Yolcuların, gariplerin sığınağı olmuş bir makam: Ahmet Kusayri Hazretleri Külliyesi

Ahmed Kusayri Hazretleri Hatay’da öğrenciler yetiştirmiş ve İslam ahlakının yayılmasına katkı sağlamıştır. Makamı yolcular, garipler, fakirler ve misafirler için uzun yıllar adeta bir sığınak olmuştur. Faruk Azmi Alpsoy yazdı.

Yolcuların, gariplerin sığınağı olmuş bir makam: Ahmet Kusayri  Hazretleri Külliyesi

Yine Hatay'dayız. Reyhanlı’dan bir pazartesi günü sabahın erken saatlerinde ayrıldım. Hava çok sıcaktı. Ortalıkta hakikaten yakıcı bir güneş var. Aracımın kliması çalışsa da içerideki harareti dindirmeye pek bir tesiri yok. Reyhanlı’dan Antakya istikametine gidiyorum. Tarlalarda öbek öbek toplanmış çalışan onlarca insan var. Mısır filizlerinin boyu iki metreyi aşmış durumda. Hasat döneminin hemen hemen içindeyiz. Narlıca’yı geçtikten sonra Antakya yoluna giriş yapmadan Altınözü ve Yayladağı tabelasının olduğu istikamete doğru devam ediyorum. Seyrettiğim yol oldukça küçük. Bir gidiş bir geliş şeridi var. Yol yokuş  olunca tabiatıyla taş yüklü kamyonlar hızlı ilerleyemiyor. Ben de aracımla çaresiz arkadan onları takip ediyorum. Kamyonlar ne hikmetse küçük araçlara pek dikkat etmiyorlar. Bir süre sonra Yayladağı yoluna ulaştım. Bu yolun iki gidiş iki geliş şeridi var. Yayladağı yolunda şükür ki yoluma normal hızla devam ettim. Yarım saat sonra Şenköy’e yaklaştım. Köyün giriş yolunu kaçırmışım. Yaklaşık bir kilometre ileriye gidip tekrardan dönüş yaptım.

Şenköy adından da anlaşılacağı gibi küçük ve şirin bir köydür. Evler taş malzemeden inşa edilmiş ve kırma çatıyla örtülmüş. Çatılarında tuğla malzeme kullanılmış. Sokaklar geniş değil. Bazı sokaklarda araçla dönüş yaparken çok zorlandım. Şenköy yeşillikler içindeki bir vadide kurulmuş. Burada daha ziyade incir, nar, üzüm, hurma ve zeytin yetişiyor. Zeytinciliğin yoğun olarak yapıldığı belde de zeytinyağı fabrikası da var. işlenen zeytinler burada halis zeytin yağına dönüştürülüyor.

Şenköy evlerinin farklı mimarisi var. Buldan, Babadağ, Beypazarı’ndaki ahşap evlerin yerini burada taş mimari almış. Evler, binalar, sokaklar, okullar ve kamu binaları, dâhil tüm binaların inşasında taş malzeme kullanılmış. Şenköy muhtarlık binası hizasında abidevi bir ağaç gözümüze çarpıyor. Daha uzaklara baktığımızda, tepelerde dev rüzgar panellerini görüyoruz.  Şenköy öğle saatlerinde pek sessiz. Hava sıcaklığı artınca, sokaklarda camiden çıkan müminlerden başka kimseyi göremezsiniz. Okul karşısındaki binanın eski nahiye binası olduğunu Şenköylü ak sakallı bir amcadan öğreniyorum. Şenköy’ün çıkışında yolun sağ tarafında bir çeşme var. Çeşme yeni fakat mimarisi eskiyi hatırlatıyor. Sivri kemerli çeşmenin kitabesinde besmele-i şerif yer alıyor. Bu çeşmenin adı Hacı Aybiye Serbeci çeşmesidir. Suyu akar vaziyette.

Ahmet Kusayri Camii

Ahmed Kusayri Külliyesi, Şenköy muhtarlık binasının hemen yanında. Cami ve türbe aynı avlu içinde yer alır. Her iki yapı da bugünkü haliyle, 1786 yılında, Şeyh İsmail tarafından yaptırılmış. Ahmed Kusayri’nin asıl ismi Abdurrahman Kusayri’dir. Doğum tarihi belli değil. H. 956 M.1549 yılında Şenköy’de vefat etmiş.

Ahmet Kusayri Camii, enine dikdörtgen planlıdır. Bu plan haliyle Habib-i Neccar, Hatay Ulu Camii, Şam Emevi, Diyarbakır Ulu Camii, Selçuk İsa Bey ve Şanlıurfa Ulu Camii gibi yapılarla benzerlik gösterir. Asıl ibadet mekânın ortasında dört serbest paye var. Bunun yanında üst örtü duvarlarla desteklenmiştir. Harim mekân mihraba paralel iki sahından oluşur.

Caminin mihrap kısmının üstünde kubbe vardır. Bu kubbe on iki kasnak üzerine yerleştirilmiş. Kubbe tuğlayla örtülmüş. Caminin son cemaat kısmında ahşap destekli bir sundurma bulunuyor. Caminin giriş kapısı kuzey cephenin ortasında yer alıyor. Bu kapı üzerinde üç satır dokuz kutucuk halindeki kitabe bozuk sülüsle yazılmıştır. Bu kitabenin dışında avlunun kuzey batısındaki mihrabiye nişinin üst kısmında H. 1200 M.1786 tarihli bir kitabe var. Kitabe dört mısra sekiz kutucuktan oluşuyor. Bu kitabenin yazıları öteki kitabeye nispeten daha iyi yazılmış durumda.

