Türklerden kurtulma bayramları var!

Varna’da Aziziye Camii’nde her gün 10-15 kişiyle iftar yapıp teravih kılıyoruz..

Türklerden kurtulma bayramları var!

 

Varna, Bulgaristan’ın kuzeyinde, Karadeniz kıyısında tarihî bir şehir. Nazım’ın ifadesiyle “karşı yaka memleket”. Ahmet Kaya’nın ifadesini mefhumu muhaliften okursan “çağırsan gelirim, Varna’dayım” diyecek kadar yakın. Şehrin tam ortasındaki katedral, burasının bir Hıristiyan şehri olduğunu kafanıza dayar gibi duruyor. Etraftaki tarihî binalar ise bunu inkâr eder gibi. Sonra bir tarihî binanın üzerinde “coca cola” yazısını görüyorsunuz, yine aynı… Sonra Muallim Naci mektebinin oraya gidersiniz, yine nefes alırsınız. Vakfiyelerini talan edilmiş görünce yine soluğunuz kesilir.

Müslümanlar kimliklerini saklar gibi köylerde saklanıyorlar sankiVarna

Varna nefes alınan bir şehir. Sizi dinlendiren, huzur veren bir şehir… Tarihi sizi bir kolunuzdan, bugünü bir kolunuzdan çeken bir şehir. Ihlamur ağaçları, martıları ile masal şehri gibi… Bulgaristan’ın tatil ve turizm merkezi. Çok güzel bir sahilinde karşı yakayı izlemek için barların, diskoların arasından başınız önde 3 km yürümeniz gerekiyor. Bulgaristan’ın diğer şehirlerine göre Müslüman sayısı burada daha az. Olanlar da Varna’nın köylerine yerleşmişler. Kimliklerini saklar gibi köylerde saklanıyorlar sanki.

Merkezde iki cami var. Köylerde ise 40 tane. Merkezde bir camide namaz kılınıyor.  Müslümanların yoğun olarak yaşadığı köylerde de cemaat yok denecek kadar az. Merkezdeki Aziziye Camii’nde vakit namazlarını 5-10; teravih namazlarını ise 15-20 kişiyle eda ediyoruz. Suriyeli, Mısırlı, Ürdünlü, Filistinli ve Türk cemaat musafaha yapmadan camiden çıkmıyor. Aziziye Camii’nde her akşam iftar veriliyor. Her akşam birisi bu iftarı üstlenir. Bu birisi dediğim durumu iyi olsun veya olmasın fark etmiyor. Muhakkak birisi burada iftar verir ve yaklaşık 10-15 kişi burada iftarını yapar. Ardından Bulgar kahveleri içilir ve teravih beklenmeye başlanır.

Teravihten önce muhakkak hocanın bir şeyler anlatmasını isterler. Vaaz başladıktan 5 dakika sonra birisi bir soru sorar ve ezan vaktine kadar soru cevap şeklinde vaaz tamamlanır. Bulgaristan’ın birçok bölgesinde sabah ve yatsı hariç ezan hoparlör ile caminin dışına verilirken Varna’da maalesef ezan caminin içinden okunur. Cami birçok kez saldırıya uğramıştır. Özellikle “Türklerden kurtulma bayramı” olan 3 Mart’ta bayram sonrası sarhoşlukla camiye saldırmak alışkanlık halini almıştır.

Oradakiler çok basit uyarılar ve bilgilerle “Müslüman” olduklarını hatırlayabilirler

Varna Aziziye CamiiVarna yetim bir çocuktur. Yetim çocuk şirinliği ve mazlumluğu vardır Varna’da. Müslüman olduklarını söylemeye çekinen insanlar yetim çocukları andırır. Vakti zamanında zorla isimleri değiştirilirken isimlerine sahip çıkanlar şimdi “demokrasi” ile birlikte Fatma olan kızına Fani diye seslenmeye başlarlar. Türkiye’den birçok cemaatin bu şehre uğrayıp “buradan bize ekmek çıkmaz” diyerek terketmeleri de ayrı biz mazlumluktur. Yakın zamanda Bulgaristan başbakanı şöyle bir laf etmiş: “1989’da zorunlu isim değiştirme ve zorunlu göçle yanlış yapıldı. Oysa yapılacak şey onları serbest bırakmaktı. Serbest bırakıldıklarında onlar kendileri ayak uyduracaklardır.” Şimdiki durum tam olarak budur. Kimliklerini kaybetmeye hazır ve müsait haldeki müslümanlar demokrasiyle beraber bu yola girmişlerdir. Varna’da birçok Müslüman oruç dahi tutmaz. Köyleri gündüz gezerken ellerinde bira şişeleriyle birçok müslümanı görürsünüz.

Ümitvar olmak için de birkaç cümle kuralım: Buradaki durum inkâr etmekten ziyade bilmemekten olduğu için uzun süreli bir çalışma ile Müslümanlar asıl kimliklerine kavuşabilirler. Çok basit uyarılar ve bilgilerle “Müslüman” olduklarını hatırlayabilirler. İkincisi ise bembeyaz bir sayfa olan çingeneler beklemektedirler. Yakın zamanda belki de Bulgaristan’da ciddi bir nüfus olacak çingeneler halihazırda dahi düğünlerde “çalgı çalıp” oruçlarını tutar ve teravihlere gelirken dokunduğunuz an yepyeni bir nesil oluşturabilirler.

Varna denince akla gelen ikinci kelime “savaşı” oluyor.  Bu savaştan önce Fatih’in babasına söylediği cümleyi buraları unutanlara söyleyelim: “Eğer padişah iseniz buraya gelin ve görevinizi yapın; eğer padişah değilseniz burası sizi bekliyor.”

 

Kenan Tuzcu yazdı

Güncelleme Tarihi: 05 Ağustos 2012, 18:58
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
dilovası
dilovası - 7 yıl Önce

kenan bey güzel bir yazı kaleme almışsınız tebrik ederim

ibrahim kılıç
ibrahim kılıç - 7 yıl Önce

Bu kadar güzel anlatılır. Bazen sinirlendirsemde kenan hoca can dır.

sebahattin göksu
sebahattin göksu - 7 yıl Önce

varna seni yazar yapar,varna seni şair yapar,varna seni alim yapar,varna bizi şahir yazar...

ali bulut
ali bulut - 7 yıl Önce

ya rabbi başta kendimizi,ve oradaki karseşlerimizi şuurlandırsın.acizane tekirdağ'da görev yaptım aynı dert orada da var maalesef.rabbim cümlemize şuur versin amin.

banner19

banner13