banner17

Yüzyıllar boyunca Üsküdar!

Üsküdar Belediyesi'nden ÜSküdar'ın geçmişine ışık tutacak bir eseri Nurettin Durman bizler için değerlendirdi..

Yüzyıllar boyunca Üsküdar!

Yüzyıllar Boyunca Üsküdar, Mehmet Nermi HaskanÜsküdar, mukaddes bir belde olup bütün Anadolu, Arap, Acem, Hind, Sind ülkelerinin geçididir. Bu bakımdan limanı gayet büyük bir şehirdir. İstanbul’dan altı mil mesafe uzaklıktadır” der, Evliya Çelebi Üsküdar’ı anlatırken.

Üsküdar bir orta şehir gibi geliyor bana. Bir mistik havası var. Bir sakıncasız, bir güvenlikli yer gibi. Zaten başka bir yerden Üsküdar’a ayak bastığınızda da fark edersiniz bunu. Birden hoş, latif ve içinizi serinleten bir rüzgâr karşılar sizi. İskeleye adım attığınızda yüzünüze çarpar aniden, bir oh çekersiniz. Çarşıda-pazarda siz varsınız zaten. Dolaşır, aradığınızın peşini oradan oraya kovalarsınız. Bir yerde bulamadığınız bir eşyayı bir diğer tarafta rahatlıkla bulabilirsiniz. Adım başında bir dostunuz size selam verir, tebessüm eder yürürsünüz.

Batı medeniyetinden İslam medeniyetine geçenlerin ilk ayak bastığı toprak

Burası Üsküdar’dır. Üsküdar, İstanbul’un Asya kıtasındaki en eski yerleşim birimidir. Tarih boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan ilçe, fetihten önce bir İslâm şehri olmakla İstanbul’un fethine de tanıklık etmiştir. Kâbe toprağı sayılan ve bu yüzden “Belde-i Tayyibe” denilen güzel ve tarihi bir yerleşim birimidir Üsküdar.

Batı cenahından Müslümanlar hacca giderken Üsküdar’a vardıklarında toprağı öperlermiş. Artık Kâbe toprağına ayak bastıklarını kabul ederlermiş. Böyle bir sevgi ve böyle bir muhabbeti hak eden bir şehir Üsküdar… “Kamusu’l A’lam”da “Scutari” şeklinde yazılmış olan Üsküdar’ın ismi hakkında şu bilgileri bulmaktayız: “Üsküdar eski bir şehir olup, ism-i kadimi (Hrisopolis) yani ‘Altın Şehir’ yahut ‘Altın Şehri’ idi. Bir rivayete göre Agamemnon’un oğlu Hrisis tarafından kurulmuştur.” Hrisis şehri anlamına gelen Hrisopolis denmiştir. Kızkulesi, Üsküdar’ın Bizans abidelerinden kalmış yegâne bakiyedir.” Evliya Çelebi ise Seyahatname’sinde şöyle demektedir:

“Asıl ismi ‘Eski Dar’dır ki, meşhur bir yanlış olarak ‘Üsküdar’ derler. Üsküdar denilmesinin sebebi de, Seyyid Battal Gazi’nin Üsküdar Bahçesi yanında Harun Reşid’in çadırı önünde yaptırarak oturduğu Dar (yer) dolayısıyladır.” Tarihçi Semavi Eyice ise, değişik bir yaklaşımla bakmaktadır Üsküdar’ın tarihteki isimleri meselesine. Semavi Eyice’ye göre; “Üsküdar’ın batı yayınlarında yerleşmiş izahı, Skoutarion’dan geldiğidir. Hâlbuki bunu ‘haberci, ulak’ anlamına gelen Farsça-Türkçe karışımı ‘Üsküdar’ kelimesine bağlamak ve böylece Türk devrinde doğmuş bir ad olarak kabul etmek de mümkündür...”

“Üsküdar” için mühim bir kaynak

Üsküdar Belediyesi, Mehmet Nermi Haskan’ın yıllarca emek verip hazırlamış olduğu “Yüzyıllar Boyunca Üsküdar” adlı önemli eseri yayınlamış. Yayın tarihi Temmuz 2001. Şüphesiz üzerinde konuşulması gereken önemli bir çalışma. Üç ciltlik bu çalışma, kısa sayılabilecek (34 sayfa) bir yazılı Üsküdar tarihi ile başlıyor. Oldukça değer ifade eden görsel malzeme ile de desteklenen kitap, Üsküdar’ı tanımak için de iyi bir kaynak niteliğinde görünüyor. Meraklısı için elbette önemli bir çalışma.

Birinci ciltte giriş bölümlerinden başlayarak; Üsküdar Cami ve Mescitleri, Üsküdar Tekkeleri yer alıyor. İkinci ve üçüncü ciltlerde de kütüphaneler, namazgâhlar, köşkler, yalılar, hamamlar, türbeler, çarşılar... Devam ediyor böylece. Şüphesiz kültürümüzün kalıcı taraflarıdır bütün bunlar. Yaşatılmasında, korunmasında fayda umulan değerlerdir. Kitabın elbette eksikleri vardır. Böyle kapsamlı bir çalışmayı tamamlamak da lazımdır elbette. Bunlar da benim görebildiğim kadarıyla Kuzguncuk, Beylerbeyi, Çengelköy, Vaniköy ve Kandilli’nin bir an evvel yazılıp yayınlanması. Ki, eser tamamlansın. Bunlar da bir proje olarak zaten var. Yalnızca yazım için bir adım atmak gerekiyor. Ha bir de eğer bu semtler yazılacaksa, bu işle uğraşanların ellerini çabuk tutmaları gerekiyor. Çünkü giderek azalıyor yaşlılar. Semtlerin yaşlı ve canlı tarihleri uçup gidiyorlar birer birer.

Üsküdar Belediyesi’ni ve kitabın hazırlayıcısı Mehmet Nermi Haskan’ı canı gönülden kutlarken, tespit ettiğim bir eksikliğin de yapılacak olan çalışmada giderilmesinde fayda görüyorum. O da Üsküdar’da doğmuş, yaşamış, ömür sürmüş sanat-edebiyat ve kültür adamlarını, siyaset adamlarını, yani önemli şahsiyetleri de bu değerli eserin ilgi alanı içersine almak. Öyle ya, hangi şairler, yazarlar, musikişinaslar, mimarlar yaşamış Üsküdar’da, bilmekte fayda olur kanaatindeyim. Kitaba emeği geçenleri canı gönülden kutluyorum.


Yüzyıllar Boyunca Üsküdar, Mehmet Nermi Haskan, Üsküdar Belediyesi Yayını 2001.

 

Nurettin Durman Üsküdar’ı seven biri olarak kitabı inceledi ve dayanamadı, yazdı

Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2010, 21:38
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
emine ş
emine ş - 9 yıl Önce

Üsküdar'ı var ettiği için Allah'a sonsuz hamd olsun.

yasin şafak
yasin şafak - 9 yıl Önce

harem semtinin ismi de zaten o yüzden haremmiş. haremi şerife gideceklerin yola koyuldukları durak diye.
kuzguncukun da kudüse giden museviler için bitişik/yakın durak manası varmış.

...
... - 9 yıl Önce

bu haber nereye kaydedilecek? ekranın sol köşesindeki sütunda 'istanbul bizim' diye bi başlık göremedim ben. daha sonra arasak nereden bulacağız?

aborjin
aborjin - 9 yıl Önce

üsküdar herşeyiyle kendi başına bir cumhuriyettir:üsküdar cumhuriyeti...

banner8

banner19

banner20