Vakıf talebenin sıra arkadaşıdır

Bu haberde Türkiye'nin değil, dünyanın da sayılı kültür kentlerinden biri olan İstanbul'daki vakıf kültüründen, vakıfların işlevlerin, faaliyetlerinden, sundukları imkânlardan söz açacağız.

Vakıf talebenin sıra arkadaşıdır

Her şeyden önce vakıf kültürünün önemini anlamak gerekiyor. Klasik Müslüman devletlerin himaye ettikleri halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak, sağlıklı, huzurlu bir toplum yapısı inşa etmek için kurdukları vakıflar, sadece insan-merkezli bir çalışma içinde olmamış kışın dağlarda aç kalan hayvanatı da düşünmüştür. 

İHHKuş evleri, han, hamamlar, imaretler bilhassa medreseler vakıfların himmetiyle ayakta kalabilen kurumlardı. Vakfedilen malların, taşınamaz mülklerin geliriyle ayakta durabilen vakıflar, birinden aldıkları hayrı, bir başka ihtiyaç sahibine sunarak hasenata çevirirler. Kilometrelerce uzakta aynı gök altında yaşadıklarını unutmadığı kardeşlere yardımlar dahi götürülüyor vakıflar sayesinde. Hemen burada İnsan Hak ve Hürriyetleri Vakfı’nın (İHH) yaptıklarını hatırlamalıyız. 

Ne mutlu ki hâlâ binlerce yıllık vakıf kültürünü devam ettiren şahıslar var. Daha da sevindirici olanı her geçen zaman içinde yeni hareketlerin başlamasını görmemizdir.  

İstanbul’un vakıfları

İstanbul, vakıf kültürünün en diri olduğu şehirlerimizin başında geliyor. Onlarca yıldır hizmet edenlerin vakıfların yanında yakın zamanda kurulmuş olanları da var. Bir insanın bütün temel ihtiyaçlarına hitap edecek kadar çeşitliler. Kültür, sanat, din, eğitim, spor, yardımlaşma, barınma, giyim vs. olmak üzere her türlü istifadeye açıktır bu vakıflar. Bazıları kültürel faaliyetlere ağırlık verirken, bazıları da dini yeterliliğin sağlanması için çaba gösterirler.  

Türk İslam Sanatları KütüphanesiHerkes ilgi dünyasına hitap edebilecek vakıfların kapısını çalma şansına sahiptir. Faraza, edebiyat eğitimi alan birisi onlarca edebiyat araştırmaları vakfına, ilahiyat okuyan bir arkadaşımızın için İslami ilimleri çeşitli programlar altında anlatan vakıflara gitmeleri mümkün… 

Başta İstanbul’da okuyan üniversite öğrencilerinin mensubiyet kurduğu vakıflar, bu öğrencilerin ihtiyaçlarının ihyası için faaliyet halindedirler. Maddi ihtiyaçların karşılanması için hemen birçok kuruluş burs vermektedir. Yurtlar da yine şehir dışından gelen öğrencilere hizmet eder. Burada belirtmeden geçmemeliyiz ki birazdan söz konusu edeceğimiz vakıfların yurt imkânı sağlayanları temizliğe azami derecede özen gösteriyorlar. Oldukça şık ve cazip ortamlarda öğrencilerin barınmalarını sağlıyorlar.  

Merkezde insan var… 

Bunun yanında bu vakıfların en önemli ortak özelliği insana hizmet ediyor olmaları. Vatanına, milletine bağlı, dini duyguları örselenmemiş, kendisine, çevresine faydalı olabilecek, kötü huy ve alışkanlıklardan azade olmuş insanları topluma kazandırmak bütün vakıfların yegâne amacı.  

Adını  anacağımız vakıfları seçerken belirli bir amacımız olmadı. Adını anamadıklarımızı seçmezken yine bir amacımızın, art niyetimizin olmaması gibi. Vakıfların genelde verdikleri hizmetlerin sözde temsilciliğini yapan vakıfları ele aldık. Yardımlaşma adı altında sadece yukarıda İHH’ dan söz açmamız gibi. Bu diğer dernekleri ihmal ettiğimiz anlamına gelmesin. 

Bilim ve Sanat Vakfı30.000 kitaplık kütüphane

1989’da kurulan Bilim ve Sanat Vakfı İstanbul’da en önemli çalışmalara imza atan kurumlarımızın başında geliyor. Başta, hâlen Dışişleri Bakanı olan Prof. Dr. Ahmed Davutoğlu’nun gayretleriyle bugünlere gelen vakfın Vefa’daki binası binlerce üniversite öğrencisine kendilerine yeni ufuklar açacak dersler alabilmeleri imkânı sunuyor.  

