılmasıyla oluşan ifadelere deniliyor. Leyla Polat’ın Şule Yayınları arasında çıkan Ölümü Gör adlı kitabı tam da oksimoron bir iskelet üzerine kurulmuş. Birbirinden ilginç ölüm hikâyeleri anlatılırken aynı zamanda mizahın ve ironinin keskin tarafıyla da bizleri gıdıklayan yer yer kahkaha attıran öykülere yer veriyor.

Gülme eylemi birleştiricidir, kaynaştırıcıdır. Bergson, gülmenin diğer gülenlerle bir anlaşma, bir suç ortaklığı olduğunu belirtmişti. Bir başka insanla birlikte herhangi bir nesneye gülmek demek; o insanla aradaki sınırlılıkların azalması, o insana yakınlaşmak demektir.

Gülmek “Ben”lerin “Biz”e dönüştüğü evrensel bir bütünleşme özlemine işaret eder. Leyla Polat’ın anlattığı hikâyelerde bu realite ile hikâyenin içine sızıyor, bir anda kendinizi hikâyenin içinde buluyorsunuz. İlk hikâye olan Virüs Karışımlı Kanser’de kendinizi tonton ninenin karşısında buluyor ve anlattıklarına içten içe gülüyorsunuz. Diğer hikâyelerde de aynı durum bütün komikliği ile devam ediyor.

Leyla Polat “Ölümü Gör” adlı kitabında; gerçekliği, ciddiyetin sınırlarına tutsak olmadan, gülmenin olanaklarından yararlanarak bireysel ve toplumsal pek çok konuyu ölüm hikâyeleri üzerinden kendine özgü yaklaşımlarla değerlendiriyor. Güldürürken düşündürme ilkesiyle eleştirel bir bakış ortaya koyuyor ve gündelik dilden edebi dile kadar birçok bağlamda öykülerini okuyucuya sunuyor.

Mizah yalnız güldürü değildir. Düşündüren, eleştiren, istihza eden, bir çeşit acı duygusu veren, hicveden, karşıt fikirleri kapsayan ve fikirleri beklenmedik, şaşırtıcı bir biçimde sunan tarafları vardır.

Leyla Polat, bunu hikâyelerinde başarılı biçimde gösteriyor.

Tüm öykülerinin ana gövdesi ölüm üzerine kurulu olan “Ölümü Gör” 20 öyküden oluşuyor.  Ölüm gibi soğuk bir kavramı mizahla harmanlayarak vermek pek kolay bir şey olmasa gerek.

Ölürken güldüren bu hikâyelerde yazar, âdeta “Ne haliniz varsa gülün” diyor, bu hâl ölüm bile olsa gülünecek bir tarafının olduğunu gösteriyor bize.

İlk kitabı “Korkuyorsam Sebebi Var” aynı nükteli anlatıma sahip öykülerden oluşuyordu. Leyla Polat bu hikâyeleriyle kendine has bir tarzı ve üslubu yakalamış olduğunu gösteriyor.

Hikâyelerinde yaşananlara ve yaşanmışlıklara şahitlik eden Leyla Polat, gözlemlerini mizahın ve ironinin penceresinden ustalıkla anlatır. Hikâyelerin ritmine kapılıp o estetik coşkuya katılmak isteyenler için öncelikle tercih edilebilecek sürükleyici bir kitaptır Ölümü Gör.

YORUM EKLE

banner26