Venedik’te bir Türk hanı: Fondaco dei Turkchi

Venedik’i önemli kılan unsurlardan birisi de hiç şüphesiz ticarettir. Cumhuriyet, Orta çağ, Rönesans dönemi boyunca önemli bir deniz gücü ve finans merkezi haline gelmiştir. Mehmet Sancak yazdı.

Venedik’te bir Türk hanı: Fondaco dei Turkchi

İtalya’nın kuzeydoğusunda Po ve Piave Nehirleri’nin deltaları arasında 117 adanın üzerine kurulan Venedik şehri sadece doğal güzellikleri ile değil aynı zamanda tarihi mimarisi ve sanat eserleriyle ile dünyaca ünlü bir turizm merkezi haline gelmiştir. Şehrin tarihi izleri VI. yüzyılına kadar inmektedir. Doğu Roma’ya bağlı olarak geliştiğinden Doğu’nun en batıdaki ve Batı’nın en doğudaki şehri diye anılır. İncilin derleyicilerinden Aziz Markos’un mezarının Venedik’e getirilmesi ile daha önemli bir şehir haline gelmiş ve onun adıyla anılmaya başlanmıştır.

Venedik’i önemli kılan unsurlardan birisi de hiç şüphesiz ticarettir. Cumhuriyet, Orta çağ, Rönesans dönemi boyunca önemli bir deniz gücü ve finans merkezi haline gelmiştir. Avrupa’nın Atlantik kıyılarına kadar hareketli bir ticaret ağı oluşturmuş ve bundan dolayı da önemli bir kent haline gelmiştir. Venedik, kurulduğu ilk günden beri Müslüman devletlerle ticari ilişkilerde bulunmuştur. Özellikle Orta çağ dönemine geldiği zaman şehrin idarecileri gerçek bir ticaret ağı kurmuşlardı.

Akdeniz havzasından uluslararası anlaşmalar çerçevesinde ticaret yaptılar. Mısır’da Eyyübiler, Memlüklüler, Anadolu’da Selçuklular, Menteşe ve Aydınoğulları Beylikleri Karadeniz’in kuzeyinde Kırım Tatarları gibi devletlerle ticaret yapmışlardır. Venediklilerin Osmanlı ile teması 1350’li yıllarına rast gelmektedir. İki ülke arasındaki ilk ticari antlaşma 1390’da I.Beyazıd’ın onaylamasıyla yapılmıştır. Her iki ülke arasındaki ticari seyahatleri karşılıklı bir şekilde yapılmaktaydı. Bir Venedik listesine göre 1360 martın da Marino Venier ve Leonardo Contarini Edirne’nin fethinden dolayı I.Murad’ı tebrik için gönderilmişti. Osmanlı Elçilerinin ve Tüccarların Venedik şehrine ziyaretleri bu tarihlerden sonra sık sık olmaya başlamıştı. Saraydan giden görevliler bizzat padişahın isteklerini getirmek için gittikleri de oluyordu. İşte bu Seyahatler zamanla Türklerin Venedik’te iz bırakmasına neden olmuştur. Saray ve Devlet ricali adına giden ya da herhangi bir malı satmak gayesiyle gönderilen Türkler büyük gruplar halinde Venedik pazarlarında bulunurlardı. Aylardır burada kalan Türk tüccarların bir de burada konaklama ihtiyaçları oluyordu. Venedik hükümeti usül gereğince Türk tüccarlar için bir arada oturabilecekleri özel bir ikametgâh göstermek durumunda kalmıştı.

Senato’nun kararıyla Rialto’da harap San Mattea Kilisesi’ne bitişik olan Sen Bortolo Vendramin adlı bir han bulundu. Geniş ve rahat olan bu yerde Türklerin vazgeçemeyeceği  hamam yapısı da bulunmaktaydı.1620’li yıllara gelindiğinde Türkler o binaya sığmaz hale gelmişti ve bugün ‘’Fondaco dei Turchi’’ adı verilen Ferrara Dukası’nın evine yerleşilmişti. Venedik’te şehre ayak basılan Piazzale Roma (Roma meydanı) veya büyük kanal üzerinden San Marco’ya yol alındığında karşınıza çıkacaktır.

Yapı Bizans-Arap ve Orta çağ İtalyan mimarisindeki izlerle sentez oluşturmaktadır. Bu yer Türklerin ticaret merkezi olarak anılan ve uzun yıllar konakladıkları yerlerden en önemlisi ve ayakta kalanıdır. Türklerin bu yapıdaki izlerini bugün halen daha görebilirsiniz. Günümüzde Doğa Tarihi Müzesi’ne ev sahipliği yapmaktadır.

Mehmet Sancak

Yayın Tarihi: 05 Mayıs 2021 Çarşamba 14:00
banner25
YORUM EKLE

banner26