banner17

Tuğrul İnançer: Bir cami kibre alet edilemez!

Ömer Tuğrul İnançer, Çamlıca Camii meselesinin Efendimiz’e karşı bir edepsizlik içerdiğini söyledi.

Tuğrul İnançer: Bir cami kibre alet edilemez!

 

Kandil akşamları her zaman bereketli olur. Tıpkı ramazan-ı şerifteki akşamlar gibi. Ramazan-ı şerifte de bu bereket açıkça görülür. En garib sofralarda bile bir menü fazladan boy gösterir. Hurma ve ramazan pidesi bunların en meşhurudur. Sokaklarda uzun uzun kuyrukları da meşhurdur ramazan pidesinin.

Kandil akşamlarının bereketli olduğunu nerden çıkarıyorum. Şöyle ki, Adapazarı’nda çocuklar kandil akşamları çevre fırınlardan kaymak alır, tepsilere doldurur satardı. Camide ön saflarda yer bulup cemaate kendi reklamlarını yapardılar. Çünkü dışarı çıktıklarında hacı amcaların onları; “az önce yanımda namaz kılan çocuk” diyerek hatırlaması için gerekli bir şeydi bu. Çocukça ve masumca bir reklam.

Namazdan sonra tesbihat esnasında arkalardan sert bırakılan çocuk ayakkabıları sesi gelirdi. Anlardık ki, afacanlar tezgâhı kurmak için davranmışlardı. Bir tepsi kaymağın bazen iki üç ortağı oluyordu. Bazı daha cevval olanları ise tek başına götürüyordu küçük ticaretini.

İşte bu kandil akşamlarında sattıkları adede güvenerek daha sonraki zamanlarda da kaymak satma girişiminde bulunurdular. Fakat nedense hem camiye gelen cemaatin adedinde buna bağlı olarak hem de sattıkları kaymak adedinde epey bir düşüş olurdu. Buyurun size kandil gecelerinin bereketine bir delil.

Geçen Çarşamba akşamı ben de bu kandilin nasıl bir bereketi olacak acaba diye düşünüyordum. Bu zamana kadar çok bereketiyle karşılaştım. Mesela geçen sene ki kandillerden birinde Hüseyin Vassaf Efendinin, Süleyman Çelebi’nin “Vesilet’ün necat” isimli mevlid-i şerifine şerh yazdığını öğrenmiştim bir sohbet meclisinde. Ondan önceki sene Miraç kandilinde Muzaffer Ozak Efendi’nin “İrşad” isimli eserini okurken, diğer tüm peygamberan-ı kiram efendilerimizin miracının yeryüzünde, Hz.Peygamber Efendimiz’in miracınınsa “habibullah” olmaklığı sebebiyle gökyüzünde gerçekleştiğini öğrenmiştim.

Bunları düşünürken bir vesileyle bu kandil akşamında Tuğrul İnançer’in sohbetinde olabilecektim. Akşam olduğunda bir özel mekânda Tuğrul İnançer’le aynı havayı soluyorduk. Berat kandili çerçevesinde bir sohbet bekliyorduk Tuğrul İnançer’den. Fakat her zaman ki gibi yine unuttuğumuz, göz ardı ettiğimiz inceliklere değindi. “Berat kandiliniz mübarek olsun” dedikten sonra, “Gerçi kandil mübarektir zaten, sizler mübarek olun” dedi ve kandil geceleri hakkında sürekli ısıtılıp ısıtılıp konan sorulara itibar etmememiz gerektiğini, bir şeyin Kur’an-ı Kerim’de geçmemesinin, öyle bir şey olmadığı manasına gelemeyeceğini söyledi. Kur’an-ı Kerim’deki “Leyle-i mübareke” tabirinin, üç aylardaki kandil gecelerine ve Kadir gecesine işaret ettiğini hatırlattı.