Lisansüstü  çalışmalarıyla da adından söz ettiren vakıf “Kademe Çalışmaları” adını verdiği sınıflarıyla yeni, özgün ilmi araştırmalar ortaya koyuyor. İstanbul’un saygın akademisyenleri de bu dersleri vermek için çaba gösteriyorlar. 30.000 kitaplık büyük bir kütüphanesi de bulunuyor. 

İlmi Etüdler Derneği, Logoİlmi Etüdler Derneği

İlmi Etüdler Derneği de 2002’de kurulduğundan bu yana önemli faaliyetlerde bulunuyor. Temel amacı ilim adamı yetiştirmek olan vakıf her yıl yirmi beş öğrenciyi mülakatla bünyesine katıyor. İlim anlayışını İslam medeniyetinin köklerinden hareketle tartan, anlatmaya çalışan vakıf yeni bir hayat nizamını esas alıyor. Siyasal bilimler, beşeri bilimler, felsefe ve din bilimleri, tarih ve toplum bilimleri ve sanat alanlarında kademe çalışmalarıyla ilim sahibi gençleri hayata kazandırmayı amaçlıyorlar. 

Sanat için bu vakıf

Alvarlı Efe Hazretleri İlim ve Sosyal Hizmetler Vakfı’na bağlı Uygulamalı Türk-İslam Sanatları Vakfı da İstanbul’un merkezinde sanatsal ağırlıklı faaliyetleriyle üyelerine hizmette bulunuyor. Mimarî, tezyini sanatlar, gelenekli el sanatları, musiki, kütüphane, arşiv, bilgi işlem, Osmanlı mutfağı ve kültürü ve temaşa sanatları, Osmanlı Türkçesi, hüsn-i hat, tezhib, minyatür, ebru, musiki ve ney dersleri vakıfta veriliyor. Ayrıca belli şartlar karşılığında burs da veriyor.  

İnsan ve Medeniyet Hareketiİnsan ve Medeniyet Hareketi de Eyüp’teki merkezlerinde ümmet bilincinin korunması adına hareket ediyorlar. Yakın zamanda gerçekleştirdikleri Filistin Yardımlaşma Gecesi bu amaç doğrultusunda yapıldı. 

Mustafa Cevat Akşit Hoca’nın önderliğinde 1994’te kurulan Gümüşhaneli Araştırma Yardımlaşma ve Eğitim Vakfı (GAYE) adını Osmanlı devletinin son büyük âlimlerinden muhaddis Ahmed Ziyâuddîn Gümüşhanevî Hazretlerinden almıştır. Salı günleri yatsı namazından sonra vakfın binasında halka açık fıkıh dersleri yapılmaktadır.  

Türk Edebiyatı VakfıTürkiye Milli Kültür Vakfı da “40 Vakıf İnsana Vefa” programıyla adını geniş kitlelere duyurdu.

1978’de Ahmet Kabaklı tarafından kurulan Türk Edebiyatı Vakfı da özellikle çıkardığı edebiyat dergisi ve Çarşamba Sohbetleri’yle okurları ve öğrenciler tarafından takip ediliyor. İstanbul’da kültür atmosferinin önemli bir koludur Türk Edebiyatı Vakfı… 

KocavKültür Ocağı Vakfı (KOCAV) da önemli vakıflarımızdan. Bu yıl çıkardıkları "Kültür Ocağında Bir Mütefekkir: Erol Güngör" kitabıyla adlarından söz ettirdiler. İstanbul eğitim gören öğrencilerin sıklıkla ziyaret ettikleri vakıf hâlâ önemini koruyor.  

Ve diğerleri

Yerimizin sınırları şimdilik  imkân vermediği için sadece adlarını anmak zorunda kaldığımız vakıflar var. Hakyol Vakfı, Ensar Vakfı, Akabe Vakfı, Kubbealtı Cemiyeti… Onları da başka bir zaman analım.

Vakfın nerede olduğu elbette önemlidir ama ondan hakkıyla istifade edebilmek arzusu her şeyden önemlidir. Anadolu’da da her geçen gün vakıflar artmakta, önemli haberleri her fırsatta konuşulmaktadır. Allahu âlem bir haberimizde de oralardan söz açarız. 

 

Murat Ergün derlemeye çalıştı…

Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2018, 15:25
banner12
YORUM EKLE

banner19