Külliyenin dostlar sokaktaki taç kapısı da âbidevi olarak inşa edilmiştir. Bu kapının iki yanında sütunlar üzerinde mukarnaslı başlıklar vardır. Kapının alınlık kısmı bitkisel motiflerle süslenmiştir. Bu malzemelerin çoğu muhtemelen geçmişte yıkılan yapılardan sökülerek devşirilmiş.

Caminin mihrabı ve minberi de taş malzemeden yapılmıştır. Mabedin kuzeydoğusundaki minare tek şerefelidir. Gövdenin şerefeden sonraki kısmı yapının geneliyle bir bütünlük arz etmiyor. Bu kısım muhtemelen sonradan yapılmıştır. Minarenin koni kısmı dâhil tamamı taştan inşa edilmiştir.

Ahmet Kusayri Hz. Türbesi

Şeyh Ahmet Kusayri hazretlerinin türbesi bu bölgedeki önemli ziyaretgahlardan biridir. Çevre illerden ve ilçelerden ziyarete geleni gayet çoktur. Konuştuğum insanlar içerisinde İskenderun ve Kırıkhan ilçelerinden burayı ziyarete gelenler vardı. Türbe, kare planlı olarak inşa edilmiş. Giriş kapısı doğu cephesindedir. Kubbesi on iki  kasnak üzerine yerleştirilmiş. Türbenin güney cephesindeki kitabe ile iç mekândaki kitabe H. 978 M.1570 ve H. 904 M.1498 yılına tarihlendirilir. Kitabeler şekil olarak aynı formda yapılmış.

Ahmet Kusayri Hz. Türbesinin farklı kısımlarında on yedi tane sanduka var. Sandukaların üstü puşide ile örtülmüş. Ayrıca türbe içine farklı motifleri olan bayraklar asılmış. Türbe içindeki kitabede Şeyh Ahmet Kusayri yazısını okuyorum. Türbenin giriş kapısı üzerinde de bozuk bir yazıyla yazılmış bir kitabe mevcut. Bu kitabe deforme olduğundan tam olarak okunamamaktadır. Kitabenin satırlarının son kısımlarının olduğu yerde taş değiştirildiği için kitabenin son kısımları eksik. Türbenin bir köşesinde sessizce Kur’an-ı Kerim okuyan bir mümin dikkatimi çekiyor. Türbede kaldığım süre boyunca kafasını kaldırmadan Kur’an-ı Kerimi öylece okumaya devam etti. Türbe çevresinde mezar taşları bulunuyor. Bunların çoğu yılların getirdiği yorgunlukla aşınmış ve tahribatına uğramış. Haziredeki mezar taşları Osmanlı dönemine dair izler taşımamaktadır. Türbede medfun olanların isim listesi şöyle: Şeyh Abdurrahman Oğlu Şeyh Ahmet Kusayri, Ahmet Kusayri, Mehmet Kusayri, Abdulvahap Kusayri, Abdulatif Kusayri, Taha Kusayri, Hasan Kusayri, Abdulnebi Kusayri, Mehmet Kusayri, İsmail Selkani, Ahmet Kocaşeyh, Abdullah, Mehmed Aziz, Kâmil Şemsi ve Misafir Ahmet Kürdi.

Ahmet Kusayri Hazretlerinin diğer hayır hizmetleri arasında şunlar vardır: Çatbaşı Şenköy arasında ve Altınözü’nde birer köprü yaptırmıştır. Vakıflar kurup çeşme ve medreseler inşa ettirmiştir. Emevi ve Zekeriya camilerinde hutbeler vermiştir. Verdiği bu hutbeler ilgi görmüştür. Kanuni Sultan Süleyman Han'ın daveti üzerine İstanbul’a gitmiş, padişahın divan sohbetlerinde bulunmuştur.   Hatay’da öğrenciler yetiştirmiş ve İslam ahlakının yayılmasına katkı sağlamıştır. Makamı yolcular, garipler fakirler ve misafirler için uzun yıllar adeta bir sığınak olmuştur. Allah cümlesinden razı olsun inşaallah.

Hatay’ın Türk yurdu olmasında büyük katkıları olan Ayşe Fitnat Hanım'ın mezarı da burada, Ahmet Kusayri hazretlerinin türbe kapısının hemen doğusundadır. Mermer malzemeden yapılmış.

Şenköy’de ziyaretimi tamamladıktan sonra tekrar Antakya’ya doğru yola çıkıyorum. Anadolu'yu keşfetmeye ömür, yazmaya kelimeler kifayet etmez. Bakalım bir sonraki durağımız hangi beldemiz olacak. Kim bilir? Kalın sağlıcakla...

Kaynaklar:

Bülent Arı, Hatay Velilerinden Şeyh Ahmed Kuseyri. s. 375-386

Evliyalar Ansiklopedisi, 1992:255

Tahir Dönmezer Köşe yazısı

Güncelleme Tarihi: 28 Temmuz 2020, 12:04
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26