Mabedler tekebbür izharı için yapılmamalı

Daha sonra gündemdeki Çamlıca Camii mevzuunda, caminin muhtemel mimarının söylemiş olduğu o talihsiz lakırdıya da değinen Tuğrul Efendi, mabedlerin tekebbür izharı için yapılamayacağını ve Medine-i Münevvere’deki minarelerle yarış edilmesinin kabul edilemez bir edepsizlik olduğuna değindi. Allah’ın Efendimiz’e karşı en ufak bir saygısızlığı dahi affetmeyeceğini Kur’an’dan, “sesini Efendimiz’in sesinden daha yükseltilmesi durumunda amellerin habt (iptal edileceği, yok sayılacağını) edileceği beyanıyla destekleyerek, daha büyük minare yapma düşüncesinin aynı manaya geldiğini söyledi.Çamlıca Camii mimarı Hacı Mehmet Güner

Bu mevzuyla alakalı tarihten de Sultanahmet Camii yapımında Sedefkâr Mehmed Ağa ve Sultan Ahmed Han arasında geçen olayı nakletti. Mevzu şöyle cereyan eder. Sultan Ahmed Han, Sedefkâr Mehmed Ağa’dan bir cami yapmasını ister ve bir zaman sonra Sedefkâr Mehmed elinde bir maketle gelir. Maketteki şu an gördüğümüz altı minareli Sultanahmet Camii’dir. O zamanlar Harem-i Şerif’teki minare sayısı beştir. Sultan Ahmed Han buna dikkat çekerek, “Harem-i Şerif’te kaç minare var” diye sorar. Sedefkâr Mehmed Ağa maketi alıp huzurdan çıkar. Birkaç ay ortalıkta görünmez. Bir gün çıkar gelir, huzura girmek için müsaade ister. Tekrar aynı maketi koyar ve “Hünkârım, Harem-i Şerif’te yedi tane minare var” der. O, ortalarda görünmediği süre içinde Harem-i Şerif’e iki minare daha ilave etmiştir.

Çamlıca Camii Efendimiz’e edepsizliğe kaçabilir

Bu anektoddan sonra meselenin asla siyasi boyutuyla ilgilenmediğini “Bu çatının altında ne siyaset konuşur ne de konuştururum” diyerek vurgulayan Tuğrul Efendi; meselenin Efendimiz’e karşı bir edepsizlik içerdiğini ve buna gücünün yettiğince müsaade etmeyeceğini ve bu rahatsızlığını herkesin, başta caminin mimarı olmak üzere, diğer yetkililere ulaştırması gerektiğini söyledi.

Güzel bir kandil akşamında böyle önemli bir vazifeyi de yüklenerek evimize döndük. Kandiller çok güzel, simitleri hakeza…

 

Ahmed Sadreddin aktardı

Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2017, 12:24
YORUM EKLE
YORUMLAR
M.Ali
M.Ali - 6 yıl Önce

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu diyesim geldi. haberi yapan arkadaşın da (Sayın Başbakanımızın fotoğraflarını kullanarak),Ö.Tuğrul beyin de çelişkisi beni şaşırttı. Her yana doluşan plazalara, gökdelenlere, bilmemne kulelerine laf yok, cami olunca vay efendim tekebbürmüş. Arif olan kişi önce tekebbürü kendinde, nefsinde aramalı. bu cami projesi turnusol gibi, çok güzel bazı yüzleri ayan beyan ortaya çıkardı.. Hamd olsun...

ÖKKEŞ KUL
ÖKKEŞ KUL - 6 yıl Önce

islam edeptir. edep, edep, edep...

Muhammed Özbey
Muhammed Özbey - 6 yıl Önce

Ağzına sağlık Ahmed Baba.

Ehl-i Dîl
Ehl-i Dîl - 6 yıl Önce

HADDİNİ AŞAN ZIDDINA DÖNER DERLER... KIYMETLİ TUĞRUL İNANÇER BEY'E SONUNA KADAR KATILIYORUM... İLLA EDEB...

Selman Sedef
Selman Sedef - 6 yıl Önce

Kendisinden sadece kandillerde değil daima istifade etmek lazım. Toplum olarak.

banner8

banner19

banner20